Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

3 Mart 2020

Filistinli Kız Selam Sana /Abdullah Saygı

Not: Bu yazı 2009 yılında yazılmıştır.
Sözde uygarlık sözde medeniyet sevgi hoşgörü ve insan haklarının merhametin bittiği kan ve vahşet   medeniyetinin   hâkim   olduğu   bulutların   bile   artık   kan   kızılı   olduğu   bir   medeniyet kuruluyor, Kuruldu.  İnsanların gözyaşının bittiği   hatta  gözlerden  akan   yaşın  kanlı  olarak  gözyaşının   bittiği   bir coğrafya   bir   insanlık   güruhu   oluştu.   Artık   gözyaşı   akıtacak   insanlar   yerine   bulutların gökyüzünde ağlamaya başladığı bir coğrafya bir medeniyet kuruldu. Evet, Ağlamak Sevmek, Mutluluk diye âcizane değindiğim hislerimi hep yaşadık yaşıyoruz. Ama bu asırda artık
ağlamanın bitip Sevmek ve mutluluk üzerine binalar gelecekler inşa edilir diye düşünür dururuz. Ama yanılıyoruz.
Çünkü daha ağlamak dediğim duyguyu anlamış değiliz. Başkaları   bizi   ağlatmadan   ağlamayı   bilmek   diye   haykırırken   gerçekleri   anlayarak   yaşama geçirmeyi bilemediğimiz için hala içerde kısır döngü iç kavgalarımız devam edip duruyor. İçerde bizler kavgamızı ben yerine biz demeyi öğrendiğimiz gün ülke olarak millet olarak bizleri ağlatacak hiçbir güç karşımıza çıkamayacaktır.
Bakın Irak, Filistin ben yerine biz demeyi hala öğrenememesi sonucu hep başkaları tarafından ağlatılmaya devam ediliyor. Biz demeyi öğrenip ağlatılmadan ağlamayı bildiğimiz öğrendiğimiz gün karşımızda kimse durmayacaktır Âlim ulema olmaya gerek yok. Dünyada Müslüman toplumlara ülkelere bakın. Hep batının uygarlık medeniyet insan hakları ve özgürlükte bir numara olduğunu hatırlayalım. Nasıl mı?
Geçmişe   tarihe   bakın   nasıl   özgürlükler   insan   hakları   medeniyetler   kurulmuş   bizlere   de öğretiyorlar bakın. Vietnam,   Kamboçya,   Azerbaycan,   Türkistan,   Bosna   hersek,   Karabağ,   Somali,   Kıbrıs,B ulgaristan,  Afganistan, ırak ve Filistin. Ne güzel değil mi?
Kendi sömürgesini ilelebet sürdürme ve kendi milliyetinden olamayan tüm varlık âlemini yok etme üzerine beyni programlanmış bir milletten ne beklenebilir. Tarihi bu kadar geri çevirerek yapılan gerçeklerden biri de dünyada adaleti insan hakkının merhametin ne olduğunu hoşgörü imparatorluğunu   ecdadımızla   gören   ve   yaşayan   milletler   şimdilerde   neredeler.   Tarihte yaşadıklarından   hiçbir   şey   almadan   ihtiras   ve   benlik   duyguları   ile   hareket   etmeye   devam ediyorlar.
Bu gün batı batı diye medeniyet adresi sunan ama kan ve vahşet medeniyetinden başka düşünce yaşama geçirilemeyen bir güruh oluştu dünyada. Kendinden başka hiçbir nesneyi düşünmeyen bana dokunmuyor ya bin yaşasın diyen bir güruhta bir tarafta.
Dünya günümüzde işte budur. Medeniyet budur. Sevgiden uzak sevilmeden uzak mutluluktan uzak maneviyattan uzak insan olma ve yaşamanın ne anlama geldiğinden uzak toplumlar güruhu. İşte medeniyet budur.
Günümüz asrında hala ağlayan toplumlar var ama bizlere sıra gelince mi ağlayacağız.
Ey Türk ve Müslüman Ülkeleri! Batı dünyasının para kasası sponsoru Ortadoğu yerini bil. Milletini bil. Kuru şakşakçılık devri bitti bitiyor. Artık ortaya sahneye çıkma zamanı neredesiniz. Ağlayan inleyen topraklar bir gün sizlerinde ağlatılacağını hatırlatmıyor mu sizlere.
Daha dün Karabağ Somali Bosna  özgürlüğün en görkemlisinin yerleştirildiği ırak  sınırsız özgürlükleri göremiyor musunuz? Artık. Bakın demokraside geliyor Irak’a hamide sınırsız. Bu işler sıra ile bu gün Filistin yarın Suriye İran velhasıl Türkiye. Evet.S avaşın ve savaşmanın ne için olacağını iyi bilen, amma velâkin savaşırken bile insanlığın ve insanı   yaşatmanın   gereklerini   bilen   bir   milletin   torunları.   Bizleri de   sınırsız   ve   büyük özgürlüklerin yaşandığı bir ülke haline getirmek isteyenlere birliğini dirliğini ve maneviyatını bilen bir toplum olmamızın bin el bir yumruk olmamızın zamanıdır.
Çanakkale   de   yaralı   Anzak   askerini   taşıyan   Mehmetçiğin   dünyada   insanlığa   verdiği   dersi öğrenmiş bu ruhu taşıyan 72,5 milletin bir yumruk olma günü artık.
Kısır döngü çatışmalardan uzak, ihtiras ve heveslerden uzak kavga ve çıkarlardan uzak koltuk ve siyaset çıkarlarında uzak olma günüdür artık.
Bakın bugün Filistin’e kendi içinde kavgası hala bitmiyor. Şucu bucu diye ikiye bölünmüş kan ve vahşet medeniyetçileri bir yerden içerde kendileri bir yerden vurup duruyor. Vahşileşmiş bir insan güruhu dolaşıyor ortada. Bir olma gününde bile parçalı olunabiliyormuş vay be… Yazık yazık.. İnleyen şu Analara Bacılara Çocuklara. Eyvahlar .Eyvahlar orta doğuya eyvahlar seyreden batı sponsoru tüm milletlere, toplumlara eyvahlar olsun eyvahlar. Gün gelecek özgürlük ve medeniyet demokrasi sizlere de yerleştirilecek. Susmaya devam edin seyirci olarak perde arkasında olmaya devam edin. Size dokunmuyor bin yaşasın.
Küçük bir Filistinli kız  çocuğu televizyon ekranlarında ey duyun beni artık ben Filistinim haykırışı gözümden gitmiyor. Yürekler sızlatıyor. Şarapnel parçalarının minicik bedenlerin kol bacaklarını kopardığı karınlarını deştiği fosforlu bombaların yaktığı yıktığı Ana Baba Gardaş evocağın   söndüğü   kül   olduğu   çocuğun   haykırışları   inletiyor   perdeyi,   dünyayı.  
Gören   Kim. hisseden kim içinde acı duyan kim velhasıl Kim Kim Kim…Tabiî ki bugün sadece Filistinli başka.? Kim   Sorusuna   bakarsan   tüm   dünya   ayakta.B irleşmiş   Milletler   dahi   ayakta   dünyanın   her tarafında savaşa hayır. Bu vahşet durdurulmalı diye herkes konuşuyor ama icrata gelince sonuç sıfır.K an kokuyor dünya artık temizlenmesi için yeni bir kan görmemiş nesil gerek. Olur mu.? Çok Zor.
Çünkü İsrail inandığının gereğini yapıyor. Başkada izahı olamaz bunun. Uyan Ortadoğu uyan, uyan dünya uyan, yaşadığın bu atmosfer yaşadığın bu evren kan kokuyor kan akıyor artık durdurma zamanıdır. Dur deme zamanıdır.
 Bu bir vahşettir.İnsanlık için özgürlük için dinler arası diyalogcular nerdesiniz. Uyanın. Tek bir ALLAH’a dua edenler nerdesiniz.
Hıristiyanlar, Yahudiler, Müslümanlar nerdesiniz. Pasta dilimlerinden kaç parça düşer hesabını mı yapıyorsunuz Filistinli kızın feryadını artıkd uymuyor musunuz?
Sen ağla sen Filistinli kız Zalimleri gözyaşların boğacak Bu karanlık devir geçmez sancısız Güneş senin gözlerinde doğacak. Dünya çocukları için kuşlar gibi uçmayı balıklar gibi yüzmeyi unutturanlar artık insanlığa insan gibi yaşamayı bilenlerin varlığını anlatması gerekir. Bu vahşeti yapanlara insanlığın gereğini hatırlatmak gerekir.
Hadi tüm insanlık hep birlik olalım. Her rüzgâra bir tozH er hayale bir can Her düşe bir umut Bulunabilir.
Ama kolay bulunmayan tek şey dostluktur. Dost olmayı öğrenelim, Öğretelim. Kan kin nefret tohumlarını artık yeşertmeyelim.
Varlık elde edilen zenginliktir. Zengin çok mala sahip olana değil zengin kalbi olana denir. Bunu tüm dünyaya öğretelim. kalb zenginliği olmayan toplumların ne kadar büyük servete sahip olurlarsa olsunlar fakir olduklarını öğretelim. İyi olan ne varsa paylaşılacak dost olmayınca ne anlamı vardır.
Evet, bugün Filistin ağlıyor. Biz onunla beraber ağlayabiliyor muyuz? İnsanlığın ağladığı bir vahşet için biz ağlayabiliyor muyuz? Biz derdine dermen olma yolunda bir şeyler yapabiliyor muyuz?
Kısaca dost olabiliyor muyuz? Evet, Filistinli kız Umarım isteklerine gözlerindeki o bakışa yüzündeki o masumiyete bakınca umarım. Sen İnsanlık onuru için benimle oldun. Sen benimle ağladın. Sen benimle üzüldün. Sen ağam sen Gardaşım sen Bacım sen Anam sen Babam oldun. Dediğini umarım.
Sana selam acı dünyanın masum yüzlü kızı Temiz, Huzurlu, Saygınlığını kazanmış İnsanların insanca yaşayabileceği bir dünya sizinle olması dileğimle.
Selam sanaVesselam.
Abdullah SAYGI/04.02.2009/Karacabey
****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Filistinli Kız Selam Sana /Abdullah Saygı

Not: Bu yazı 2009 yılında yazılmıştır.
Sözde uygarlık sözde medeniyet sevgi hoşgörü ve insan haklarının merhametin bittiği kan ve vahşet   medeniyetinin   hâkim   olduğu   bulutların   bile   artık   kan   kızılı   olduğu   bir   medeniyet kuruluyor, Kuruldu.  İnsanların gözyaşının bittiği   hatta  gözlerden  akan   yaşın  kanlı  olarak  gözyaşının   bittiği   bir coğrafya   bir   insanlık   güruhu   oluştu.   Artık   gözyaşı   akıtacak   insanlar   yerine   bulutların gökyüzünde ağlamaya başladığı bir coğrafya bir medeniyet kuruldu. Evet, Ağlamak Sevmek, Mutluluk diye âcizane değindiğim hislerimi hep yaşadık yaşıyoruz. Ama bu asırda artık

2 Mart 2020

Firari FETÖ'cüden örgütü karıştıran itiraflar!.. Sorulara çala çala örgütlendik

Firari FETÖ'cüden örgütü karıştıran itiraflar!.. Sorulara çala çala örgütlendik: Ahmet Dönmez daha önce de 15 Temmuz ihanetinin arkasında arkasında FETÖ ve teröristbaşı Fetullah Gülen’in olduğunu yazmıştı.

******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Firari FETÖ'cüden örgütü karıştıran itiraflar!.. Sorulara çala çala örgütlendik

Firari FETÖ'cüden örgütü karıştıran itiraflar!.. Sorulara çala çala örgütlendik: Ahmet Dönmez daha önce de 15 Temmuz ihanetinin arkasında arkasında FETÖ ve teröristbaşı Fetullah Gülen’in olduğunu yazmıştı.

******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Derin Devlet Adamı Erbakan ve SİHA

İşte SİHA'ların ardındaki derin güç!
Necmeddin Erbakan.. Yıl: 2009

****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Derin Devlet Adamı Erbakan ve SİHA

İşte SİHA'ların ardındaki derin güç!
Necmeddin Erbakan.. Yıl: 2009

****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

28 Şubat 2020

Onurluca Ölenlere Selam Olsun/ Kenan Cebeci

Bugün 28 Şubat. Zulmün zirve yaptığı sembol birgün. Tarih tekerrürden ibaret. İdlip bölgesinde barışı ve zulme uğrayan mazlumları korumayı görev kabul etmiş otuz üç vatan evladının zalim Esat ve işbirlikçisi Ruslar tarafından kalleşçe şehit edildiği gün. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin, yaralı gazilerimize şifalar versin.
Silahlı kuvvetlerimiz Türkiye Cumhuriyetinin huzuru ve ülkemizin bölünmez bütünlüğü için hudutlarımızın ötesinde görev yapmaktadır.
Ancak gerek içimizdeki hainler, vatan ve şehadet bilincinden mahrum gaflet ve delalet içindeki birçok vatansızlar, “Bizim
askerin orada ne işi var “ diyebiliyorlar. Aynı zihniyet “orada ABD’nin - Rusların, Fransızların ne işi var” diye soramazlar. Zira bu düşünce dışardan beslenmektedir. Bugün ülkesindeki durumu görüp, şereflice bağımsızlık ve inançlarını özgürce yaşamak için cihat etmeyip, sığıntı olarak sınır kapılarına koşan insanların yaptığı ne kadar kınanacaksa, bizim Suriye’de ne işimiz var diyenler de aynı karaktertedir. İnanıyorum ki, bu zihniyetteki insanlar da ülkesi tehlikeye düşünce aynı yolu tercih ederler. Onurluca ölmeyi tercih edemezler. Bu ittihat terakki zihniyeti ege adalarını, orada ne işimiz var deyip, Yunanistan’a peşkeş çekmişlerdi.
Bilinmelidir ki Anadolu’nun güvenlik hattı; batıda balkanlardan, doğuda Hazar’a, güneyde Şam, Erbil ve Basra hattından devam eder. Sayın Cumhur başkanı bu bilinçle hareket etmektedir. (Rabbim ömrüne bereket, kendisine sağlık afiyet versin. 
Evladının şehadet haberini aldığında, “vatan sağ olsun” diyen analar-babalar var oldukça kimse bu millete zincir vuramaz. Böylesi babanın eli öpülür, karşısında yaka iliklenir, selama durulur.
Selam şehitlerimize
Selam gazilerimize
Selam o kutlu ana babalara.

Kenan CEBECİ /28 Şubat 2020/ Ünye
-----------
****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Onurluca Ölenlere Selam Olsun/ Kenan Cebeci

Bugün 28 Şubat. Zulmün zirve yaptığı sembol birgün. Tarih tekerrürden ibaret. İdlip bölgesinde barışı ve zulme uğrayan mazlumları korumayı görev kabul etmiş otuz üç vatan evladının zalim Esat ve işbirlikçisi Ruslar tarafından kalleşçe şehit edildiği gün. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin, yaralı gazilerimize şifalar versin.
Silahlı kuvvetlerimiz Türkiye Cumhuriyetinin huzuru ve ülkemizin bölünmez bütünlüğü için hudutlarımızın ötesinde görev yapmaktadır.
Ancak gerek içimizdeki hainler, vatan ve şehadet bilincinden mahrum gaflet ve delalet içindeki birçok vatansızlar, “Bizim

25 Şubat 2020

Olmak ya da Olmamak /Adem HAKSÖYLER

Bazen bu duygunun içimden geçtiği zamanlar oldu. ’’Olmak yada olmamak’ Neydi beni olmaya yada olmamaya itenler. Baktım ki yazılacak şey çok fazla ben de kısaca anlatayım istedim.
         Bazen alıp başını kaçasın gelir, hiç insan denilen canlının olmadığı, ıssız bir  yere. Robinson gibi.
Neydi hikaye; gemi batar, adam(ROBİNSON)denizde yüzer, bir adaya çıkar. Yanında Cuma diye biri ile başlarlar
adada yaşamaya. Ne güzel bir hayat, savaş yok, televizyon yok, araba yok, benzin derdi yok, tüp derdi yok, ütü derdi yok, tıraş derdi yok, odun bitti, para gitti derdi yok, kaşın havada  ya da gözünün üstünde kaşın var derdi yok. Bunlar çok basit şeyler, en önemlisi Cuma ile oturup beni çekiştirecek, benimle oturup Cumay’ı çekiştirip dedikodu yapacak adam yok. Ne güzel! Devletleri yıkan dedi kodu vebasını hallettin mi, geri kalan sadece yaşamını sağlayacak şeyleri halletmek.
         Ama şimdi öyle değil. Herkes çok biliyor. Hatta herkes en iyisini biliyor. O yüzden, şimdi fikirleri beyan etme zamanı. Durmayalım, herkes bir şey söylesin. Haaaaa… unuttum soru sormayı kusura bakmayın,  benim öyle pek aklım çalışmadığı için soruyorum. Bu adada eski hayatlarından esame olmayan bu iki kişiden “hangisi ağa olacak, hangisinin dedikleri yapılacak?” Bu hallolursa orada hayat çok iyi olacak sizce hangisi?
Eminim çoğumuzun aklından geçen, Cuma’nın dediklerinin olmasıdır. Çünkü; fırsatı geçirdik ya ele hemen beynimizin bir yerinde bulunan ve bizi sürekli dürtükleyen intikam, hırs, düşünceleri bilinç altından fırlar. (Tabi ki her kes için değil) Hadi sizin dediğiniz olsun köle efendi, efendide köle olsun. Cuma istiyor Robinson yapıyor,Cuma istiyor,Robinson yapıyor. Günler aylar hatta yıllar böyle geçiyor.
Bir gün yıllar sonra o adanın yanından geçmekte olan bir köle ticareti yapan gemi adada ateş yandığını fark edip adamları ile adaya çıkıyor. İlk gözlerine utanmaz edası ile sırıtan, gölgede yatan Cuma çarpıyor. Kısa bir süre sonra Robinson’u görüyorlar. Adamların işi köle ticareti ve o zamandaki kölelerin menşei, rengi belli, hemen Robinson’a yaklaşıp kölesi için ne istediğini soruyorlar o da ‘’bu adadan götürme karşılığı size 100 altın, bu fırsatçıyı da burada bırakmanız için 200 altın veririm’’ diyor. Öylede yapıyorlar. Cuma adada bir başına kalıyor.
              Cuma adada kalınca gidip çetele tuttukları ağacın kabuğuna bakıyor, sayıyor, aradan tam beş yıl geçmiş. Demek ki diyor ‘’bu adada beş yılda bir devran dönüyor’’ Cuma pişman, Cuma öksüz Cuma mahsun. Valla efendisi bırakmış Cuma’yı da  ben mi? Bekleyeceğim,bende bıraktım kendi halinde geldim. Nemi oldu Cuma’ya? Onu bir yıl bitti. Dört yıl sonra gelen gemidekiler söyleyecek.
            Ya… işte böyle. Elimize fırsat geçti mi, ya beylik istiyoruz, ya da beyi asmaya kalkıyoruz. Ama görüntüde kurtulduk sandığımız kölelikten de kurtulamıyoruz.
           Beynimizdeki ve yaşantımızdaki kölelikten kurtulmak dileği ile saygılarımı  sunuyorum.
         Adem Haksöyler / 13 Nisan 2005/ KUMRUTV/KUMRU

Bu yazı 2005 yılında Gazeteci İlhan Tinc'nin yönetiminde yayın yapan KUMRU TV'de yayınlanmıştır...

****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-