Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

6 Haziran 2022

Türkiye Bu Savaşı Kazanacak İnşallah!

BU GÜN ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ OLARAK TARİH BOYUNCA YAŞAYACAĞI EN ÇETİN VE ZOR GÜNLERİNi YAŞAMAKTAYIZ.
-Dava partiler üstüdür.
Unutmayın kazanılması gereken seçim değil savaş var.
-Yenilmesi gereken parti değil sistem var.
Halk, parti kavgasına yönlendirilip pasifize ediliyorlar.
1)ABD Türkiye'yi çembere alıyor.
Yunan adaları ve Trakya sınırına kadar üs kurdu.
PYD'yi silahlandırıp bölgeye üs kurdu.
ABD Türkiye'yi tehdit eden Doğu Akdeniz tasarısını senatoya sundu. Türkiye'ye baskıyı artırdı.
Türkiye'de lider, otorite ve yönetim boşluğu oluşmasını bekliyor.
2) 2025'e kadar kadar parçalanacak 25 ülkeden biri de Türkiye idi. 2013'ten sonra oluşturulacak bir otorite boşluğu ile Türkiye işgale açık hale getirilip en az üçe bölünme planı uygulanacaktı.
İlk hedef otorite boşluğu idi.
FETÖ otorite boşluğu oluşturmakla görevlendirildi.
3) Ve bölme mesajını verdiler.
New York Times Gazetesi 2016 yılında ABD Başkanı Wilson'un 100 yıl önce çizdiği Türkiye'yi üçe bölen haritayı tekrar yayınladı.
Times Gazetesi ABD derin devletine bağlı.
Uygulayacakları planların mesajı gazetede verilir.
4) Haritanın paylaşıldığı 2016 yılı 15 Temmuz Darbesinin yılı.
Tesadüf değil.
Haritaya göre ,
Marmara, İstanbul ve İzmir'i de içine alan bölge Uluslararası Constantinopolitan Devleti,
Doğu Anadolu’da Ermenistan, Güneydoğu Anadolu’da Kürdistan, orta bölge Türkiye diye bölünmüş.
5) Geçen sene CHP İzmir belediye başkanı Tunç Soyer İzmir'in kendi bayrağı ve parasının olması gerektiğini söyledi.
Wilson haritasında İzmir ayrı bir devlete bağlı olarak görünüyor.
Tunç Soyer'in de Wilson gibi bir mason olduğunu bilmeyen yok. Soyer'in konuşması tesadüf değil.
6) ABD derin devletine çalışan Henry Kissenger:
"Kıyamet Savaşı olacak, Ortadoğu'daki dengeler tamamen değişecek.
7 ülke işgal edilip Büyük İsrail Devleti kurulacak.
Bu 7 ülkeden biri kesinlikle Türkiye olacak" demişti.
Türkiye'yi işgal edip stratejik bölmeyi yapacaklar.
7) FETÖ darbe girişimini organize eden sözde “Yurtta sulh konseyi” üyesi eski Tuğamiral Sinan Sürer’in odasında ele geçirilen dokümanlarda, Türkiye’yi iç savaşa sürekleyecek ve bölünmesine neden olacak plan tespit edildi.
FETÖ bu kirli kurguya hizmet ediyordu.
Hizmet hareketi (!)
8)Planları şöyleydi:
Deniz Kuvvetelerini FETÖ ile ele geçir.
Akdeniz'de operasyon yapamayacak hale getir.
15 Temmuz darbesiyle de Türkiye'yi içine kapa pasifize et.
Akdeniz, Suriye, Afrika,Ortadoğu'da Türkiye'siz paylaşım yap, harita çiz.
Tüm planları bozuldu.
Örtülü Savaştayız.
9) Türkiye neden bölünecek.
Güneydoğu petrol denizi.
Uzaydan tespit edildi.
Çökecekler!
Kapadokya'ya kadar Büyük İsrail toprağı.
Bölünmeden çökemezler.
Bölgede güçlü devlet ve otorite istenmiyor.
Irak, Suriye, Libya, Türkiye, İran gibi , Bölünüp minimalize edilecek.
10) Türkiye 2016-2021 arasında otorite ilan ederek oyunu bozdu. İçeride bölme odakları tasfiye edildi. Dışarıda kuşatma odakları askeri operasyonlarla delindi!
Akdeniz'e inip Libya ile anlaşarak savunma kalkanı kurduk.
Ordu, MİT ve silahlar hızla modernize edildi.
11) 2016'dan sonra ABD Yunanistan'ın kuzeyinden güneyine kadar askeri olarak yerleşmeye başladı.
Silah ve savaş mühimmatı yığdı.
Ve hala yığmaya da devam ediyor. Tam bu arada dünyanın gözü önünde Yunan vekil 2020'de Türkiye bayrağını ikiye yırttı.
Mesaj net. Türkiye'yi böleceğiz!
12) Türkiye büyük hamlesini yaptı. MİT için güvenlikli ve aktif olacak KALE adında bina yaptı.
Metafizik istihbarat ve yüksek teknoloji eklendi.
Dinleme ve sızma imkansız.
Dış operasyon izni verildi.
İsrail Hakan Fidan üzerinden KALE'yi tehdit etti.
Çünkü MİT'i kaybettiler!
13) Kritik bir 10 yıl başladı.
Saldırılar artacak.
Türkiye TSK ve MİT'i temizleyip milli silahlarla modernize ederek savunma için hazır hale getirdi.
ABD ve İsrail TSK ve MİT'i hedef tahtasına oturttu.
FETÖ'nün temizlenmesi ile TSK ve MİT'i kaybettiler.
Almak için gelecekler.
14) Birlik şart! Türkiye'de iç savaş çıkarıp otorite boşluğu planlıyorlar. Futbol, parti, ideoloji, ekonomi gibi birçok konu kaşınarak kontrollü kaos oluşturulacak.
Darbe ve iç savaşın anahtar kelimeleri demokrasi ve özgürlük. Hedef petrol ve enerji kaynaklarının kontrolü.
15) Herkes uyanık olmalı.
Parti kavgaları arttığı an ajanlar Türkiye'ye damlar.
İç savaşı körükler.
Dava partiler üstüdür.
Unutmayın kazanılması gereken seçim değil savaş var.
Yenilmesi gereken parti değil sistem var.
Halk, parti kavgasına yönlendirilip pasifize ediliyor.
16) Türkiye yakında büyük Mavi Vatan Tatbikatı yaparak meydan okuyacak.
Sondaj gemileri ile Mavi Vatan'a yerleşme zemini kurdu.
İHA-SİHA ile kukla piyonları etkisiz hale getirdi.
Ayasofya ile stratejik mesaj verdi. Particilik ideolojisiyle düşünmeyin. Tarihin en büyük tehtidiyle karşıyayız.
ARKADAŞLAR OYUNLARA GELMEYELİM .

Kaynak : Yazarı belli değil…

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Türkiye Bu Savaşı Kazanacak İnşallah!

BU GÜN ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ OLARAK TARİH BOYUNCA YAŞAYACAĞI EN ÇETİN VE ZOR GÜNLERİNi YAŞAMAKTAYIZ.
-Dava partiler üstüdür.
Unutmayın kazanılması gereken seçim değil savaş var.
-Yenilmesi gereken parti değil sistem var.
Halk, parti kavgasına yönlendirilip pasifize ediliyorlar.
1)ABD Türkiye'yi çembere alıyor.
Yunan adaları ve Trakya sınırına kadar üs kurdu.
PYD'yi silahlandırıp bölgeye üs kurdu.
ABD Türkiye'yi tehdit eden Doğu Akdeniz tasarısını

3 Haziran 2022

Hamza Muslu "Sitenize besmelesiz girilmiyor, Çarpılacağım diye korkoyorum" diye yazdı

Hamza Muslu'nun bana ikinci kez yazdıkları

Daha önceden "hamuslu" adında Deniz Feneri Derneği yazım nedeniyle bir mesaj almış ve ona cevap vermiştim. Verdiğim cevaba bir cevap ve açıklama geldi. Bu kez açıklamada Deniz Feneri konu edilmedi ama bu kez benim yayın yaptığım www.kumru.org hedefe konuldu. İsmine de açıklık getiren ve kendisinin Hamza Muslu olduğunu ifade eden kişi "Sitenize çarpılacağım diye besmele çekmeden giremiyorum. " cümleleri ile Kumru'yu da Kurtarılmış bölge olduğunu söyledi. Bende kendisine uygun bir dille cevap vermeye çalıştım. İşte O mesaj ve benim cevabım...

hamuslu <hamuslu@mynet.com>

8 Ara 2008 02:08

Alıcı: Bekir AKKAYA

Sayın Bekir AKKAYA

Ben H. Muslu değil Hamza Muslu ... H.MUSLU sevdiğim değer verdiğim birisi...Bu kişisel duruşu ben Hamza MUSLU bireysel olarak yapıyorum.

Sizin kişiliğnize kesinlikle bir şey dediğim yok.Çünkü sizi tanımıyorum. Ama!....  Besmele çekmeden sitenize giremiyorum. Çarpılacaaam diye koırkuyorum. Ama anlıyorumn sizi. Şu anda sizin gibi düşünmeyen ve Tanrı'ya şükür sizinle dua etmeyenin yanınızda yeri yok, biliyorum... Ben Kumnru'da çoksesliliğin olması taraftarıyım.... Bu çokseslilik kesinliklele siyasidir. Ama bunun olamayacağını da görüyorım.

Kurtarılmış bir bölge olarak çok sevgili Kumru'ya v size  sevgilerimi sunuyorum....Hamza Muslu

------------------

Bekir AKKAYA <kumruhaber@gmail.com>

9 Ara 2008 00:30

Alıcı: Hamza MUSLU

Değerli Kardeşim Hamza MUSLU,

Hemen baştan söyleyeyim. Fikrin ne olursa olsun sitemizde görüş ve düşüncelerini istediğin gibi açıklayabilirsin. Belki de böyle diyeceğimi aklından bile geçirmedin. Hadi buyur, yaz gönder yayınlayalım.

Her ne kadar sen tanımadan kanaat oluştursan da bizim böyle bir düşünce ile bakmamız mümkün değil. Yazıyor ve istiyorsanız gönderin yayınlayalım...

“Besmele çekmeden siteye girilmiyor” sözünüz çok yanlış ve öne sürdüğünüz ve kendi tanımıza hiç uymuyor. Bırak siteyi her yere böyle girer bir Müslüman. Keşke bunu yapabilsek.

Hamza Muslu'nun İlk gönderdiği Mesaj 

Ancak sen yayınlarımızdan ve İslami bir düşüncemizden rahatsızlığını açıkça ifade ediyorsun . Hem tanımadığını söylüyor ardından da pervasızca iftirayı yanlış kanaatini ortaya koyarak hakareti de elden bırakmıyorsun...

“Siteye girdiğimde çarpılacağım diye korkuyorum” demek ne demek. Bu ülkede besmelesiz ev mi var, ocak mı var? Sen hiç mezarlıktan geçmedin mi? Sen hiç ölmeyen gördün mü? Ya da sen hiç ölmeyecek misin? İnsanı ancak dinsizlik çarpar, Kuransızlık çarpar. Bu cümleler nasıl bir cümle. Nasıl bir aşağılama?

Hem çok seslilik diyorsun hem de benim gibileri öcü olarak göstermeyi ihmal etmiyorsun.. Hem faşist davranıyor hem de özgürlük yaptığını söylüyorsun...ve burda da bırak hoşgörüyü "çok şükür " diyerek bize saldırıyorsun...

Ne demek “Kumru kurtarılmış bölge”...Kimden...Kim kurtarmış?

Peki sen ne arzu ediyorsun...ya da sen kurtarsan nasıl bir şey oluşturursun, Nasıl kurtarırsın? Çelişkili bir kafa...Çelişkili bir düşünce ...Yine de buyurun bu görüşlerini hem de suçladığın sitemizde yap...Büyük ihtimal buna bile cesaret edemezsin...Elinde güç kuvvet olsa bizim gibileri ya da kurtarılmış Kumruyu yok mu edeceksin...?

Bizden şimdilik bu kadar...Bu yazdığını sitemizde aynen yayınlayacağım...Ve bu yazdıklarımı da...

Site ziyaretcilermiz bu tür düşünceli insanları tanımaları açısından çok güzel cümleler yazmışsın...Bende var olan kanat şudur ki, iyi ki Cumhuriyet var. Yoksa bu düşünce sahipleri bizleri ya asar ya da keser.

Bu tür fikirli olanları bizler tasvip etmiyoruz. Hangi izimi savunursanız savunun ya da düşüncenize hangi adı uygun bulursanız bulun. Bu tür düşünceler kitaplarda faşizme olarak adlandırılmaktadır. Siz böyle olmayabilirsiniz ama ben şahsen böyle düşünüyorum

Tekrar söylüyorum ki, sitemizde adınıza bir yer açıp fikirlerinizi bizlerle açıkça paylaşabilirsiniz. şimdilik hoşça kalın...

Bekir AKKAYA/ 9 aralık 2008 /kurtarılmış bölgeden....

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Hamza Muslu "Sitenize besmelesiz girilmiyor, Çarpılacağım diye korkoyorum" diye yazdı

Hamza Muslu'nun bana ikinci kez yazdıkları

Daha önceden "hamuslu" adında Deniz Feneri Derneği yazım nedeniyle bir mesaj almış ve ona cevap vermiştim. Verdiğim cevaba bir cevap ve açıklama geldi. Bu kez açıklamada Deniz Feneri konu edilmedi ama bu kez benim yayın yaptığım www.kumru.org hedefe konuldu. İsmine de açıklık getiren ve kendisinin Hamza Muslu olduğunu ifade eden kişi "Sitenize çarpılacağım diye besmele çekmeden giremiyorum. " cümleleri ile Kumru'yu da Kurtarılmış bölge olduğunu söyledi. Bende kendisine uygun bir dille cevap vermeye çalıştım. İşte O mesaj ve benim cevabım...

Hakkımda Yapılan Habere İtirazım Var

Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmekse onu bilemem. Ben böyle bir durumun olduğunu kesin sezinliyorum. Ama hiç kimse kendi çirkin emellerine bizi alet etmesin. Beyinlerinde olup ta söyleyemediklerini bizi alet ederek söylemeye kalkışmasın. Kimse de kuş kadar beyinleri ile bizi tahrik etmeye yeltenmesin.

            Yazdığımız yazı ortada. Söylenilen ve yazılan da ortada. Bu ortadayken bizim yazmadıklarımızı polemik konusu haline getirmenin maksadını anlayamıyorum.

            www.umru.tv'nin haberini okuyunca hayretler içersinde kaldım. Bu kadar insanları yanlış yönlendirmeye ve bu kadar maksatlı haber niçin yapılır anlamış değilim. Şimdi habere birlikte göz atıp yalan haberi açıkça deşifre ediyorum. İnşallah bu haberde benden bilinmez.

            Önce www.kumru.tv'deki haberin başlığına bakalım.

"BELEDİYE'NİN BROŞÜRÜ ÇALINTI ÇIKTI. AKKAYA TELİF HAKKI KAZANDI"

Yahu arkadaş bu bilgiyi nerden öğrendim adama sorarlar. Bekir Akkaya'nın Telif hakkı kazandığını nereden öğrendin? Sana bunu kim haber
verdi. Bu dava ne zaman açıldı. Ne zaman mahkemeye gidildi? Davayı kim açtı? Bu dava ne kadar sürdü? Sadece haberin başlığı bile sakat ve maksatlı. Burada benden yola çıkılarak başkaları yıpratılmak isteniyor. Ve ben de yıpratılmak isteniyorum.

Haber şöyle başlıyor. "Kumru Belediye Başkanlığı'nın bastırdığı Tanıtım kitapçığında 16 adet yazının ve bazı fotoğrafların izin almadan ve kaynak gösterilmeden yayınlandığı ortaya çıktı."

Bu giriş cümlesinde Belediye Başkanlığının adı özellikle öne çıkartılarak bir şeyler söylenilmeye çalışılıyor. Hatta burada bizim yazdığımız "16 kaynak" "16 yazı" olmuş çıkmış. Üstelik kumru.tv broşörü eline alsa baksa belediyenin bastırdığı bir şey olmadığını kesin görür. Haberin maksadı bu değil ki, belediye ile beni karşı karşıya getirip beni savunuyormuş gibi yapıp beni yıpratmak. Kesin bunu söyleyebilirim. Bu neden yapılır?

Haber devam ediyor. "Telif hakları kanununa göre bir suç olan bu uygulama ile ilgili Kumru.Org sitesi dava açmaya hazırlanıyor. "

Oysa ben yazımda ne yapacağımı bilmiyorum diye yazmıştım. "Dava açsam" ifadeleri de sadece bu broşürle ilgili bir konu değil, kaynak belirtmeden alıntı yapan tüm internet sitelerini de söz konusu etmiştim. 

Haberin devamı bir başka alem okuyalım "Alınan bilgilere göre olay şöyle gelişti. Kumru Belediye Başkanlığı çalışmalarını tanıtmak için Kumru'da bir esnafa tanıtım kitapçığı hazırlattı."

Haberde "Kumru Belediye Başkanlığının Kumru'da bir esnafa tanıtım kitapçığı hazırlattı" cümlesi tamamen asılsız. Bu kitapçık İzmir'de bir Reklâm ajansın hazırlattığı bir kitapçık. Büyük ihtimal haber'de Belediyenin hazırlattığı bir başka broşürden söz ediliyor ki, bu broşür benimde elimde ve bunda hiçbir doküman yazı ve fotoğraf bizlerle ilgilidir. Bizim sözünü ettiğimiz broşür İzmir'de basılan ve büyük ihtimal belediyenin hiç ilgisi olmayan bir broşürdür.

Haber şöyle devam ediyor. "Yaklaşık 5 bin liraya mal olan ve hazır ve çalıntı bilgilerden oluştuğu ileri sürülen bazı konu ve resimlerin bulunduğu kitapçıkta kaynak gösterilmedi.

Kumru'da yaklaşık 40 esnaf, Belediye Meclis üyesi, Partili ve şahısların da destek verdiği kitapçıkla ilgili Telif Hakları kanununa göre dava açılacak.

Haberde bazı şeyler bilerek kullanılmış. Şu cümlelere dikkat edin "Kumru'da yaklaşık 40 esnaf, Belediye Meclis üyesi, Partili ve şahısların da destek verdiği kitapçıkla ilgili Telif Hakları kanununa göre dava açılacak." Davayı kim açacak? Güya ben açacakmışım. Hadi açmıyorum şimdi ne yapacaksınız. Kime açacakmışım?  Belediye meclis üyeleri, partili ve şahıslar…Bari tüm reklam verenlerin adını da tek tek yazsaydınız ve ey ahali Bekir Akkaya size dava açacak ve buna fırsat vermeyin , denilseydi daha anlamlı olurdu ve maksada da daha kolay yoldan ulaşmış olurdun. Peki haberin başlığında ne demişti. "BELEDİYE'NİN BROŞÜRÜ ÇALINTI ÇIKTI. AKKAYA TELİF HAKKI KAZANDI" Haber başlığında telif hakkı kazandı denilecek, haberin içinde kitapçıkla ilgili Telif Hakları kanununa göre dava açılacak. Denilecek. Ya bunun hangisi doğru…

Haberin devamı aynen şöyle " Konuyu kendi web sitesinde duyuran www.kumru.org sitesi, kitapçığı hazırlayan kişiyi gizleyerek verdiği haberinde, kendisine ait olan 16 eserin ve bazı resimlerin çalındığını belirtti.

"Konuyu kendi web sitesinde duyuran kumru.org sitesi"nde cümlesinden bir şey anlayan varsa beri gelsin. Burada kitapçığı hazırlayan kişiyi gizleyerek verdiği haberinde, kendisine ait olan 16 eserin ve bazı resimlerin çalındığını belirtti." Haberi gizli olarak vermişiz ama o direk 16 eserimizi de çaldılar demişiz. " Nerde denilmiş. Oysa Belediyeye ait olmayan bir broşürden söz edildi. "Cümle de şöyle idi "Bizim 16 kaynaktan yararlanarak hazırladığımız yazı da hiç kaynak belirtilmedi" demiştik. Ama maksat hâsıl olsun haber de yalan olsun düşüncesi olunca böyle bir haber yazmak dayak atmak veya attırmak isteyenlerin başvurduğu bir durum.

Haberde tek doğru olan cümle şu ve cümle de böyle bununla bitiyor.  "Telif Hakları kanununa göre, emek sarfetmeden başkalarına ait bilgileri veya dökümanları izinsiz veya bedel ödemeden yayınlayanlar veya menfaat karşılığı satanlar hakkında hapis ve para cezası veriliyor.

Şunun bilinmesinde yarar var. Çirkin ve benim tasvip etmediğim bir durumu sezinlediğim an kendime yönelik bir menfaat da olsa feragat ederim. Benim için niyet ve asıl yapılmak istenen hedefin ne olduğudur. Maksadın üzüm yemek mi ya da bağcı dövmek mi olduğu konusunu kesin sorgularım.

Bu haberde iyi niyet hiç okumadım. Benim haklarımda bu haberde savunulmuyor. Bu haberde ben bir çok  düşüncenin olduğunu düşünüyorum. Bunlardan benimle ilgili durumu ifade edeyim.  Kumru Haber siteleri hedefe oturtulmuş ve dolayısıyla Bekir Akkaya kesinlikle yıpratılmak istenmektedir. Bu kanaatimiz yeni değildir. "Kapatabiliriz" yazısı bu nedenle yazılmıştır. Bu haberde bu sürecin devamından bir bölümdür.

www.kumru.org sayfası birilerine işaret edilirken kendi yapamadıklarını başkalarına yaptırmak arzusu bulunmaktadır. Ya da benim tahrik edilerek başkaları ile kavga etmem talep edilmektedir. Şunu söyleyeyim. Ben kimse ile kavga etmem. Tahriklere de kapılmamaya çalışırım. Daha önce de söylediğim gibi gizli maksadı sezinlediğim an haklarımdan da feragat ederim. Burada olacakta budur.

Bu vesile ile hemen belirteyim ki ilgili broşürde yayınlanan yazı benden araklanarak benim 16 kaynaktan derlediğim yazı buraya kaynak belirtilmeden koyulmuş olmasına rağmen hiçbir dava söz konusu olmayacaktır. Hele de bu maksatlı haberden sonra hiç olması mümkün değildir.

Gelelim kumru.tv'de yazılan haberin altına yazılan yorumlara. Bir kere hiç ciddiye almam. Olmayan şeylerin söylenmesinden hiç rahatsızlık duymam. Deliklerden nemalananların sözleri ile bir şey yapacak değiliz. Yaptıklarımız ortada. Ben görevim olmadığı halde maddi hiçbir ücret almadan ve hiçbir beklenti içersinde olmadan Kumru Kültürüne katkı yapmaya yerel bazda da olsa gizli kalan kültürel kaynakları ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Kanunen suç olmadığı sürece bunu yapmaya devam edeceğim.

Yazmasın filan demekle bir sonuç kimse alamaz. Ben bunu sürdüreceğim. 25 yıldır Kumru üzerine yüzlerce araştırmam yayınlandı. Doğrudur yanlıştır çokta önemli değil…Birileri belirtmese de Kumru ile ilgili bir çok ciddi eserde ismim ve yazılarım kaynak gösteriliyor. Bu benim için çok önemli. Bu sayede yaptıklarımın anlamlı olduğunu düşünüyorum.

Son olarak özellikle belirteyim ki,  bu haber tamamen maksatlı bir haberdir. Kesinlikle iyi niyet hissetmedim. İlhan Tinciye açıkça şunu sormak isterim. Maksadınız nedir? Bekir Akkaya'yı  gerçekten vicdanınızda bu şekilde mahkum edebiliyor musunuz?

Benim sözünü ettiğiniz kişi ve kurumlarla kavgalı olmam size ne kazandırıyor? Niçin yazdığımız küçük bir yazıyı bu kadar tahrip ediyorsunuz. Neden olmayan şeyleri bu kadar olmuş gibi gösteriyorsunuz.

 Bu yorumu sen okudun mu İlhan Tinci. Okuduysan bunu nasıl buldun. Peki bu düşünceye katılıyor musun? Tabi yaptığın haber bu şekilde yorum yaptırıyor kendini bilmezlere.

DANIŞIKLI DÖVÜŞ 

  DOĞRUCU TALU

Merak etmeyin hem hoça efendi hemde şehriemin efendi, hemde işi karıştıran efendi AYNİ düşüncenin , ayni TARİKATIN mensuplarıdırlar. Olurmu canım öğle kavga etmek onlar KUMRU nun değerli eserlerini ortaya koyuyorlar bütcesi belediyeden anlaşırlar bir yerlerde .başkanımla bir akşam hoça efendi yemek yerler orada konuşurlar bu önemli KUMRU meselesini ve hali yoluna koyarlar canım. at deve hesabı olmasada filiz horoz meselesi çözülür. aha buraya yazıyorum TARİKATLU kumrulu AYDINLARIMIZ bilem bu önemli meseleyi endam- ü şeklü arz olunduğu üzere mahkemeyi gadu efendiye gitmeden denvreye girerler ve kelam bin selam arz ederek , şehrü eminefendimizin samurdaki evinde buyurduğu üzere sonuça vakıf eylerler inşaaallah. MAŞALLAH .  

Ve ben hiçbir zaman bu kafatasçılara ve maksadı kötü olanlara fırsat vermemeye özen göstereceğim. Siz mi? Büyük gazeteci olarak bu konuda sana bir şey söylemem mümkün değil. Yaptıklarında bir maksadın kesin vardır ki yapıyorsun. E eee Dünya bu! Bu da geçer Yahu demekten başka bir şey diyemiyorum. Allah insanın ve cinin "fis fis" vesveselerinden – şerrinden korusun. Ama herkesi korusun. Bazı olup bitenlerden dolayı "Bugünlerde en çok "Nas Süresi"ni okuyorum. Çünkü hiçbir gün dünden farklı değildir. Şeytan da kıyamete kadar bakidir.

Bu yazı aynı zamanda Kumru.tv'de yayınlanmak üzere kaleme alınmıştır.

Bekir AKKAYA/15 Şub 2009 19:21/Kumru TV



--
BEKİR AKKAYA
...
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............