Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

11 Haziran 2008

AK BANK’IN KURDUĞU “ATM” KUMRU’DA HİZMETE BAŞLADI

Başbakanlığın banka promosyonu genelgesi doğrultusunda Kumru Milli Eğitim Müdürlüğü , Kumru Müftülüğü ve ilçe Emniyet Amirliği tarafında oluşturulan bir komisyon 29 Ocak 2008 Salı günü Kumru Öğretmenevi toplantı salonunda uygun teklifi veren Ak Bank’ın Fatsa Şubesi dört yıllığına Kumru’da ATM kurarak maaşların bu ATM’den alınması kararlaştırılmıştı. Buna göre 15.02.2008 tarihinden 15.03.2012 tarihine kadar Kumru Milli Eğitim Müdürlüğü, Kumru Müftülüğü ve İlçe Emniyet Amirliği mensupları Ak Bank’’ın kurduğu Kumru’ya kurulan ATM’den maaşlarını alacaklar.

Fatsa Akbank Şubesi, kazandığı ihale karşılığında Kumru’ya bankamatik kurmayı taahhüt etmişti. 29 Ocak 2008 Salı günü Yapılan sözleşmede oluşturulan diğer şartlar şöyledir. Bu sözleşme ilgili kurumlarla dört yıllığına yapılmıştır. Ak Bank’la yapılan bu sözleşme doğrultusunda aşağıdaki şartları da beraberinde yerine getirecektir. Kumru’ya uygun bir ATM kurulacaktır. Üyelerin almış olduğu bankamatik kredi kartından aidat ya da diğer kesintiler kesilmeyecektir. Promosyon dâhilindeki memurlar, maaşlarının %60’ı oranında avans kredi çekebilecek ve faiz oranı da banka çalışanlarıyla aynı olacak. Yani %5 oranından düşük olacaktır. Sözleşme dört yıllığına olacak. Yapılacak havalelerden komisyon ücreti alınmayacak. Bu sözleşmenin şartlarından yararlanan her personel alış- veriş yapsın ya da yapmasın kredi kartı olmak zorunda olacak.

Yine aldığımız bilgiye göre Öğretmenlerin Ek-Ders ücretleri ATM ‘den alınamayacak. Ek ders ücretleri yine Kumru’da Ziraat Bankası şubesinden alınmaya devam edecek. *Bekir AKKAYA/KUMRU HABER/KUMRU
Daha Önceki Haberi Okumak İçin: http://bekirakkaya.blogspot.com/2008/01/promosyon-ihalesini-kumruda-ubesi.html

10 Haziran 2008

Kredi kartında kandırılıyoruz/Kerim Baydak

İnsanlar kredi kartı kullanımında yeni para kazanma yolları buldular. Bu da bazı suistimalleri beraberinde getirmektedir.Deyim yerindeyse adeta kandırıyoruz/kandırılıyoruz!
Nasıl mı kandırılıyoruz? Aslında çok basit!..

Bireylerden kim olursa olsun, muhakkak cebinde,Worldcard, Maksimum, Axes... gibi kredi kartlarından bir veya bir kaçı vardır.Çünkü teknoloji çağında yaşıyoruz ya! Teknoloji son sürat ilerliyor ya! Elbette bu değişime ayak uydurma gibi bir zorunluluk hissettiğimizden, en ufak bir ihtiyacımızı bile kredi kartlarıyla karşılamaya çalışıyoruz. Bu da zamanla başımızı ya derde sokuyor ya da hiç alışık olmadığımız bazı sıkıntılarla karşı karşıya bırakıyor.Belki de sözde hakkımız olan bazı uygulamaların nimetlerinden faydalandıramıyor.

Faydalanamadığımız birkaç kredi kartı kullanması/kullandırılması, kullanım/kullandırma sahtekarlığını sizinle paylaşayım.

*A bankasının kredi kartını kullanıyorsunuz.Bir mağazaya girip alış veriş yapıyorsunuz. Her zaman ki gibi kredi kartıyla ödemek istiyorsunuz.Biraz modern görüneceksiniz ya da teknolojik takılacaksınız yani! Kasada hesaplamalar yapıldı.Kredi kartınızı kasiyer kızlardan birine veriyorsunuz.Kasiyer kız; A bankasına ait kredi kartınızı yine A bankasına ait POS makinesinden çekmesi gerekiyor. Ama nerede!.. O da ne!... Sizin kredi kartınız mevcut bir çok POS makinesi arasından kredi kartının ait olmadığı birinden çekiliyor. Pek önemsemiyorsunuz! Ancak unutmayın! Büyük ihtimalle kandırılıyorsunuz. Bilmiyorsanız sorun yok ama mevcut hakkınız olan banka puan nimetlerinden faydalanmıyorsunuz. Ama eğer biliyorsanız ve müdahale ederek “Neden aynı POS makinesinden çekmiyorsunuz?” dediğiniz de; işte o zaman manidar bir cevapla karşılaşırsınız. “Efendim! Şu an da hatlar çalışmıyor ya da çok yavaş çalışıyor, o bankayla bağlantı yok, o banka hattı arızalı...gibi” diyerek maalesef sizi bankanın para puanlarından ediyorlar.Çünkü bir çok banka yapılan alışverişlerde müşterilerine %5’lere varan para puanlar vermektedir ve siz bu hediye puanlardan oluyorsunuz demektir. Bu puanlar mağazaya kalmaktadır.Yani kandırılıyorsunuz!

Genellikle işyerleri ve mağazalar bir çok bankayla anlaşmalı olduğundan, verdiğiniz kart, başka bankanın POS makinesinden çekilmektedir. Biz de bir şey yapmıyoruz ya da yapamıyoruz.Nereden bileceğiz ki...! Saatlerce bir mal satabilmek için dil döken kişi ve kişiler artık cebimizdeki hakkımız olan birkaç kuruşa bile göz diktiler ve hakkımızı gasp ettiler.

Belki taksitli satışlarda işyerleri ilgili bankayı kullanmak zorunda olduklarından bir şey yapamıyorlar ama diğer SLIP ödemelerde yaklaşık %5-10 arasında para puanınız başka banka makinelerinin kullanılması neticesinde boşa gidip heba oluyor.

*Bazı işyerleri aile bireylerinin tamamı birkaç bankanın kredi kartlarını alarak adeta onlardan para kazanma yoluna gidiyorlar. Nasıl mı? Kredi kartlarının ödeme tarihlerini çakışmayacak şekillerde ayarlayarak kendi POS makinelerinde yüklü miktarlarda alışveriş yapmış gibi ilgili bankadan paralar çekerek sürekli ellerinde sıcak paranın kalmasını sağlıyorlar. Büyük meblağlar oluşturan bu paralarla, kısa sürede getirisi iyi olabilecek mallar alarak haksız bir kazanca sebep oluyorlar. İlgili bankaların tespitleri zor olduğu için bazı işyeri sahipleri bu yolla iyi bir kazanç kapısı bulmuş durumdalar.

* Bazı işyerleri, vatandaşa, mal satmış gibi işlemler yaparak komisyon karşılığında sıcak para tedarik ediyorlar. Acil para bulmanın rahatlığıyla olmadık sıkıntılarla karşı karşıya kalıyorlar.

Şimdi muhakkak ki kredi kartı kullanacaksınız..Kullanmak en doğal hakkınız. Ama lütfen kullanırken kredi kartınızın hangi POS makinesinden çekildiğine dikkat ediniz derim. İlgili banka makinesi yok ise kabul edilebilir bir şeydir.

Kasiyerlerin bilerek veya bilmeyerek söyleyecekleri “Hatalı, çalışmıyor, hat yok” gibisinden söylemlerine bekleyerek çözüm bulabilirseniz. Tabi eğer bekleyecek zamanınız varsa... Tabi eğer bankanın verdiği para puanlardan faydalanmak istiyorsanız... İhtiyacınız yoksa bırakıp ta gidebilirsiniz o da başka bir şey tabi!..

Öncelikle esnaf ahlâkı gereği aynı işyerinin birkaç kredi kartı ile para kazanma yollarının pek de etik olmadığını söylemek isterim.

Mevcut sahibi olduğunuz/olacağınız haklarınızı gasp ettirmeyiniz.

Herkes herşeyin bilincindedir elbet!

Bize düşen sadece dile getirmektir.

Gerisi size kalmış tabi ki..

Unutmayınız!..

Kandırıyoruz ve kandırılıyoruz!...

Karar sizin!..

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

http://onpunto.com/ShowBlog2.aspx?Web=kerimbaydak&CId=149473

İLKOKUL ARKADAŞLARI 25 YIL SONRA YAYLA PİKNİĞİNDE BULUŞTU (FOTOĞRAF)

1984-1985 Kumru Atatürk İlkokulu mezunu öğrenciler ilkokul öğretmenleri Ayla Köken,eşi beden eğitimi öğretmeni Muammer Kökenle Döşşekdibi ve Erecek yaylasında yaptıkları piknikte bir araya geldiler.
Yaklaşık 4 ay önce Ordu öğretmenevinde bir araya gelinmiş ve yazın böyle bir piknikte buluşmak ümid edilmişti.Organizesini Kumru Temsilcimiz Murat Yüreklinin yaptığı piknikte Öğretmen ve öğrencileri eş ve çocukları ile yaylada unutulmaz bir gün geçirdiler. http://picasaweb.google.com/kumruhaber/25YILSONRABULUMAMURATYREK
1984-1985 Kumru Atatürk İlkokulu mezunu öğrenciler ilkokul öğretmenleri Ayla Köken;

9 Haziran 2008

Kumrulu şairimiz Adem Eyüpoğlu'nun ikinci imza günü Bodrum’da

Türkiye’yi ağlatan Kumrulu şairimiz Adem Eyüpoğlu’nun imza günleri hız kesmiyor. İlk imza gününü 2 Mayıs’ta Kumru’da düzenleyen şairimiz, ikinci imza günü için rotasını Bodrum’a çevirdi. 27 Temmuz 2008 Pazar günü gerçekleşecek imza günü için şair, çalışmalarına başladı.

Şubat 2008’de çıkardığı ‘"Dün Kendime Seni Aanlattım"isimli şiir kitabıyla binlerce okurun kalbinde taht kuran Eyüpoğlu, imza günleri düzenleyerek hayranlarıyla buluşuyor.

Geçtiğmiiz günlerde Kumru Çok Programlı Lisesi ve Erçallar Kültür Sarayı’nda gerçekleştirdiği ilk imza gününde öğretmenlerine vefa borcunu ödeyen şair, emin adımlarla ilerliyor. İkinci imza gününü Muğla’nın Bodrum ilçesinde gerçekleştirecek olan şair, afiş ve reklam çalışmalarına başladı.

Şairin kitap satışlarını ise Yahşi Bijuteri gerçekleştiriyor. Bodrum’un bütün caddelerine şairim imza gününe yönelik afişler asılmış durumda. Hayranlarının dört gözle beklediği imza günü için şair, Bodrum dışında yaşayan okurlarına seslenerek, ‘Tatilinizi temmuz ayına getirin. Hem benimle tanışma fırsatı yakalayıp kitabınızı imzalatın hem de Bodrum’da keyifli bir yaz tatil geçirin’ diyor.

Göğsümüzü kabartan ve Kumru’nun adını layıkıyla taşıyan Şair Yazar Adem Eyüpoğlu, önümüzdeki günlerde ‘Üstüme Basıp Git Sevgilim, …Ve Aşk Beni Keşfetti, Üniversite Mezunu Çaycı Aranıyor’ isimli şiir ve araştırma inceleme kitaplarıyla karşımıza çıkacak. Bekir AKKAYA/KUMRU HABER /KUMRU

8 Haziran 2008

ANASİAD Başkanı Asım Cep, Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin Ekonomi Zirvesi'ne katılıyor

Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin (EGD) 12 Haziran Perşembe akşamı İstanbul Cemile Sultan Korusu İTO Kandilli Tesisleri'nde gerçekleşecek Geleneksel "Yaza Merhaba" etkinliği ve Ekonomi Zirvesine katılmak üzere İstanbul'a gidiyor..

Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak'ın davetlisi olarak İstanbul'a gidecek olan Cep, zirvede Sicil Affı yasa tasarısı ve TOKİ'nin haksız rekabeti nedeniyle krize giriyor görüşünü toplantıya katılan ekonomi kuruluşları ile siyasilere anlatarak destek arayacak.


Bilindiği üzere 400'ü aşkın ekonomi gazetecisinin üye olduğu Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin (EGD) geleneksel "Yaza Merhaba" buluşmaları adeta ekonomi zirvesi haline dönüşüyor. İş dünyasından bürokrasiye, yerel yönetimlerden merkezi yönetime tüm ekonomi çevrelerinin bir araya geldiği EGD Buluşması ekonomi gündemine damgasını vuruyor..


Ekonomi zirvesi'ne davet edilenler arasında Türk Sanayiciler ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Orta Akdeniz Temsilcisi Ali Haydar Kılıç da yer alıyor.

BİZİM KUMRU(ŞİİR)/ İSMET KAYMAK

Bizim Kumrunun denizi yoktur yüzmeye
Güllü bahçelerinde gülleri çoktur koklamaya
Karlı dağlarında karları boldur serinlemeye
Şu bizim Kumrunun
**********
Tozdan çamurdan kurtuluyor
Yolları örümcek ağı gibi düzeliyor
Geceleri loş ışıklar altında hoş geziliyor
Bizim Kumru caddelerinde
**********
Ortasından Elekçi deresi şen akıyor
İnsanların gözü hep güzel bakıyor
Kaynak suları temizdir içilmeye doyulmuyor
Bu bizim Kumrunun
**********
Kumru yaylasında efsaneleşmiştir kırk kızlar
Düşman askerlerine karşı direnmişler
Namusları için kendi canlarına kıymışlar
Bu bizim Kumru yaylalarında
*********

ANASİAD Başkanı Asıp Cep: TOKİ İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ OLUMSUZ ETKİLİYOR!

Anamur Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ANASİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Asım Cep, orta ölçekli yap-sat müteahhitlerinin TOKİ'nin haksız rekabeti nedeniyle krize girmek üzere olduğunu iddia etti. TOKi'nin haksız rekabeti yüzünden çok sayıda inşaat firmasının battığını söyleyen Cep, çok sayıda ki inşaat şirketinin de borç batağına saplandığını söyledi.
TOKİ'nin eliyle müteahhitlik sektörünün çökertildiğini iddia eden Cep, TOKİ'nin yapı denetim bedeli ödemediğini, 20 yıl vadeli banka kredisi kullanabildiğini,yerel yönetimlere vergi harcı ve benzeri ödemeler yapmadığını kaydetti.
Bu haksız rekabete son verilmesini beklediklerini söyleyen Cep, müteahhitlik sektörünün TOKİ'den daha pahalıya mal ettiği için daire satamadığını ve büyük bir krizin eşiğine sürüklendiğini söyledi.
Cep, müteahhitlere sahip çıkılmasını isteyerek "TOKİ konut yapacağına köprü yapsın, havaalanı yapsın, liman yapsın, yol yapsın, baraj yapsın" önersinde bulundu. KUMRU HABER/ANAMUR

BİR İMAM HATİPLİNİN NOT DEFTERİ -2 / BEKİR AKKAYA

İmam Hatip Lisesinde okuduğum yıllar “not defterime tuttuğum notları ve hatıraları sizlerle paylaşmaya devam edeceğimi söylemiştim. Not defterimi sayfa sayfa takip ettiğimden bir konu bütünlüğü bulamayacaksınız…Notlarımı hiç tasnif etmeden yazmaya devam edeceğim.
Daha önceden ifade ettiğim gibi o yıllar hem son derece karışık hem de canlı ve aktif bir hayatın yaşanmasına neden oluyordu.. 1975 – 1980 arasında hemen hemen her akşam Ordu’nun bir çok yerinde değişik kültürel etkinlikler oluyordu. Tiyatro ve sinema salonları doluydu. Herkes kendini bir fikri temel düşünceden tanımlıyordu. Belki bana öyle geliyor ama gerçekten son derece hareketli ve yoğun günlerimiz geçiyordu. Onlarca dernek teşkilat daha çok fikri ağırlıklı etkinlikler yapılıyordu.

Düzenlenen etkinliklerde salonlar tıklım tıklım dolu ve heyecanlı konuşmalar yapılıyordu. Ankara ve İstanbul gibi yerlerden dergi ve gazetelerden yazılarını takip ettiğimiz hatipler geliyor bizleri coşturuyordu.

Bizim dönemimizde İmam Hatiplerde pek solcu öğrenci olmazdı. En azından biz böyle biliyoruz. Komünizm deyince aklımıza okuduğumuz kitap ve dergilerde beğenme imkanımız olmayan bir yaşam tarzı ve dünya geliyordu. Komünizm’in dine bakışı ve din düşmanlığı bizler için tescillenmiş bir durumdu. O tür kitapların her türünü okurduk. O yıllarda Aleksandır Soljenitsin Batı Dünyasında olduğu kadar bizim Türkiye’de de biliniyor kitapları ekmek ve su gibi gidiyordu.

411/9=45 Yani: El elden üstündür/ İlhan Döğüş

Başörtüsü yasağını kaldırmaya yönelik düzenlemeyi onaylayan vekil sayısı 411. Bunu reddeden mahkeme üye sayısı 9. 411/9=45.6... Bu sonuç 1 bürokratın 45 vekile eş değer olduğunu göstermiyor sadece. Bu rakamın çok daha derin anlamları var. iyibilgi özel-http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=71404

Amiral geminin kaptanı bugünkü yazısına “411 el kaosa kalktı" manşetine itiraz eden arkadaşlara sesleniyorum. Şimdi anladınız mı o eller neye kalkmış?” diye başlamış.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu cümledeki zevk, keyif haklı çıkmanın keyfinden ziyade; demokratik bir hakkı engellemenin, statükonun devamını başarmış olmanın keyfidir… Nihayetinde demokratikleşme ve sivilleşme süreçleri büyük bir darbe almış durumda…

Öte yandan kaosun öncü aktörü olup, süreci şekillendirip sonrasında haklı çıkmanın zevkini yaşamak, kaosa öncülük etmenin ahlaki yoksunluğunu daha da derinleştirmektedir…

Fakat en temel ahlaki sorunlar şunlar:

-Temel insan haklarının ihlalinin devamının değil; bu ihlalin kaldırılmasına yönelik çabaların kaos olarak değerlendirilmesi,

-Toplumun %85’inin oyunu almış 411 vekilin (AKP+MHP+DTP) aldığı kararın 9 atanmış mahkeme üyesi tarafından engellenmesi,

***

Şimdi burada 411’i 9’a böldüğümüzde ulaştığımız 45 sayısı bize iktidarın yoğunluğunu gösteriyor. Yani 1 atanmış bürokrat 45 seçilmiş vekile bedel… Boşuna dememişler, “El elden üstündür” diye…

Bu da devletin vatandaştan ne kadar yukarda ve uzak olduğunu, aynı ölçüde vatandaştan ne kadar korktuğunu gösteriyor.

Dünkü “Burası TBMM. Burada siyaset YASAK!” başlıklı analizimizde kısaca şunu vurguladık: Meclis’e siyaset yapmak yasak, oranın görevi resmi ideoloji tarafından çizilmiş sınırlar dahilinde oyun oynamak.

İşte meclis siyaset yapmaya kalktığı anda ya da BÜYÜK İKTİDAR’ın kararlarının dışında karar alırsa böyle ipotek altına alınıyor.

Ayrıca bitirirken belirtmekte fayda var, son dönem çağdaş demokrasi teorileri demokrasinin çoğulculuk, yani aslında kaos olduğunu söylüyorlar. İşte toplumu kışla gibi görmek isteyen militarist zihniyet bu nedenle demokrasiye karşı ve kaos diyerek demokrasiyi ve demokratikleşme çabalarını gayri-meşru kılmaya çalışıyor...

www.iyibilgi.com analiz İlhan Döğüş