Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

22 Aralık 2021

İlçe Dışına Gidiş Geliş Eğitimi Etkiler mi?

Geçen hafta Ordu'da çok önemli bir toplantıya katıldım. Eğitimde işin uzmanları bize çok önemli açıklamalarda bulundular. Benim daha önceden hep düşündüğüm şu "İlçe dışına gidiş geliş" halinin eğitim-öğretimi etkileme meslesini enine boyuna rakamlarla açıklanması çok faydalı oldu. Bu yazıyı da o yüzden kaleme alıyorum.
             Yıllardır öyle düşünmüş olsam da düşündüklerimi işin uzmanından duymak hem sevindirici hem de üzüntü verici.
               Üzüntü vermesinin sebebi kanuni bir engelin olmaması.
              Sevinmemin nedeni ise tespitin doğru olması.
              Yıllardır Ordu’da eğitimin seviyesi tartışılır.

             Geçen yıl Ordu’da Üniversitelere yerleşme oranı il olarak Türkiye’de 60’cı sırada yer aldığımız açıklanmıştı. Son aldığımız bilgi ise doğru olanın 58’ci sırada olduğumuz. Kesin bilgi Türkiye’de Ordu il sıralamasında 58’ci sırada.
              Bu seviye bana göre çok düşük.
             Ordu’daki liselerin üniversiteye yerleştirme oranı bu.
             Peki SBS’de durum ne?
              Yani ilk ve ortaokul seviyemiz ne?
             Zaten problem de buradan başlıyor.
             İlk ve ortaokulda öğrenci seviyelerinin düşük olması tabi ki liselerin başarısızlığını da sebep oluyor.
             Bunun bir çok nedeni var.
             Geçenlerde bir yerde işin uzmanı, işin uzmanlarına ilginç açıklamalarda bulundu. Kanuni bir engel bulunmamasına rağmen bana göre tespitler doğruydu.
             Uzman aynen şöyle dedi :
             “Merkez dahil Ordu’nun 19 ilçesi var. 19 ilçenin Ordu merkez, Ünye, Fatsa ve Perşembe gibi ilçelerine diğer ilçelerdeki öğretmenler geliş – gidiş yapıyorlar. Öğretmenler görev yaptıkları yerlerde ikamet etmiyorlar.
              Sabahın erken saatinde başka bir ilçede görev yapan öğretmen yola çıkıyor ve okuluna tam dinlenmiş olarak gelmiyorlar. Yorgun argın bir halde sınıflara giriyorlar. Yine ders bitiminde de tekrar kaldığı ilçenin yolunu tutuyor. Hatta dersin bitmesine yarım saat kala pencereden dolmuş gözlüyorlar.
              Bu öğretmenlerin öğrencilere faydalı olmaları mümkün değil” İfadelerini kullandı.
             İlçeden ilçeye geliş-gidiş yapan öğretmenlerin oranının %60-%80 civarlarında olduğu tahmin ediliyor.
             Yıllarca öğretmenlik yapmış biri “ öğretmeni öğrenciler sokakta da görebilmeli. Eskiden öyleydi. Bizler çocuklarla hep beraber olurduk. Sadece okul değil okul sonrası da. Cumartesi – Pazar dahil okulun çevresinden hiç ayrılmazdık” ifadelerini kullandı.
              Bu konuda söylenecek çok şey var.
Aslında asıl konu iç kesimlerde öğretmenler neden durmazlar da sahil kesimlerine koşarlar.
               Sadece öğretmenler değil müdür ve memurlar da soluğu Ünye, Fatsa ve Ordu’da alıyorlar.
              Eskiden bir yasa vardı. Bu kaldırıldı. Ama zorunlu hallerin dışında herkes görev yaptığı ilçede kalmak zorunda olmalı. İlçe dışına çıkma da eskiden olduğu gibi izine tabi olmalıdır.
              Burada yerel yönetimlere de büyük iş düşüyor. Siz ilçede öğretmenlerin oturup dinlendiği bir yer oluşturmazsanız, memurları sosyal yönlerini tatmin edecekleri durum sağlamazsanız insanlar görev yaptıkları yerleri tabi ki sahiplenmezler.
              Ben uzmanların düşüncelerine yürekten katılıyorum.
Bu konuda söylenecek çok şey var.
              Eğitim seviyesinin Ordu’da düşük olmasının en büyük nedenlerinden biri öğretmenlerin ve memurların ilçeler arası bu gidiş gelişleridir.
                Yıllarca köylerde öğretmenlik yapan ben şunu söyleyebilirim.
              “Okulumuzun lojmanı vardı. Ve biz hep okulumuzun lojmanlarında kalırdık. Gece gündüz öğrenci ve velilerimizle de birlikte idik. İlçe dışına çıkış izine tabiydi. Cumartesi, Pazar öğrencilerimizi sınavlara hazırlardık. Hiçbir ücret talep etmezdik.                     Şehri de pek arzulamazdık. Ve çok başarılı idik.
               Şimdi öyle değil.
               Her şey ödüle ve ücrete tabi olduğundan olsa gerek başarısız, mutsuzuz ve yorgunuz.
Bekir AKKAYA / 01 Mayıs 2013 /Kumru

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

İlçe Dışına Gidiş Geliş Eğitimi Etkiler mi?

Geçen hafta Ordu'da çok önemli bir toplantıya katıldım. Eğitimde işin uzmanları bize çok önemli açıklamalarda bulundular. Benim daha önceden hep düşündüğüm şu "İlçe dışına gidiş geliş" halinin eğitim-öğretimi etkileme meslesini enine boyuna rakamlarla açıklanması çok faydalı oldu. Bu yazıyı da o yüzden kaleme alıyorum.
             Yıllardır öyle düşünmüş olsam da düşündüklerimi işin uzmanından duymak hem sevindirici hem de üzüntü verici.
               Üzüntü vermesinin sebebi kanuni bir engelin olmaması.
              Sevinmemin nedeni ise tespitin doğru olması.
              Yıllardır Ordu’da eğitimin seviyesi tartışılır.

Selanikli Fariz Usta'nın Evi

Kumru'nun Mobilya Ustası Selanikli FARİZ USTA'nın Evi
Fotoğraf : Facebook KUMRU HATIRA DEFTERİ

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Selanikli Fariz Usta'nın Evi

Kumru'nun Mobilya Ustası Selanikli FARİZ USTA'nın Evi
Fotoğraf : Facebook KUMRU HATIRA DEFTERİ

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

XV ve XVI. YÜZYILLARDA CANİK SANCAĞI'NIN İDARİ BÖLÜNÜŞÜ


Kaynak : Mustafa BOLGİ


.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

XV ve XVI. YÜZYILLARDA CANİK SANCAĞI'NIN İDARİ BÖLÜNÜŞÜ


Kaynak : Mustafa BOLGİ


.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Güzel Bir Hikaye; “Akıllı İnsanlar”

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ilegidermiş. Yine bir konferansa
gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü
Einstein’a;

... “Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken
ben de arka sıralarda
oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her
şeyi kelimesi
kelimesine biliyorum” demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte
bulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç
tanımıyorlar… O halde
bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim
yerime sen konuş,ben de
arka sırada seni dinlerim.”

Şoför, gerçekten
çok şahane ve başarılı bir
konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru
cevaplamış. Tam yerine
oturacağı sırada bir kişi,
o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir
fizik sorusu sormuş.

Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok
garip” demiş.
Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı
işaret ederek şöyle devam
etmiş:

“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü
çağıracağım ve sorduğunuz soruyu,
göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”

Netice:

1-AKILLI İNSANLAR, AKILLI İNSANLARLA
ÇALIŞIR
ve

2-İNSANIN ZEKİLİĞİNİN YANINDA UYANIKLIĞIDA İNSANA ÇOK ŞEYLER KAZANDIRIR……


--
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Güzel Bir Hikaye; “Akıllı İnsanlar”

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ilegidermiş. Yine bir konferansa
gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü
Einstein’a;

... “Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken
ben de arka sıralarda
oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her
şeyi kelimesi
kelimesine biliyorum” demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte
bulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç
tanımıyorlar…

Hayvanlardan Dersler

Yaşamın çoğu alanında insanlar başkasını tanımlarken ya da kendisinin tanımlanmasında bazı hayvan isimleri kullanır. Ya kızar kızdırılır, ya da sevinir sevindirir. Hayvan türü önemlidir?

Bunun yanında insan doğası itibariyle ya kendi cinsinden ya da hayvanlardan ders te alır. 

Dişi aslan

Hayvanlar bir gün, Kim daha çok çocuk doğurabilir? diye çekişmeye başlarlar. Hep birlikte dişi aslana gidip danışırlar.

Sen kaç çocuk doğurabiliyorsun, diye sorarlar aslana. Bir, diye yanıtlar dişi aslan. Fakat ben aslan doğururum.

Dersimiz; Nitelik nicelikten önemlidir.

---------------

Yengeç ile annesi

Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum? diye sorar anne yengeç çocuğuna. Düzgün yürüsene, der.

- Pekala anne, der çocuk.

- Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim.

Dersimiz: hareketler sözlerden önde gelir

---------------

Aslan, Koyun, Kurt ve Tilki

Aslanın biri, bir koyunu yanına çağırır ve nefesinin kokup kokmadığını sorar.

Eve, diye yanıtlar koyun. Aslan bu yanıta kızar ve koyunu oracıkta parçalar.

Daha sonra kurda seslenip yanına çağırır, ona da aynı soruyu sorar.

Hayır, diye yanıtlar kurt korkudan. Ancak o da yağcılık yaptığı için aslanın öfkesinden kurtulamaz.

Sıra tilkiye gelmiştir. Aynı soruyu tilkiye de sorar. Tilkinin yanıtı şöyle olur;

- Üzgünüm, üşütmüşüm biraz, o yüzden burnum koku almıyor.

Dersimiz: akıllı kişi tehlikeli durumlarda konuşmaz.

 ------------

Kazlar ve Turnalar

Kazlar ve turnalar, bir gün aynı tarlada yiyecek ararlarken birden yanlarına yaklaşmaya çalışan avcıyı fark ederler. Turnalar daha çevik ve hafif oldukları için hemen uçarlar. Oysa kazlar ağır hareket ettikleri için avcıdan kurtulamazlar.

Dersimiz: yakalananlar her zaman suçlu olanlar değildir.

 -----------

Hasta geyik

Yaşlı bir geyik hasta düşer ve daha rahat otlayabilmek için güzel otlarla dolu bir çalılıkta yaşamaya başlar. Her hayvanla iyi geçindiği için pek çok hayvan sık sık geyiğin ziyaretine gelir.

Zamanla her gelen hayvan bu güzel otlardan tatmaya başlayınca, kısa süre sonra tüm otlar biter. Geyik hastalıktan kurtulur ama yiyecek hiçbir şey kalmadığı için bir süre sonra açlıktan ölür.

Dersimiz: Bazen iyi şeyler paylaşıldıkça bitebilir, elimizdekinin değerini bilelim.

 ------------

Farelerin toplantısı

Bir gün fareler bir araya gelirler ve başlarına musallat olan bir kediden kurtulma planları yaparlar. Pek çok fikir öne sürülür. Hiç biri kabul görmez.

En sonunda genç bir fare kedinin boynuna bir çan asmayı önerir. Böylece kedi kendilerine yaklaşırken, farkına varacak ve kaçabileceklerdir. Bu öneri fareler tarafından alkışlarla onaylanır.

Bu arada, bir köşede sessizce onları dinlemekte olan yaşlı bir fare ayağa kalkar ve bu önerinin çok zekice olduğunu, başarılı olacağından hiç kuşkusu olmadığını belirtir. Fakat, der. Kafamı bir soru kurcalıyor. Aramızdan kim kedinin boynuna çan asacak?

Dersimiz; İyi plan yapmak ayrı, o planı gerçekleştirmek ayrıdır.

 ---------

İnsanlar, İnsan olduğunu:

Çocukken; masal'lardan,

Büyüyünce; kitap'lardan,

İhtiyarlayınca da; arkalarında kalan yaşamlarından öğrenirler.

 ------------

Bir işin ne olduğunu, nasıl yapılabileceğini biliyorken susanlar, harekesiz kalanlar olabilir. Ancak susmaları ve hareketsiz kalmaları topluma ve insanlığa ihanettir.

Tarih; haini de kahramanı da yazar. 

 ------------

Günün Sözü: Okumayan, düşünmeyen, ders almayan insanın zararı büyük olur.

-----------

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............