Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

20 Şubat 2022

Hacı Emin PAYAT Abi'ye Bir Fatiha....(2009'da Vefat Etmişti)

Kumru siyasetinin en tanınmış simalarından ve 1994’ten bu yana aralıksız İl Genel Meclis Üyesi seçilen Hacı Emin Payat’la kısa bir sohbet gerçekleştirdik.
Kumru siyasetinin en hareketli ve herkesin çok yakından tanıdığı Hacı Emin Payat siyasete 1987 yılında Refah Partisi İlçeBaşkanı olarak başlamış. 1950 doğumlu olan Hacı Emin Payat 1980’den sonra altı yıl Kumru İmam Hatip Lisesi Dernek Başkanlığında da bulunarak şimdiki İmam Hatip Lisesinin kurulmasında aktif görev almış ve bugünlere taşıyan fedakâr insanlardan biri.
1991 yılında Refah Partisi İlçe Başkanlığına getirilen Hacı Emin Payat, Refah Partisinin kapatılmasından sonra , Fazilet Partisinden 1994 yılında İl Genel Meclis Üyesi olarak hizmetlerine devam etmiş. Fazilet Partisi’nin kapatılmasından sonrada İl Genel Meclis Üyesi olarak Ak Patiye geçmiş ve bu partide görevini sürdürmüş.
AKP’nin Kumru’da Kurucu Üyesi olan Hacı Emin Payat 2004 yılı seçimlerinde tekrar Ak Parti’den İl Genel Meclis Üyesi olarak seçilmiş. 2002 yılı öncesi ile 2002 sonrası çalışmaları arasında çok farklılıklar olduğunu ifade eden Hacı Emin Payat, 2002’den sonra Kumru’da olduğu gibi tüm ilçelerde büyük hizmetlerin yapıldığını, yasaların ve mevzuatın değişmesi ile İl Genel Meclis Üyelerinin büyük hizmet yapmaya başladığını ifade etti..
Üst üste dördüncü dönem olarak son yapılan 2009 seçimlerinde tekrar Ak Parti’den İl Genel Meclis Üyesi olarak seçilen Hacı Emin Payat, Yeni oluşturulan İl Genel Meclisinde ise beş üyeden oluşan il daimi üyelerden biri olarak görev aldı.
Kumru’nun tüm köy ve mahalle yollarında 1994 yılından bu yana çok fazla katkısı olan Hacı Emin Payat’a KUMRU HABER İNTERNET SİTESİ OLARAK teşekkür ediyoruz. Bekir AKKAYA/KUMRU HABER/KUMRU
Bekir Akkaya'ya gelen Derya Yıldırım'ın Gönderdiği Mesaj ve yorumlar Kumru Haberci Gezetesimde Yayımlanmıştır. İşte O mesajlar...

**********Sitemizde yayınlanan yazı, fotoğraf ve dokümanlar başka bir site ya da dergi-gazetede yayınlanacaksa önceden yazılı izin gerektirir. Sitelerimizde yayınlanan diğer doküman veya belgeler , kaynak gösterilmek ve sitesinin ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.Bekir AKKAYA **********

Hacı Emin PAYAT Abi'ye Bir Fatiha....(2009'da Vefat Etmişti)

Kumru siyasetinin en tanınmış simalarından ve 1994’ten bu yana aralıksız İl Genel Meclis Üyesi seçilen Hacı Emin Payat’la kısa bir sohbet gerçekleştirdik.
Kumru siyasetinin en hareketli ve herkesin çok yakından tanıdığı Hacı Emin Payat siyasete 1987 yılında Refah Partisi İlçeBaşkanı olarak başlamış. 1950 doğumlu olan Hacı Emin Payat 1980’den sonra altı yıl Kumru İmam Hatip Lisesi Dernek Başkanlığında da

Fizme Alimleri Dualarla Anıldı (Arşiv Haber)

Fizmeli Abdi Hoca
Bu yıl ikincisi düzenlenen Fizmede alimleri anma proğramına yüzlerce kişi katıldı. Beş yüzün üzerinde vatandaşın katıldığı proğrama bayanların da ilgisi büyüktü.

Geçen yıl Ecelli Mahallesi Büyük Mezarlıkta yapılan proğram bu yıl Dikmeci denilen Dua yerinde gerçekleşti. Proğrama katılan yüzlerce insana yemek ikramında bulunuldu.
Fatsa Yavuz Selim Teşkilatı Kumru şubesi tarafından gerçekleştirilen proğrama iki Fizme’nin dışında çevre ilçe ve köylerden de yüzlerce misafir iştirak etti.
Fizme Belediye Başkanı Hikmet Bilu’nun da hazır bulunduğu proğram Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ve Kuran-ı Kerim okunması ile başladı.

Kumru Yavuz Selim Teşkilatı adına bir konuşma yapan Atıf Bilgü Proğramla ilgili bilgi verdi. Atıf Bilgü Hoca bu proğramda emeği geçen başta emekli İmam Hatip Cemal Çaya olmak üzere tüm görev alanlara teşekkür etti. Samsun İlkadım Belediyesi görevlilerinden Şamil Bilgü’nün sunuculuğunu yaptığı proğramda çok sayıda konuşmacı alimler üzerine bilgi verdi
Fizmenin geçmişi ve özellikle de Alimleri ile tanındığını belirten konuşmacılar bu proğramın ileriki yıllarda da devam edeceğini belirttiler. Fizmenin ünlü alimleri olan Abdi Hoca, Hamit Hoca ve Abdullahi Mekki Hazretlerinin hayatlarının anlatıldığı proğramda ayrıca gelmiş geçmiş Kumru’nun alimleri ile de bilgi verildi.
Toplu olarak kılınan öğlen namazının ardından toplu olarak dualar yapıldı ve kabirler ziyaret edildi. Tüm proğrama katılanlara yemek ve tatlılar ikram edildi. Bekir AKKAYA/21.01.2010 /KUMRU HABER/KUMRU
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Fizme Alimleri Dualarla Anıldı (Arşiv Haber)

Fizmeli Abdi Hoca
Bu yıl ikincisi düzenlenen Fizmede alimleri anma proğramına yüzlerce kişi katıldı. Beş yüzün üzerinde vatandaşın katıldığı proğrama bayanların da ilgisi büyüktü.

Geçen yıl Ecelli Mahallesi Büyük Mezarlıkta yapılan proğram bu yıl Dikmeci denilen Dua yerinde gerçekleşti. Proğrama katılan yüzlerce insana yemek ikramında bulunuldu.
Fatsa Yavuz Selim Teşkilatı Kumru şubesi tarafından gerçekleştirilen proğrama iki Fizme’nin dışında çevre ilçe ve köylerden de yüzlerce misafir iştirak etti.
Fizme Belediye Başkanı

HEM MODERN HEM DE MÜSLÜMAN OLMAK /Bekir AKKAYA

Tam olarak ifade edemediysem de zaman zaman ilimlerine ve takvalarına güvendiklerimle bir yolunu bulup aşağıdaki düşüncelerimi az da olsa paylaşmışımdır. Karşımdakilerin böyle bir kafa karışıklığı ya da rahatsızlıkları olmasa da ben cidden kendi yaşantımdan hep rahatsız olmuşumdur. Net olarak ne kafa karışıklığımı ne de sorduğum sorunun cevabını tahmin edebilmekteyim.

 Bu yazıdaki olumsuzluklar belki de benle ilgili olup, benim dışımdakiler açısından hiçbir geçerliliği de yoktur. Bu nedenle de yazımın asıl muhatabı yine kendim olup, bir noktada bu yazı kafa karışıklığımı sizinle bu yazı vasıtası ile paylaşmak olacaktır. Hepsi bu kadar.

Bugünlerde “Elhamdü lillah” elli yaşıma bastım. Çok yaşlandığımı düşünüyorsanız, ben kendim öyle düşünmüyorum. Dünle-bugünkü hayatımdaki en önemli fark daha modern Müslüman oluşumdur. Modern Müslümanlığımdan kastım parasal yönden daha iyi durumda oluşumdur.

Tam zengin olmasam da Fakirlik zamanlarımdaki Müslümanlığımla, şimdiki Müslümanlığımın arasında en önemli etken bana göre para. Paraya kavuştukça Müslümanlık algılayışımda da yaşam şeklimde de önemli değişiklikler oluyor.

Ramazanın gelmesine az bir zaman kaldı. Benim açımdan bu ramazanda daha hoş ve keyifli geçecek. Şimdiden iftarda yiyeceğim tatlılar bile belli. Çapımıza göre Kumru’da zengin sofralarında mutlak bir yerimiz kesinlikle vardır. Kendi çağıracağım iftarlık ve ramazanlık zengin dostlarımı çağırmadığım günleri saymazsam epey zengin dostlarımda mutlak beni iftarlarına çağıracak. Birbirinden leziz yemeklerle güle oynaya ramazanımız tutacağım İnşallah!

Gerçekten İslam fakirin üzerinde durmuyor. Dursa da hiç hoş görünmüyor. Gönülde güzeli ve zenginliği istiyor.

Babam çok şükrederdi nefse hoş gelen şeylerden hep kaçınırdı. Müslümanlık zor derdi.

Gerçekten o zaman öyleydi. Şimdi Müslümanlık çok kolay ve hoş. Ve bugün ben şahsen Müslümanlığımdan son derece memnunum.

Geçenlerde önemli bir yerde hizmet yapan ve Müslümanlığından hiç taviz vermeyen bir arkadaşla bir araya geldik. Anlattı ve ben de hep dinledim. Sonun da “ Müslümanlıklarını eleştirdiklerinle senin aranda bir fark var mı?” dedim.

“Orucumu tutuyorum” dedi.

“Namazımı kılıyorum.” Dedi.

“Duamı yapıyorum” dedi. Dedi de dedi…

“Tamam da” dedim.

“İslam yasak etti de, sen nefsin istediği halde hangi yasağı yerine getirmedin?

“Zor geldi de, çıkarına zarar verdi de “Allah için” hangi fedakarlığı yaptın?

“Evinde ya da bulunduğun yerde İslam’ın hangi hükmü gerçekten zor geldiği halde uygulamak zorunda kaldın?”

Ben çok sordum. O hep bana “yapsan da yapmasan da hiçbir yaptırımı olmayan ibadet, dua” türü şeylerini söyledi durdu.

İnanın bizim evle sizin evin büyük ihtimal hiç farkı yoktur.

Bizim evde televizyon hiç kapanmaz. İzlerken hiçbir kanal ayrımı yapılmadığı gibi hiçbir dizi ya da bilmem ne proğramı ayrımı da yapılmaz.

Allah’a şükrolsun çol çocuk hep birlikte Müslümanız evimizde. Sizi bilmiyorum ama Müslüman olmasaydım bizim evde ne değişirdi acaba?

Ya da ben Müslüman olmasaydım nasıl bir hayat yaşardım acaba?

Bundan on yıl önce sünnet düğünü yapmıştım bizim ufaklığa. Ama ne düğün olmuştu ve muhteşemdi. İstanbul’da gittiğim bir Hıristiyan dostumun düğünü benimkinden pek farklı değildi. O Hıristiyan’dı, ben ise Müslüman. Onlar benden farklı düğünlerini Kilisede yapmışlardı. Ben ise evde ve salonda…

Gerçekten modern Müslümanlık güzel ve hoş. Nefse ve göze hitap eden hiçbir şeyi yasaklamıyor. Ben de bundan son derece mutluyum. Çoktata hoşuma gidiyor.

Ben mutlaka davetleri kaçırmam. Hele de yemekli ve eğlenceli olursa hiç kaçırmam. Üstelik davete icabet etmek “sünnettir” O yüzden özellikle kaçırmamaya özen gösteririm.

Düğünlerimiz ise gerçekten muhteşem olur. Paralı Müslümanların düğünleri ise gerçekten bir ziyafet ve gösteri alanı gibidir. Kesinlikle ağızlardan su akıtır.

Renk renk elbiseler ve saç modelleri. Çocukluğumdan bu yana mini etek benim hep hoşuma gitmiştir. Eğer Ankara pavyonlarına yolunuz düşmüşse “Ankara” havalarına oynayan kızları izlerken yüreğiniz atmıyorsa kendinizden şüphe edin. Şahsen bir modern Müslüman olarak bu günahlarımı da çok görmeyin. Banada kimse “kalbim temiz” ayakları da yapmasın. Bir modern Müslüman olarak ya da klasik Müslüman olarak bütün haramlar benim hoşuma gider. Hoşuma gitmesine rağmen gerek Allah korkusundan, gerekse örf, adet, ya da kanun korkusundan hoşuma giden şeyleri yapma imkanım olmaz.

Modern ya da para endeksli benim gibi Müslümanlarda bir çelişki var. Ya da bana öyle geliyor. Ama bu şahsen benim hoşuma gidiyor. Düğünlerimiz renk renk ve cıvıl cıvıl. Son derece modern türbanlı hanımlar, şık giyinimli beyler. Yaşamasını bilen Müslümanlar.

Müslümanlık çağ atlıyor. Bundan 50 yıl öncesi Müslümanlığı yok artık.

Şimdiki Müslümanlıkta acı ve ıstıraba yer yok.

Şimdiki Müslümanlıkta fakire ve yoksula yer yok.

Şimdiki Müslümanlıkta garibe, kimsesize yer yok.

Şimdiki Müslümanlıkta çirkine, özürlüye yer yok.

Şimdiki Müslümanlıkta parasızlığa yer yok.

Şahsen ben bu Müslümanlığımdan son derece memnunum. Büyük ihtimal siz de öylesinizdir.

Şükrolsun her yıl tatilimi yapabiliyorum.

Şükrolsun çocuklarımı okutabiliyorum.

Şükrolsun İstediğim yemeği mideme doldurabiliyorum.

Şükrolsun haftada bir gün çokcuklarımla sinamaya ya da tiyatroya gidebiliyorum.

Şükrolsun bir oğlum imam, diğer oğlum müftü.

Şükrolsun fazlalıklarımı ya da dar gelen giyemediklerimi fakirlere ulaştırabiliyorum.

Şükrolsun teravihi kaçırmam, zenginleri iftara çağırırım.

Bu Müslümanlık insana yaşama sevinci veriyor. Heyecanlandırıyor. Tek korkutan tarafı ölüm. Gerçi ölüme kadar da büyüklerimiz tarafından mutlak bir önlem alınmalı.

Bir modern Müslüman olarak benim isteklerim büyüklerimden şunlardır.

1. Mezarlılar mutlaka şehirden ya da yerleşim alanlarından on kilometre uzaklara taşınmalıdır. Mezarlıklar ise mutlaka park ve piknik alanlarına dönüştürülerek ölümü hatırlatacak tüm yapılanmalar ortadan kaldırılmalıdır.

2. Ölen kim olursa olsun yaşama sevincini ortadan kaldıran fiil ve davranışlar yapılmamalı, sesli “sela”lar yasaklanmalı, cenazelerde gece defnedilmelidir.

3. Yaşa sevincini olumsuz yönde etkileyen “ölüm”gibi konuşmalar hatta sözler ve ilahiler kesinlikle yasaklanmalıdır.

4. Hastanelerde ziyaretler yasaklanmalı, yaşama sevincine olumsuz etki yapan hasta ve hastalıklar gözlerden uzaklaştırılmalıdır.

5. Para bulamayıp modern Müslümanlığının kalitesini artıramayanlar için ayrı bir bölge oluşturulmalıdır.

6. Fakir Müslümanların ya da göz ve nefis yönü olmayan düğünler ve davetler kesinlikle yasaklanmalıdır.

Bu önlemler artırılırsa modern Müslümanlar da hayat standartlarını bir ölçüde artırmış olurlar. En azından “göz görmezse gönül katlanır” türünden vijdanlarını bari bir ölçüde rahatlatırlar.

Bugünün Müslümanlığı gerçekten güzel. Ve gerçekten keyifli. Bu Müslümanlığın icaplarını yerine getiremiyenler başka hiçbir dinin gereklerini yerine getiremezler.

Bir kere bu Müslümanlıkta Allah’tan korkulmaz. Allah’la da korkutulmaz. Allah iyi ve mutlu hatta keyifli olanları sever ve hatta öper.

Bu Müslümanlıkta gelinler kaynanalarına da kaynatalarına da bakmak zorunda değildir. Hatta çocuklarına bile. Hatta kocalarına bile.

Bu Müslümanlıkta anne –baba pek önemli değildir. Büyümüş oğluna da kızına da karışamaz. Evvel Allah bu tür konularda yüzlerce fetevacılarımız mevcuttur.

Bu Müslümanlıkta kandillerimiz çoktur ve de “Cennet annelerin ayağı altındadır” ve dahi bir anneler gününde bir demet çiçekle ve ufak bir mesajla cennete gidilir.

“Hoş Gelmişsin Ya Şehri Ramazan” türü mahyalarımız, karagözle Hacivatlarımız, zenginlere iftar sofralarımız bin bir türlü yemeklerimiz ve terevihli ramazan gecelerimiz mevcuttur evvel Allah!

Plajlar güzel yerlerdir ve buralardan da Müslümanlar istifade etmelidir.

Lüks oteller güzel yerlerdir ve buralarda modern müslümana göre uyarlanmalıdır.

Anne ve babalar yüktür. Ve hastalara bakmak zordur. Anne ve babalar günü Müslümanlar için de yaygın bir şekilde uygulanmalıdır.

Misafir ağırlamak güç ve zordur, eve kimseler alınmamalıdır ve bu modern çağda misafir ağırlamak ilkelliktir.

Buna benzer fiil ve davranışlar hayatın içersinden çekilmeli, Müslümanlar da keyif içersinde hayat sürmelidir.

“Fakirsen Bizden değilsin!” “Yaşamasını bilmiyorsan ne işin var dünyada!”

İşin özü “güzel yaşamaktır Müslümanlık. “

Çalsın davullar, yansın mahyalar…

Şükrolsun paylaştım sizlerle Müslümanlığımı.

İşte ben Elhamdü Lillah böyle bir Müslümanım…

RAMAZANINIZ MÜBAREK OLSUN!

Bekir AKKAYA/ 19 Ağustos 2009 /KUMRU HABER/KUMRU
--------
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

HEM MODERN HEM DE MÜSLÜMAN OLMAK /Bekir AKKAYA

Tam olarak ifade edemediysem de zaman zaman ilimlerine ve takvalarına güvendiklerimle bir yolunu bulup aşağıdaki düşüncelerimi az da olsa paylaşmışımdır. Karşımdakilerin böyle bir kafa karışıklığı ya da rahatsızlıkları olmasa da ben cidden kendi yaşantımdan hep rahatsız olmuşumdur. Net olarak ne kafa karışıklığımı ne de sorduğum sorunun cevabını tahmin edebilmekteyim.

 Bu yazıdaki olumsuzluklar belki de benle ilgili olup, benim dışımdakiler açısından hiçbir geçerliliği de yoktur. Bu nedenle de yazımın asıl muhatabı yine kendim olup, bir noktada bu yazı kafa karışıklığımı sizinle bu yazı vasıtası ile paylaşmak

19 Şubat 2022

NE BİÇİM (NE) BİR ŞEY? / BEKİR AKKAYA

Hayatım boyunca kendimin çok okumayla geliştiğini düşünürdüm. Ne zaman iki insan tanıdım bugüne kadar biriktirdiğim tüm bilgiler ve birikimler allak bullak oldu.

Bu iki insandan biriyle 1997 , diğeriyle ise 2004 yılında karşılaştım. Bu iki insandan biri dünya değerlerimi, diğeri ise ahret
ve inanç değerlerimi allak pullak etti. Bilhassa 2005 yılından bu yana morfin yemiş gibiyim.

“Oksimoron” kısaca “birbiriyle çakışan iki özellik” Olarak tarif edilir. Bir sohbet ortamında “işlerimin hep rast gittiğini” söylemem üzerine “Oksimorun”’un yerel bazda temsilcisi “Bu bendeki durumun “İstidraç” olduğunu söyledi.

Bir başka zamanda ise görüntüden ibaret olumsuzluk ve