07 Kasım 2009

Aklın yatması şart /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Bir gün bir filozof, küçük oğlu ile birlikte çamurlu bir yolda yürüyormuş. Bu durumu gören bir arkadaşı, çocuğu bir an önce çamurlu sudan çıkarmasını, yoksa üşüteceğini söyler.
Filozofun cevabı ise şudur…
-Bunu ben de biliyorum… Yalnız onu buradan çıkarmanın bir faydası yok. Ona, bu çamurlu sudan çıkmayı arzu ettirebilmek için ne yapmam gerektiğini düşünüyorum.
Burada anlatılmak istenen şu olsa gerek…
Hatasını, hastalığını ve problemini kabul etmeyen kişiye hiçbir zaman kalıcı yardım yapılamaz…
Bu konuda şu atazözleri de oldukça anlamlıdır…
Zorla güzellik olmaz… Sokma akıl para etmez… Taşıma su ile değirmen dönmez!
Bir de şu var…
Babalanma ile babalık ayrı şeyler.
Onun için, inatlaşmaya meydan vermeden ve kurtarıcı rolüne soyunmadan, çamurlu sudan çıkma konusunda çocuğun ikna edilmesi gerekiyor. Bu şekilde, hem kendi isteği ile çıkmış olur, hem kendine güven duyar, hem de kendisini, kimsenin minneti altında yaşamak zorunda hissetmez. Bilindiği gibi en zor borç diyet borcudur. İnsanda ne akıl bırakır, ne haysiyet, ne şeref, ne de vicdan!
Şayet çocuk kolundan tutulup zorla çıkarılacak olursa, çocuktur denilerek hafife alınırsa, çamurlu su onun için kıymete de binebilir. Çünkü insanın tabiatında yasaklara karşı, karşı konulması zor bir ilgi vardır.
Şayet sağlıklı bir toplum oluşturulmak isteniyorsa, eğitimden tutunuz ekonomiye, siyâsete, medyaya ve yönetime varıncaya kadar, her alanda bu ilkeler göz önünde tutulmalıdır.
Tepeden inme baskılar ve zorlamalarla insanlar ve kitleler değiştirilmeye ve yönlendirilmeye çalışılırsa, bir gün bu geri teper. Ayni zamanda insanlarda büyük bir şahsiyet problemi ortaya çıkmasına yol açar. Bu da en başta, insanların korkak, yalancı ve “ikiyüzlü” olmasına sebep olur. Bu noktadan itabaren de “güven bunalımı” başlamış demektir.
Bu ortamda herkes herkesten şüphe eder. Kişinin kendisi de buna dâhildir. Çünkü her şey, baştan aşağı sahte ve maskeli görünür…
Bilindiği gibi birçok toplumlarda, sırf bu çarpık anlayış yüzden büyük huzursuzluklar yaşanmaktadır.
Bu bakış açısıyla gözlerimizi kendi toplumumuza çeverirsek, eminim ki herkesin söyleyeceği pek çok şey vardır…

21 Ekim 2009

KUMRU BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN TİCABİ CİVELEKİN DİKKATİNE

İŞTE HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN HABERİNE GELEN İLK YORUMLAR

Değerli Büyüğümüz Hacı Emin Payat’ın vefatı ile ilgili yaptığımız haber üzerine yüzlerce mesaj aldık. Bu mesajlardan Derya Yıldırım’ın mesajı bizimde dikkatimizi çekti. Ve ilgili mesajda Derya Yıldırım kısaca “HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN” diyordu.
Bizde bu mesajı sitemiz Kumru Haber’de manşete taşıdık. İşte birkaç saat içersinde okuyucularımızdan gelen mesajlar. Kısaca haberi okuyan tüm Kumrulu ve Hacı Emin Payat’ı tanıyanlar” HACI EMİN PAYAT İSMİNİN KUMRU’DA BİR SOKAK ADININ OLMASININ ÇOK YERİNDE BİR DURUM OLACAĞI”
Sitemiz Kumru Haber’e gelen ilk yorumları toplu olarak sizlerin dikkatine sunar, Derya Yıldırım’ın fikrine bizlerin de katıldığını ifade eder saygılar sunarız…Bekir AKKAYA/KUMRU HABER/KUMRU
*******
İŞTE ““HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN” HABERİNE GELEN İLK YORUMLAR

pınar değişici
Tarih : 16.10.2009 22:42:43
hacı emın payat
Kayıtlı İp: 78.179.106.26
Sayın Hacı Emin Payat tüm yaşamı boyunca Kumru için özveri ile çalışmış,Kumru nun yararına çeşitli çalışmalar yürütmüştür.Buna karşılık Kumru lu olarak bizlerinde üstümüze düşen görevi yerine getirmemizi ve Kumrunun bir sokağına onun adının verilmesini bende gönülden destekliyorum.

serkan birgün
Tarih : 16.10.2009 22:03:58
çok iyi düşünülmüş bende destek veriyorum
Kayıtlı İp: 94.123.199.196
Sn.Derya hanım ın düşüncesi beni cok duygulandırdı. Düşünmüş oldugu bu fikir için kendisine çok teşekkür ederim.Bunca senedir KUMRU muza hizmet vermiş merhum HACI EMİN PAYATabir sokagımızın adının verilmesinden çok mutluluk duyacagım.Bu konuda büyüklerimizden yardım ve desteklerini esirgememelerini istiyorum.Bende bu konuya sıcak bakıyorum.

Hüseyin YILDIRIM
Tarih : 16.10.2009 21:55:22
projeyi gönülden destekliyorum
Kayıtlı İp: 88.243.97.191
Çok iyi düşünülmüş bu projeyi gönülden destekliyorum. Kumruya yaşamı boyunca hizmet eden merhum Hacı Emin Payatın adının yaşatılması Kumruluların vea borcudur. Herkesi destek vermeye çağırıyorum.

Ayfer
Tarih : 16.10.2009 21:08:54
ÇOK MANTIKLI
Kayıtlı İp: 195.174.229.230
Hacı Emin Payatın kötülüğünü gören bir insan var mıdır acaba. Bu kadar iyi ve güvenilir birinin ismi verilmeyecek de kimin ismi verilecek ki? Eğer böyle bir şey söz konusu olacaksa herkes tarafından tam destek göreceğine eminim.Kumrulu birisi olarak Derya kardeşimizi bu güzel fikrinden ötürü tebrik ediyorum ve destekliyorum.



Yaşar Çatık
VALLA SÜPER OLUR HOCAM BENDE AYNI KATILIYORUM KAÇ YILDIR KUMRUMUZA HİZMET ETMİŞ KİŞİDİR KİMSEYİDE ASLA GERİ ÇEVİRMEMİŞ OLAN BİR KİŞİYİ UNUTMAMAK İÇİN BİR SOKAĞA VERİRLER İNŞALLAH




Ilknur Alımlı
Ben de destekliyorum bu fikri.Allah rahmet eylesin




Sansi Tuba
tanımıyorum ama güzel bir fikir destekliyorum ayrıca allah rahmet eylesin ailesine sabirlar versin....




Halime Tap Demir
çok değerli bir insandı allah rahmet eylesin insan ölümü kendisine yakıştıramıyor ama bi gün hepimize gelecek inşallah ebedi kumruda hatırlanır




Ömer Karaahmetoğlu
en çalışkan siyasetçilerden birisiydi.Mekanı cennet olsun .Adı baki kalsın.




Erdal Soruç
çok güzel bir fikir iyi olur




Idris Yüzen
ben doğrusu bu fikir sahibini candan kutlarım çünkü diyebilirim k;i uzun yıllardan bu yana ilk defa böyle memleket sevdalısı bir siyasetçimiz omuştu üzgünüm ve başımız sağolsun..




Yaşar Çatık
VALLA SÜPER OLUR YA




Ahmet Karacı
hızmet edenler asla unutulmamalı bence harika olur




Cihat Pile
olsun bu arada alllah rahmet eylesin tanımıyorum ama olsun mekanı cebbbet olsun




Muhsin Yılmaz
hizmetini bilemem ama dürüst bir insandı bence de olsun




Aydın Çaya
Rabbim rahmet eylesin,nur içinde yatsın,mekanı cennet olsun.Tabiki verilsin,çok olumlu bir karar olur,saygı ve sevgilerimle.




Özay Dervişoğlu
Dervişoğlubunca yıl ilçemize hizmet etmiş.bencede çok doğru bir karar olur.üstelik bunu yapacaklar şu anki mesai arkadaşları çokda kolay olur.




Metin Pile
Hacı Emin Amcamıza tekrar Allah rahmet eylesin. Rabbim onu cennet ve cemali ile ödüllendirsin. Bu düşünceye canu gönülden katılıyorum. Gönüllerde yaşattığımız amcamızın, ismini gözler önünde de yaşatmak çok güzel olur. HACI EMİNLER UNUTULMASIN. Selam ve saygılarımla.....




Mehmet Özmaden
Öncelikle merhum Hacı Emin Payat'a Allah'tan rahmet ve kederli ailesi ile dostlarına başsağlığı diliyorum. Bekir Hocam; çok yerinde ve doğru bir uygulama olur.


HABERİMİZE “facebook VE http://www.kumru.org/” ta SİZ DE YORUM YAZABİLİRSİNİZ
Editör : Bekir AKKAYA
336 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır

Yorum Ekle

Tavsiye

function Puan() {
document.PuanForm.submit();
}

1
2
3
4
5

Bu Habere Toplam 43 Puan Verildi

Kaynak : Bekir AKKAYA
Kategori ¬ Haberler
Yorum ( 17 )
Selda Parlak Sunmaz
Tarih : 21.10.2009 10:33:31
BU GÜZEL BIR BORÇ
Kayıtlı İp: 78.188.138.101
Hayat Cok kısa ... Ama memleketi için bu kadar cok emegı olan bırının adını neden cok uzun sureler hatırlamayalım ki Güzel ve anlamlı bır borctur bu .Ilgılılere onemle duyrulur . SELDA
melda peru
Tarih : 20.10.2009 20:58:23
Hacı Emin PayatIN ADI Kumrunun bir sokağına verilsin.
Kayıtlı İp: 78.179.83.17
Kumru sevdalısı kıymetli büyüğümüz Hacı Emin Payatın adının unutulmaması ve bunun yaşatılması için Kumrunun herhangi bir sokağına adının verilmesi bizi ve Kumruluları onurlandıracakdır.Bu konuda Belediyenizi gündeme alınarak çalışmaların başlatılmasını önemle arz ederim.
hakan
Tarih : 20.10.2009 19:14:56
güzel insan
Kayıtlı İp: 88.232.230.74
böyle bir güzel insanın adı her zaman anılmalıdır.bence bir an önce gerçekleştirilmeli
mehmet dikbaş
Tarih : 18.10.2009 22:16:18
destekliyorum
Kayıtlı İp: 88.245.93.183
Hayatı boyunca kumru için çalışmış olan dayımın adının Kumrunun bir sokağına verilmesini canı gönülden destekliyorum. Ailesine baş sağlığı kendisine allahtan rahmet diliyorum.
Uğur Dikbaş
Tarih : 18.10.2009 13:36:36
projeyi destekliyorum baş sağlığı diliyorum
Kayıtlı İp: 88.241.111.23
Dayım Hacı Emin Payatın çok değerli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diler Kumruya olan hizmetlerinden dolayı isminin bir sokağa verilmesini tüm içtenliğimle destekliyorum.Saygılarımla...
Mehmet Yelikaya
Tarih : 18.10.2009 13:32:55
projeyi destekliyorum baş sağlığı diliyorum
Kayıtlı İp: 88.241.111.23
Rahmette intikal eden Hacı Emin Payatın isminin bir sokağa verilmesini destekliyorum.Ailesine ve yakınlarına Allah tan sabırlar diliyorum Saygılarımla...
Fatma Drama
Tarih : 18.10.2009 13:29:03
Rahmetli dayımin bir sokağa verilmesi bende diğer akarabalarım gibi destekliyorum
Kayıtlı İp: 88.241.111.23
Rahmetli dayım Hacı Emin Payatın yakınları ve ailesine baş sağlığı diliyorum.Kendisini kumru ilçesine vermiş olduğu hizmetlerden dolayı değerli isminin bir sokağa verilmesini diğer akrabalarım gibi bende destekliyorum Saygılarımla
Emine Dikbaş
Tarih : 18.10.2009 13:24:29
Kardeşimin isminin bir sokağa verilmesini destekliyorum
Kayıtlı İp: 88.241.111.23
Kardeşim Hacı Emin Payata öncelikle cenabı Allah tan rahmet geride kalan eş ve çocuklarına sabırlar diliyorum.
leman yerlikaya
Tarih : 18.10.2009 13:02:11
projeyi destekliyorum baş sağlığı diliyorum
Kayıtlı İp: 88.241.111.23
Öncelikle merhum Hacı Emin Payata Allah tan rahmet,ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.Kumru ilçesien yapmış olduğu değerli çalışmalardan ve katkılarından dolayı Hacı Emin Payatın isminin ölümsüzleşmesi için bir sokağa adının verilmesini bende gönülden destekliyorum.
Niyazi Doğan
Tarih : 17.10.2009 23:02:09
destek
Kayıtlı İp: 85.103.21.206
Hacı Emin Payatı kaybettiğimizden dolayı çok büyük bir üzüntü duymaktayım.Kederli ailesine Allahtan sabırlar diler mekanı cennet olsun diyorum.Ancak Hacı Emin Payatı yaşatmamız için fedakarlık gerekir buda Kumrunun bir sokağına Hacı Emin Payatın ismini vererek kalbimizde yaşatmaya ve gelecek nesillere örnek teşkil etmesi amacıyla Hacı Emin Payatın isminin bir sokağa verilmesi üzüntümüzü azaltacaktır.projeyi destekliyorum
Sabiha Değişici
Tarih : 17.10.2009 21:55:55
Ben de destekliyorum.
Kayıtlı İp: 195.174.231.235
Kendisi Kumruya adına bir çok katkıda bulundu.Kumruya çok değer veriyordu.Sevilen sayılan bir kişiydi.Ben de bir sokağa adının verilmesini gönülden destekliyorum.
Mustafa SÜSÜN
Tarih : 17.10.2009 20:25:20
destekliyoruz
Kayıtlı İp: 78.181.83.233
Değerli büyüğümüz rahmetli Hacı Emin PAYAT ağabeyimizin isminin Kumru da bi sokağa verilmesini canı gönülden destekliyor ve en kısa zamanda gerçekleştirilmesini bekliyoruz.
serkan
Tarih : 17.10.2009 19:19:35
HACI EMİN PAYAT SOKAĞI
Kayıtlı İp: 94.123.230.220
gerçektende çok iyi düşünülmüs bu projeyi hayata geçirmek için igililerden destek bekliyoruz.Projeyi gündeme getiren Derya Yıldırımada böyle bir şeye vesile olduğu için de teşekkürlerimizi sunarız..Umarız olması gerekenler gözardı edilmez.
ALİ İHSAN ÇOBAN
Tarih : 17.10.2009 17:12:42
TAM DESTEK
Kayıtlı İp: 88.246.208.45
TAM DESTEK VERİYORUM VE HERKESİ DE DESTEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUM. DERYA YILDIRIMI YALNIZ BIRAKMAYALIM. bU DEĞERLİ İNSANIN İSMİNİN BİR SOKAĞA VERİLMESİNDE BİZİM DE BİR KATKIMIZ OLSUN. SAYGILAR
celalettindervişoğlu
Tarih : 17.10.2009 12:42:16
emin insan
Kayıtlı İp: 88.243.64.133
değerli büyüğüm sevgili ağbime allahtan rahmet geride kalanlara sabırlar dilerm.bazı insanlar bulundukları makamdan güç alırlar veya makamın gücünü kullanırlar hacı abi ise ( emin isan) bulunduğu ortama olumlu renk veren güç veren alahın rızasını güden yeri zor doldurabilecek ender insanlardandı dün gecede rüyamda gördüm eski bir anımızı tazeledik yiyeni derya yıldırımında fikrini destekliyorm sokağa ismi verilecektir allah rahmet eylesin seni unutmayacağız.
zafer
Tarih : 17.10.2009 09:55:36
destekliyorum
Kayıtlı İp: 85.108.244.174
projeyi gönülden destekliyorum kim düşünmüşse tebrik ediyorum
MURAT
Tarih : 17.10.2009 09:51:31
destekliyorum
Kayıtlı İp: 85.108.244.174
derya yıldırınım düşücesini destekliyorum hacı emin payat bunu en çok hak eden KUMRU lu bir siyasetçi.kumru aşıgı bir insandır.merhuma allahtan rahmet diliyorum.

HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN

Kumru için, Ordu için bu kadar fedakarlık yapmış kendinden çok Kumruyu düşünmüş bir insan olan Hacı Emin Payatın umarım Kumrunun bir sokağına değerli büyüğümüzün adını vermeyi çok görmezler. Sadece sözde değil bazı şeyler birazd

--------------------------------------------------------------------------------




Vefat eden Kumrumuzun çok değerli insanı Hacı Emin Payat’la ilgili sitemize gelen yüzlerce mesajın içersinde Derya Yıldırım okuyucumuzun gönderdiği şu mesaj bizim açımızdan da çok önemliydi. Derya Yıldırım “ Hacı Emin Payat’ın isminin Kumru’da bir sokağa verilmesini talep ediyordu. Ben de aynı düşüncedeyim.
İşte Derya Yıldırımın hiç değiştirilmemiş o ilgili mesajı. “Kumru Haber İnternet Sitesi aracılığı ile Kumru Belediye Başkanlığına sesleniyorum. Kumru için, Ordu için bu kadar fedakarlık yapmış kendinden çok Kumruyu düşünmüş bir insan olan Hacı Emin Payat’ın umarım Kumrunun bir sokağına değerli büyüğümüzün adını vermeyi çok görmezler. Sadece sözde değil bazı şeyler birazda kadir kıymet bilmek lazım diye düşünüyorum. Bana katılan varsa desteklerinizi bekliyorum. DERYA YILDIRIM”
Kumru Haber olarak bu arzunun çok yerinde olduğunu Derya Yıldırım’ı desteklediğimizi ve Kumru Belediye Başkanımız Ticabi Civelek’in de bu yerinde arzuyu uygun bulacağına yürekten inanıyor, sizlerin de görüşlerinizi bekliyoruz. Bekir Akkaya/ Kumru Haber/Kumru



Editör : Bekir AKKAYA
202 Kişi Tarafından Okundu.
Yazdır Yorum Ekle Tavsiye


1 2 3 4 5 Bu Habere Toplam 45 Puan Verildi


Kaynak : Bekir AKKAYA Kategori ¬ Haberler


Yorum ( 4 )




pınar değişici
Tarih : 16.10.2009 22:42:43


hacı emın payat Kayıtlı İp: 78.179.106.26



Sayın Hacı Emin Payat tüm yaşamı boyunca Kumru için özveri ile çalışmış,Kumru nun yararına çeşitli çalışmalar yürütmüştür.Buna karşılık Kumru lu olarak bizlerinde üstümüze düşen görevi yerine getirmemizi ve Kumrunun bir sokağına onun adının verilmesini bende gönülden destekliyorum.


serkan birgün
Tarih : 16.10.2009 22:03:58


çok iyi düşünülmüş bende destek veriyorum Kayıtlı İp: 94.123.199.196



Sn.Derya hanım ın düşüncesi beni cok duygulandırdı. Düşünmüş oldugu bu fikir için kendisine çok teşekkür ederim.Bunca senedir KUMRU muza hizmet vermiş merhum HACI EMİN PAYATabir sokagımızın adının verilmesinden çok mutluluk duyacagım.Bu konuda büyüklerimizden yardım ve desteklerini esirgememelerini istiyorum.Bende bu konuya sıcak bakıyorum.


Hüseyin YILDIRIM
Tarih : 16.10.2009 21:55:22


projeyi gönülden destekliyorum Kayıtlı İp: 88.243.97.191



Çok iyi düşünülmüş bu projeyi gönülden destekliyorum. Kumruya yaşamı boyunca hizmet eden merhum Hacı Emin Payatın adının yaşatılması Kumruluların vea borcudur. Herkesi destek vermeye çağırıyorum.


Ayfer
Tarih : 16.10.2009 21:08:54


ÇOK MANTIKLI Kayıtlı İp: 195.174.229.230



Hacı Emin Payatın kötülüğünü gören bir insan var mıdır acaba. Bu kadar iyi ve güvenilir birinin ismi verilmeyecek de kimin ismi verilecek ki? Eğer böyle bir şey söz konusu olacaksa herkes tarafından tam destek göreceğine eminim.Kumrulu birisi olarak Derya kardeşimizi bu güzel fikrinden ötürü tebrik ediyorum ve destekliyorum.


Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa
Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar




KUMRU BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN TİCABİ CİVELEKİN DİKKATİNE 17.10.2009


HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN 16.10.2009


HACI EMİN PAYAT AĞABEY ÇOK HASTA ONA VE KENDİMİZE DUA EDELİM 10.10.2009


DÖRT DÖNEMDİR İL GENEL MECLİS ÜYESİ HACI EMİN PAYAT 10.10.2009

Bilinçli olmaya var mısınız? /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Toplumda bir şeylerin ters gittiğinden söz edenler, bunun düzeltilmesi için “halkın bilinçlenmesi” gerektiğini söylüyor… Ama bunun nasıl olacağı konusunda pek kafa yoran yok…
Diyelim ki, yolsuzluğun ve uyuşturucunun önlenmesi konusunda insanlar bilinçlendirilecek… Nasıl olacak bu iş?
Burada öncelikle, insanın iki temel gücü olan “fayda ve zarar” duygusu harekete geçirilmelidir. Çünkü insan yaratılış itibariyle, faydalı gördüğü şeye yönelir; zararlı gördüğünden de kaçınır.
Şimdi soralım…
Yolsuzluktan kim zarar görür?
Şüphesiz mağdur olanlar. İlk etapta bunlar göze çarpmaktadır.
Onun için bu kesim, konuyu biraz daha kolay kavrayabilir. Ama yine de, çok iyi anlatmak ve bilgilendirmek gerekir. Çünkü hakkının yenilmesine alışmış olan korkak, uyuşuk ve köle ruhlu tipleri uyandırmak ve harekete geçirmek o kadar kolay değildir.
Hukuk ve ahlâk dışı yollarla, kazanç elde edenlere gelince…
Görünüşe göre bunların bir eli yağda bir eli baldadır. Bunlar, tuzu kuru takımıdır… Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarındadır… Sonra kendilerini efendi, başkalarını da uşak olarak görmeye alışmışlardır…
Ama bir de işin sonuna bakmak lazım. İnsanoğlunun geçirdiği tecrübe ve yaşanan olaylar, bunlara hiç de iyi haber vermiyor.
Peki, ne diyor?
“Eden bulur, eşen düşer”, “Men dagga dugga=Kim birisinin kapısını çalarsa, bir gün onun da kapısı mutlaka çalınır”, “Ava giden avlanır.” diyor…
Burada vurgulanmak istenen şu…
Öbür dünya inancı olanlara sözümüz yok… Olmayanlara ise şunu hatırlatmak isteriz…
Yakından bakılınca, hiçbir kötülük, bu dünyada da yapanın yanına kâr kalmıyor. Çünkü varlık âleminde karşılıksız kalan hiç bir şey yok.
Şayet bu konuda bir bilinç oluşturulmak isteniyorsa, aileden başlayarak, üniversiteye kadar her türlü eğitim basamağında öğrencilere, “fayda ve zarar bilinci” ile ilgili olarak ciddi gözlemler ve araştırmalar yaptırılmalıdır…
Yine konu ile ilgili hikâyeler ve romanlar yazılmalı, filmler çevrilmelidir. Aynı şekilde yarışla güfteler yazdırılıp bestelettirilmeli. Radyo ve televizyolarda sırf bunun için programlar yapılmalı; konunun uzmanları tarafından konferanslar verdirilmeli ve sempozyumlar tertip edilmelidir.
Bir taraftan bunlar yapılırken, diğer taraftan da adâleti gerçekleştirecek hukûkî ve kanunî düzenlemelerin yapılması şarttır. Elbette ki bunları hakkıyla uygulayacak ehil kimselerin yetiştirilmesi de çok önemli.
Ama bir de şu var…
Bilinçlenmek için bir alt yapıya ihtiyaç var… O da sabır…
Bir kere sabırlı insan, duruşunu bozmadan, irkilmeden, şikâyet etmeden, her türlü kışkırtmalara, aksiliklere, şanssızlıklara, acılara, engellemelere ve belalara göğüs gerer ve hak bildiği yolda sonuna kadar azimle yürür.
Meselâ birisi, işim erken olsun diye rüşvet verirse, bu kötülük nasıl ortadan kalkar? Bakıyorsunuz bayramlardan önce, “Birkaç gün fırınlar kapalı” diye bir haber yayılıyor… Duyanlar hemen beş on günlük ekmek istifliyor. Ondan sonra da kurumuş ve küflenmiş halde bunların çoğu çöpe gidiyor.
Ya gideceği yere beş on dakika erken varmak isteyenlere ne dersiniz? Bu gibilerin bir anda canavarlaştığını kim inkar edebilir?
Maalesef bu kafa yapısı her kesimde var…
Şimdi oruç tutan birisini düşünelim. İşin temel esprisi, akşama kadar boğazından gıda olarak bir şey geçmeyecek. Ama iftarda yemeklere saldırışını bir görmelisiniz… Mübarek sanki kıtlıktan çıkmış!
Ya büyük şehirlerde, iftara erken yetişeyim diye trafiği birbirine katanlar?
Diğer taraftan birisi, ön safta namaz kılmanın fazla sevap getireceğini duymuş. Bir de bakıyor ki halk camide yerini çoktan almış. Bu sefer, insanların tepesine basa basa öne doğru yürüyor. Sanki balta girmemiş ormanda yol açıyor.
Yine bir kişinin içki, sigara, uyuşturucu vb. kötü alışkanlıklardan vaz geçmek istediğini farz edelim. Bu konuda aklını da ikna etmiş. Ama bir türlü başaramıyor. Sebep yine aynı…
Daha önce hiç sabır eğitimi görmemiş… Onun için de zaaflarına yenik düşüyor.
Doktorlar da hastaların çoğunun sabırsız olduğunu söylüyor. Ne ilaçları tam kullanıyorlarmış, ne de tavsiyelere aldırıyorlarmış… Üstelik kendi sağlıkları söz konusu olmasına rağmen!
Hani insan menfaatine düşkündü? Aklını kullanmayınca öyle alçalıyor ki!
Şimdi, obezite denilen bir hastalık var… Yani şu bildiğimiz şişmanlık. Bunun temel sebebi belli… Çok yemek ve hareketsizlik.
Ama bir takım yarım akıllı kişiler, reklâmların etkisiyle, piyasaya “zayıflatıcı” diye sürülen ilaç ve maddeleri kullanıyor.
Bu uğurda canından olanlar bile var. Eskiden, bu tip ürünlere kendisini kaptıran bir komşumuz vardı… Bir keresinde az daha öbür dünyayı boylamıştı!
Kafaya bak! Hem tıka basa ye, hem de tığ gibi ol… Sevsinler seni… Böyle bir kural nerede görülmüş!
Ha, bazı bünyeler hem yer hem de kilo almaz. Bu kesinlikle bir metot teşkil etmez. Konuya “sebep-sonuç ilişkisi” açısından bakmak gerekir. Yani kim fazla yerse, kilo da alır, sağlığı da bozulur… İşin israf yanı da cabası…
Öfkenin, didişmenin ve pek çok kavganın temelinde de sabırsızlık yatar. Pek çok zeki insanın hayatta başarısız oluşunun sebebi de yine sabırsızlıktır.
Hayatın temel kanununu da sabra dayanır. Bir buğdayın başak haline gelmesi için dünyanın kaç defa döndürüldüğünü hiç düşünüyor muyuz? Bugün fidan dikip yarın meyve toplamak kimin aklından geçer? Sonra insana ne derler?
Onun için Peygamberler, hem sabrı tavsiye etmiş hem de örnek olmuştur.
Şu sözlerin boş yere söylenmediğini de herkes bilir…
Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas. Sabrın sonu selâmettir. Sabreden derviş, muradına ermiş. Sabır acıdır, ama meyvesi tatlıdır. Sabreyle işine, hayır gelsin başına. Hırsla kalkan zararla oturur. Kırk gün taban eti, bir gün av eti…
Görülüyor ki sabırda, hedefe ulaşmak için hem bekleme hem de bilinçli bir mücadele vardır…
Peki, şu haliyle bizim insanımız, kaç gün açlığa ve susuzluğa dayanabilir? En küçük bir elektrik ve su kesintisinde neler yapmaz? Ya depremler, seller, fırtınalar, toprak kaymaları, kıtlıklar, harpler?
Hele öyle kişiler var ki… Bunlar para, makam, şöhret, kadın ve erkek cazibesi karşısında kendini ne kadar tutabilir? Bu konuda Hz. Yusuf’un hayatı üzerinde iyi düşünülmelidir.
Şu husus çok iyi bilinmeli ki, dünyada başarı, ilerleme ve kalkınma denilen değerlerin gerisinde de sabır vardır. “Armut piş, ağzıma düş” düşüncesiyle bir baltaya sap olmak mümkün değildir.
Şayet bilinçlenme isteniyorsa, bu gerçekler dikkate alınmalıdır. Ve eğitim sistemi buna göre düzenlenmelidir. Yoksa daha çok zaman kaybederiz.

10 Ekim 2009

SADAKA TAŞI /Dr.Ahmet ÇAPKU

Değirmen taşı, tuz taşı, binek taşı, çakıl taşı… gibi taşların bize verdiği anlam ve sıcaklık sadaka taşı’ndaki kadar olamaz. Başkalarına yardımcı olmanın getirdiği heyecan ve huzuru ancak onu yaşayanlar bilir herhalde. ‘Mutlu olmak istersen iyilik yap!’ demiş bir eski Yunan hakîmi. Delikanlılık zamanlarımda bazen kitaplarda ‘sadaka taşı’ denilen bir kavrama rastlar ve acaba nedir diye sorardım kendi kendime. Nice zaman sonra fotoğraflarını gördüm kitaplarda, dergilerde. Zaman geldi bizatihi kendisini gördüm o mubarek taşın!...

Onu hazırlayan eller, ona yardım için para koyan eller ve ondan ancak kendine yetecek kadarını alan muhtaç ve haysiyetli eller… Çok uzun geçmişi olan bir tarihten değil bundan elli altmış yıl öncesinden söz ettiğimize göre bu bahis bizi de ilgilendirir sanırım. Ben şahsen sadaka taşında merhameti, başkalarını düşünme dediğimiz diğergamlığı, insanlığı ve edebi, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmayı görürüm de işte bu taş bütün bunların kisve-i tab’a bürünmüş halidir derim.

Sadaka taşı düşüncesi gökten zenbille inmiş değildir elbette. Onun fikrî bir altyapısı vardır. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda infak etmediğiniz sürece iyiye eremezsiniz [iyi biri olamazsınız ?]” buyurulur Kur’ân’da. (Âl-i İmran, 3/92). Ayette geçen ‘birr’ kelimesi hayrın, iyiliğin kemal noktası, Allahın rahmeti, rızası ve cenneti manalarında anlaşılmıştır ki, bu açıdan kişinin sahip olduğu servet, mevki, ilim ve beden kuvveti ‘birr’e ulaşabilmek için birer imkan olarak görülmüştür. Bu ayet inince sahabeden bir kısmı çok sevdiği bahçesini vb. infak etmek için birbiriyle yarışmıştır.

“Eğer sadakaları (zekat ve hayırları) açıktan verirseniz ne âlâ! Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bu sebeple sizin günahlarınızı örter. Allah yapmakta olduklarınızı bilir!” (Bakara, 2/271)

Ayet mealinden de anlaşılacağı üzere gerek kişinin nefsine onur, kibir gelmemesi ve gerekse yoksul kişinin şahsiyetinin zedelenmemesi için yapılan iyiliklerde asıl olan şey, onun gizlice verilmesidir. Tarihte bunun muhtelif yolları aranmış ve bazı çözümler bulunmuştur. Mesela kişi hiç tanınmadığı bilinmediği bir yere gider, bir bakkala uğrar, borç defterini açtırır ve imkanı ölçüsünde oraya borcu olan fakirlerin borçlarını ödermiş. Fakir fukara borcunu ödemek için geldiğinde onun ödenmiş olduğunu ve fakat bunu kimin yaptığını bilmez, o sevinç haliyle gönlünü ve ellerini ulu dergaha açarmış. Bazen diyelim cami, Kur’ân kursu, talebe yurdu gibi bir hayır kurumu yaptırılıyor. Zengin kişi tuğlayı, kiremiti... geceleyin getirir oraya bırakır ve üzerine bir not bırakıp çekip gidermiş. Bu açıdan sadaka taşı da gizlice sadaka verme kültürünün bir parçası olsa gerektir.

Eskiden yol kenarlarında, cami avlusunun bir yanında, mezarlıklarda, fakirlerin başkalarınca görülüp de onurlarının incinmeyeceği bir mekanda sadaka taşı yapılır, imkanı olup da hayır yapmak isteyenler oraya bir miktar para bırakır, fakir olanlar da kendine yetecek kadarını alır, gerisini orada bırakırmış. Bu tür hikayeler şimdilerde bize esâtir-i evvelînden (eskilerin masalları) gibi geliyor. Halbuki bütün bunlar fiilen hem de yakın tarihte yaşanmış hatıralardır. Böyle bir iklimi oluşturabilmek ve oturtabilmek için elbette bir iman zemini ve bunu oluşturan kültür dokusu olmuş olmalıdır. Aksi takdirde hep bana Rabbena diye düşünen menfaatperest kişi ve kişiliklerin inşa edebileceği bir yapı değildir sadaka taşı kültürü. Biz buna İslâm’ın büyük düşünürü Fârâbî’nin deyimiyle ‘medîne-i fâzıla’ (erdemli şehir) insanlarının kurabileceği bir ahlak medeniyeti diyebiliriz.

Sadaka taşını daimi/kalıcı kılan nedir? Bir şeyin devamı onu kuran ve kullananlarla doğrudan ilgilidir. Bu da onu müsait yere yerleştiren eller ile ondan istifade eden ellerin ortaklaşa gayretiyle mümkündür. Yağma zihniyet ve kültürünün olduğu yerde herhalde bir sadaka taşından bahsedilemez. Aksine yağma kültürünün yaşandığı yerlerde iinsanlar evlerine, pencerelerine, balkonlarına… demir şebekeler ve onun da üzerine kilitler vurur. Bu tür yerlerde insan insanın kurdudur ve insandan daha tehlikeli bir canavar yoktur! Tek kelimeyle ‘esfel-i sâfilîn / aşağılık mahluk’ (bkz. Tîn Suresi, 95/5) haline gelir insan. Öyleyse sadaka kültüründe her iki tarafın edeb ve sabır ahlakını taşımaları şarttır.

Kimi zaman cami köşelerinde veya yol kenarında bulunan sadaka taşına çoğu insan bakıp geçiyor. Onun ne ifade ettiğini anlayan kaç kişi kaldı acaba? Fonksiyonunu yitirince anlamını da yitirmiş oluyor demek ki. ‘Güzel insanlar güzel atlara binip gitti’ diyor şair. Güzel insanlar günümüzde de vardır elbette. Nice yardım kuruluşları onların sayesinde yurt içi ve yurt dışında muhtaçlara el tutuyor. Ancak kimi zaman insanın gözüne öyle manzaralar ilişiyor ki, kişinin neredeyse umudunu yitirmesi işten bile değil. Canı malı sele gitmiş nice insanın sele kapılmış mallarını yağma edenler mesela! Asıl facia o manzaradaki ahlak seviyesizliği (ahlaksızlık ve hayasızlık) idi bence!

Sadaka taşını icat ve inşa eden, onu bir kültüre dönüştüren kişileri yetiştiren ana babalar, hocalar, büyükler vardı elbet. Yağma kültürünü icat edenler de var. Hz. Ali’ye biri şunu sormuş: “Ya Ali! Sizden önceki halifeler döneminde İslam âlemi güllük gülistanlık idi. Sizin zamanınızda ortalık toz duman. Sebebi nedir?” “Evet, demiş Peygamber Efendimizin (as) terbiyesini almış o büyük insan. Biz, bizden öncekilerin yardımcısı idik. Benim yardımcılarım ise sizlersiniz!” Kur’ân’da şu ayet bu manada bize ne çok şey söyler: “Onlar bir toplum idi. Gelip geçtiler. Sizler de bir toplumsunuz. Onların elde ettikleri kendilerine, sizinki size!” (Bakara, 2/134). Şimdi kendi kendimize şu soruyu sorabiliriz: Sadaka taşı kültürünü, yani sokakta herkesin birbirinden emin olduğu ve herkesin hakkına rıza gösterdiği/gösterildiği bir iklimi yeniden tesis etmek mümkün müdür? Bunu başarabilir miyiz? Dahası eğer böyle bir yapı geçmişte oluşturulmuş ise yeniden inşasının olmaması için bir neden var mıdır?
Saygılarımla.

Not: Sadaka Taşı fotoğrafı TDV-İstanbul Müftülüğü Dergisi Din ve Hayat’tan alınmıştır. S.1, Yıl. 2009, sf. 6.

Ahmet Çapku
07.10.2009

YASAL UYARI

http://www.kumru.org/ ve http://www.canik.org/ siteleri Bekir AKKAYA'ya ait olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitemizde yayınlanan yazı, fotoğraf ve dökümanlar başka bir site ya da dergi-gazetede yayınlanacaksa önceden yazılı izin gerektirir. Sitelerimizde yayınlanan diğer döküman veya belgeler , kaynak gösterilmek ve http://www.kumru.org/ ve http://www.canik.org/ sitesinin ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.