Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

4 Kasım 2021

Hocamız Ahmet Omma'dan Bilgi İsteği /Lütfen Yardımcı Olun!

Selamün Aleyküm, Bekir Hocam,
 Bir yazınızda fizmenin tarihini anlatırken müderris Ali Rıza Efendiyle kısa bir bilgi vermişsiniz(baba adı yunus, 1931 de vefat etmiş, aşağı fizmeden koca apu-abdullah alımlının küçük kardeşi, topal nurinin-Nurettin alımlının amcası), bu zaat annemden dedemin amcası oluyor, istanbulda beyazıt medresesinde müderrislik yapmış, sizde bu zaatla ilgili başka bilgi varmıdır? benimle paylaşırsanız sevinirim.
 24 Eylül 2012
Uzm. Dr. Ahmet Omma
Ahmet Omma <ahmetomma@hotmail.com>








Not : Değerli Dostum Hocamız Ahmet Omma'nın isteğini bilgim olmadığı için yerine getiremedim.  Bu konuda bilgisi olan var ise buraya yorum olarak ya da Ahmet Omma Hocamıza ulaştırılırsa mutlu oluruz. Selam ve saygılarımı sunuyorum...Bekir AKKAYA/Kasım 2012
............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Hocamız Ahmet Omma'dan Bilgi İsteği /Lütfen Yardımcı Olun!

Selamün Aleyküm, Bekir Hocam,
 Bir yazınızda fizmenin tarihini anlatırken müderris Ali Rıza Efendiyle kısa bir bilgi vermişsiniz(baba adı yunus, 1931 de vefat etmiş, aşağı fizmeden koca apu-abdullah alımlının küçük kardeşi, topal nurinin-Nurettin alımlının amcası), bu zaat annemden dedemin amcası oluyor, istanbulda beyazıt medresesinde müderrislik yapmış, sizde bu zaatla ilgili başka bilgi varmıdır? benimle paylaşırsanız sevinirim.
 24 Eylül 2012
Uzm. Dr. Ahmet Omma
Ahmet Omma <ahmetomma@hotmail.com>








Not : Değerli Dostum Hocamız Ahmet Omma'nın isteğini bilgim olmadığı için yerine getiremedim.  Bu konuda bilgisi olan var ise buraya yorum olarak ya da Ahmet Omma Hocamıza ulaştırılırsa mutlu oluruz. Selam ve saygılarımı sunuyorum...Bekir AKKAYA/Kasım 2012
............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Mevlüt Erdem'den Tebrik ve Teşekkür

Sayın Bekir AKKAYA,
 
Öncelikle göndermiş olduğunuz nazik Davetiyeniz için sonsuz teşekkür ediyorum. Ne varki daha önceden planlanmış işlerim nedeniyle bu hatırnaz davetinize icabet edemeyeceğim.
 
Bugüne kadar yapmış olduğunuz çalışmalar bana daima bir ışık tutmuştur. Bu çalışmalarınız arasına böyle güzel hizmetler koymanız en az sizin kadar bizleri de buralarda sevindirmektedir. Kısa bir süre de olsa Kumru Öğretmenevi Müdürlüğü görevinde bulunmuş olmam şahsımda ayrı bir sevinç yaratmaktadır. Bu coşkumu bir sonraki gün sizlerle paylaşma arzusundayım. 
 
Özellikle yapım aşamasında görme fırsatı bulamadığım ve bir o kadar da çok merak ettiğim hizmet binanızın yapımında, başta siz olmak üzere tüm emeği geçen arkadaşlara gönülden Saygılarımı sunuyorum. 
 23 Kasım 2006
Mevlüt ERDEM
Ordu İl Milli Eğitim Müdürlüğü
Avr.Bir. İl Sorumlusu
............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Mevlüt Erdem'den Tebrik ve Teşekkür

Sayın Bekir AKKAYA,
 
Öncelikle göndermiş olduğunuz nazik Davetiyeniz için sonsuz teşekkür ediyorum. Ne varki daha önceden planlanmış işlerim nedeniyle bu hatırnaz davetinize icabet edemeyeceğim.
 
Bugüne kadar yapmış olduğunuz çalışmalar bana daima bir ışık tutmuştur. Bu çalışmalarınız arasına böyle güzel hizmetler koymanız en az sizin kadar bizleri de buralarda sevindirmektedir. Kısa bir süre de olsa Kumru Öğretmenevi Müdürlüğü görevinde bulunmuş olmam şahsımda ayrı bir sevinç yaratmaktadır. Bu coşkumu bir sonraki gün sizlerle paylaşma arzusundayım. 
 
Özellikle yapım aşamasında görme fırsatı bulamadığım ve bir o kadar da çok merak ettiğim hizmet binanızın yapımında, başta siz olmak üzere tüm emeği geçen arkadaşlara gönülden Saygılarımı sunuyorum. 
 23 Kasım 2006
Mevlüt ERDEM
Ordu İl Milli Eğitim Müdürlüğü
Avr.Bir. İl Sorumlusu
............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Siyaset Yapan Kaymakam Taraftar Buldu!


Her vesile ile siyaset yaptığı söylenen kaymakamın görevden alınması doğru bir karardır. Başörtülü akademisyene saldırıya tepki göstermeyen azınlık ortalığı ayağa kaldırıyor? Şaşırmadım!
#KaymakamMiraçBiziz#başörtülüleryalnızdeğildir#NeseNurAkkayaYalnızDeğildir#taraflısınız
............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Siyaset Yapan Kaymakam Taraftar Buldu!


Her vesile ile siyaset yaptığı söylenen kaymakamın görevden alınması doğru bir karardır. Başörtülü akademisyene saldırıya tepki göstermeyen azınlık ortalığı ayağa kaldırıyor? Şaşırmadım!
#KaymakamMiraçBiziz #başörtülüleryalnızdeğildir #NeseNurAkkayaYalnızDeğildir #taraflısınız
............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

3 Kasım 2021

Ne fırıldaklar döner de haberiniz olmaz!

Yardım etmem için bana aşağıdaki dilekçe 2005 yılında ulaştırıldı. Dilekçe sahibi DMM isimli bir dost.  Yönetmelikle belirlenmiş puanlama ile ilgili kurumda çalışanlara bir ödül verilecek. Ve ilgili kurumda iki kişi ödüle layık görüldüğü bir üst kuruma resmi yazı ile bildirilir. Üst kurumda bi nefsi bozuk kendisi kurumda olmadığı halde ve kendisi ödülü hak etmediği halde, yönetmelik dışı alevere dalevere ile kendi ismini yazarak bir başka üst kurula gönderir. En üst kurulda değerlendirme sonucu alevere daleverici nefsi bozuğun ödül aldığı duyurulur.

Bu durum öğrenildikten sonra gerçek manada ödül alması gereken iki kişi resmi yoldan hak almaya girişirler. Birlikte hareke eden bu iki kişiden bir ezik ruhlu günlerce ağzına bal sürülür ve kural dışı kendisine ödül tahsis edilir ve bu aşamada bu ezik ödülü kabul eder ve şikatten vazgeçerek yanındaki dostunu da nefsi bozuğa ayak uydurup arkadaşını satar. Bugüne kadar bu iki ezik ve nefsi bozuklar hep sata sata ve hep dostlarına kazık ata ata yol almaya devam ederler. Benim şahsen merak ettiğim husus şudur. Biri ezik ve diğeri nefsi bozuk bu iki kişinin sonlarını cidden merak ediyorum.

İsimler bilinçi yazılmamıştır. Bekir AKKAYA/04.11.2021/İYAD/KUMRU

BİLGİ EDİNME BAŞVURUSU FORMU

(Gerçek Kişiler İçin) 

Başvuru sahibinin adı ve soyadı:

 

 

DMM

Oturma yeri veya iş adresi:

 

 

MAoooAAA

Türkiye Cumhuriyeti Kimlik No: (Elektronik ortamda yapılacak başvurular için doldurulması zorunludur.)

 

Başvuruya hangi yolla cevap almak istersiniz?

 

Yazılı            

Elektronik     

Elektronik posta adresi: (Elektronik ortamda yapılacak başvurular için doldurulması zorunludur.)

 

İmzası :

 

 

 

           

                           13 . 12 . 2005  

 

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince istediğim bilgi veya belgeler aşağıda belirtilmiştir.

 

Gereğini arz ederim.

İstenen bilgi veya belgeler:

(Not: Ayrılan bölümdeki boşluk yetmediği takdirde, başvuru için boş sayfa / sayfalar kullanılabilir.)

 

1-   2004 – 2005  Eğitim – öğretim  yılı  için  okulumuzdan  kimlerin  aylıkla ödüllendirilmek  üzere  ilçe  milli  eğitim  müdürlüğüne  bildirildiği

 Ve okul  müdürü  tarafından  kaçar  puanla  değerlendirdiğini  gösterir  belgeleri ,

2-  Aylıkla  ödüllendirileceklerin  belirlenmesinde

Görevli  olan  komisyon da  bulunanların  kimler 

olduğunu  ve toplantı  sonunda  almış  oldukları   

komisyon  kararını  belirten  belgenin  bir  suretini

3-  Okul  müdürleri  tarafından  verilen  ismimin komisyona  gelip  gelmediği ,eğer  gelmedi  ise  kim  tarafından  ,  hangi  nedenle  ve  hangi  yönetmeliğe göre  çıkarıldığı ,

4    Aylıkla  ödüllendirme  komisyonunda  görevli  olanların  bu  ödülü  alıp  alamayacağı  ve  teklifinin  yapılıp  yapılamayacağı,

5- Bu yılki  ödülleri  alanların  ,  nereler  adına  aldıklarını  gösteren  belgenin  sureti ,

6 - Aylıkla  ödüllendirmede   nelerin  ölçü  alındığı ,

 tarafıma   yazılı  olarak    verilmesini  ,

Saygılarımla  arz  edrim

 

Değerli Dostum,

1.      SsEe’e ödül verilmesi her şeyi çözer. Ödül sürecinde okuldan gelen evrak işleme koyulmadı ise ve komisyona sunulan listede SsEe yoksa nasıl oldu da değerlendirilmeye alınmayan kişi ödül alır?

2.      Orduya gönderilen yazıyı ve tarihine iyi bakmak gerekir…Anladığım kadarıyla orduya giden listede SsEe isminin olmaması gerekir. Yada sonradan tekraren bir liste yazılmiş olması gerekir…Bunuda ancak komisyondan çıkan imzalara bakmak lazım…Ancak fazla tepki nedeniyle yeni bir imza alınmış olabilir..Açığı kapatmak için

3.      Böyle bir durumda SsEe’e  bu olaya alet olmaması gerekirdi diye düşünüyorum…

4.      İşin doğrusu bana göre SsEe’e bu işin aslını kesinlikle bilir…

5.      Bana kalırsa yaptıkları hatayı SsEe’e işin içine sokmakla telafi ettiler.

6.      Eğer Sendika varsa sendika bu işin peşini bırakmaması gerekir…Gerekse mahkemeye ve gerekse basına sendika açıklamada bulunması gerekir….İşte o zaman seyreyle sen gömbürtüyü..

7.      Dilekçeni okudum….

8.      Saygı ve selamlar…

............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Ne fırıldaklar döner de haberiniz olmaz!

Yardım etmem için bana aşağıdaki dilekçe 2005 yılında ulaştırıldı. Dilekçe sahibi DMM isimli bir dost.  Yönetmelikle belirlenmiş puanlama ile ilgili kurumda çalışanlara bir ödül verilecek. Ve ilgili kurumda iki kişi ödüle layık görüldüğü bir üst kuruma resmi yazı ile bildirilir. Üst kurumda bi nefsi bozuk kendisi kurumda olmadığı halde ve kendisi ödülü hak etmediği halde, yönetmelik dışı alevere dalevere ile kendi ismini yazarak bir başka üst kurula gönderir. En üst kurulda değerlendirme sonucu alevere daleverici nefsi bozuğun ödül aldığı

1 Kasım 2021

Yalanı Yutturma Sanatı ve Kitap Tanıtımı

Bugünlerde Prof. Dr. Abdullah Özbek’in “Bir Eğitimci Olarak Nasrettin Hoca” adlı kitabını okumaya çalışıyorum. Kitap, Esra Yayınları’ndan olup,  Nasrettin Hoca’yı ve fıkralarını tüm boyutları ile yorumlamaktadır. 526 sayfa olan kitap için 530 dip not kullanılmış. Kitap çok geniş bir bakış açısı ile Hocanın fıkra ve mizahlarla neyi söylemek istediğini ele almakta olup, Hocanın gözü ile günümüz insan ilişkileri gözler önüne serilmiş. Son derece akıcı bir üslupla kaleme alınan kitap’ta “Doğruları gizlemek” başlığı ile ele alınan fıkralar o kadar hoş ve güncel ki, şaşırmamak mümkün değil. Gelin kitaptaki ilgili bölüme birlikte göz atalım.

            Kitabın “Doğruları gizlemek” bölümünde, doğruluğun tınımı yapıldıktan sonra,  “doğruluğun zıddı yalancılıktır. Yalancılık, hangi yolla olursa olsun , gerçeklerin saptırılarak söylenmesidir. Doğruluk olmayınca , diğer faziletlerin adını bile saymaya gerek yoktur…Doğruluk, beşeri ilişkilerin temelini oluşturur. Doğru ve güvenilir olmayanlarla bir çete bile oluşturulamaz.” Açıklaması yapılmış.  Kitabın ilerleyen bölümünde “ Çıkarları zedelenen kişiler doğru kişileri kesinlikle sevmezler…Ve doğru kişiler onuncu köyde yaşamayı göze almalı ama “Doğrunun yardımcısı Allah’tır” denilmektedir…Zaman zaman yalan söyleyenler

çevrelerindekileri inandırmak için yemin ettiklerine dikkat çeken Prof.Dr.Abdullah Özbek kitabında“ İnsanların yeminlerine değil, yaptıklarına bakmak gerekir.” Diyerek “lafla peynir gemisi yürümez.” Sözünü hatırlatmış.

            Yalanın en tehlikelisinin “insanların gözlerini doğrulara çevirerek yanlış ve yalanları gizlemek” olarak belirten Prof. Dr. Abdullah Özbek, Nasrettin Hoca’nın “Fıçısı İki Kese Akça!” fıkrasını örnek olarak göstermiş. İlgili fıkrayı birlikte okuyalım:

            Hoca bir aralık su satma işine heves eder. Bunun için iki kese akçe verip, bir boş fıçı satın alır. Sonra bunun içersine çeşme suyu koyarak , bardağını bir akçaya satmaya başlar. Bu sudan içenlerden bir kısmı :

            -Hoca Efendi! Bu su çeşme suyuna benziyor. Sakın bunda bir yanlışlık olmasın?..dedikleri zaman, Hoca da :

            -Vallahi fıçısını iki kese akçaya aldım. Hiçbir yanlışlık yok!..Cevabın verir.

            -----Prof. Dr. Abdullah Özbek, Bir Eğitimci Olarak Nasrettin Hoca adlı kitabında “Fıçısı İki Kese Akça” adlı fıkrayı şu şekilde yorumlanmış.

            Hocanın boş fıçıyı iki kese akçaya aldığı doğrudur. Fakat bu “doğru”, bir yalanı gizlemek için kullanılmaktadır. Yani doğruluk, yalanı yutturmak için kullanılmaktadır. Nedir yalan olan?

            Hoca, kalitesi iyi olan su satması gerekirken, herkesin ulaşabileceği çeşme suyunu satmaktadır. Bundan şüphelenenlere de, asıl gerçeği söylemez. Doğru olan bir şeyi (su fıçısını alış fiyatını) söyleyerek dikkatleri başka yöne çeker.

            Bu yol, insanları adatmada kullanılan hilelerin en tehlikelisidir. Böyle durumlarda doğrular, ağlarda kullanılan yemlere benzer. Yemlerin kaliteli olması, bunlarla ulaşılmak istenen hedefi , hiçbir zaman meşru yapmaz…”Dünyada en çirkin şey, çirkinlikleri ayakta tutan güzelliklerdir.” Hz. Ali Bu durumu “ Hak bir sözün, batıla(gerçek dışı bir şeye) alet edilmemesi.” Şeklinde dile getirmiştir. Yukarıdaki sözlerin büyük bir kısmı ilgili kitaptan aynen alınmıştır.

            Yıllar önce “ çalarken, kimseyi umursama” diye bir yazı okumuştum. O günden bu yana aynı düşünce içersindeyim. Neticede Modern Sosyolojide Ken Keys’i de, İslam Tasavvufu’ndaki insan manzaralarını da inceleme fırsatı bulduk. Ve insanların hangi basamaklarda neyi algılayacaklarını da… Bir çok yerde akılla  - zeka arasındaki farkın izahı yapılmaktadır. Zekanın karaya vurması, aklın noksanlığından, ferasetin yokluğundan meydana geldiğini canlı yayınlarda her gün izliyoruz. Yalanı doğrularla yutturarak hedefe ulaşmak,  zeka ile birlikte aklın ve ferasetin de olmasına bağlıdır. Çıplak bir zeka ile ne keramet ne de istidraç mümkündür.  

            Tarihe mal olmuş tüm filozofların ortak görüşü şu : Ne olursanız olun, ama dosdoğru ve ilkeli olun…Başkalarına göre yanlış dahi olsa inandıklarınıza sadık kalın. İlkenin iyisi kötüsü kişiye göre değişse de size göre doğru olan, en doğru olandır. İlla da bir söylemi olan, kendi doğrularını da, ilkelerini de ortaya koymak zorundadır. Şartlar ve davranışlarda bir değişiklik yoksa bir konu bir gün önce doğru, bir gün sonra da yanlış olamaz. Başkalarını bir şeye inandırmaya çalışanlar, önce o şeye kendilerinin inanıp inanmadığını sorgulamalıdır.

            Nasrettin Hoca en büyük filozoflarımızdan birisidir. Söyledikleri ve esprileri numara yapanların ve göz boyayanların ipliklerini pazara çıkarmak üzerinedir. Hocayı anlamak için sadece zeka değil, akılda gereklidir. Hocanın asıl amacı güldürmek değil, düşündürmektir. “Bir Eğitimci Olarak Nasrettin Hoca” adlı kitap bu amaçla kaleme alınmıştır. (**)

            Buluşmak ümidiyle.

Bu Yazı Karadeniz Haber Postası Gazetesi'nde  28 Şubat 2005 Tarihinde Bekir Akkaya adıyla yayınlanmıştır. 

            (**) MERAKLISINA NOT : “Bir Eğitimci Olarak Nasrettin Hoca adlı Prof. Dr. Abdullah Özbek’in kitabının temin edileceği adres : Esra Basım Yayın Organizasyon –Kürkçü Mah. Başaralı Sok. No : 8/A –KONYA   ---    Telefon : 0 332 350 48 45 –351 03 40

............. © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............