Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

2 Kasım 2024

Mehmet Özbek, Abdullah Özbek, ben ve oğlum Akif

Ben ve ailemde çok büyük emekleri olan Emine halamın kıymetli evlatları bilge ve birikimli hocalarım Alim ve Hafız Emekli İmam Hatip Mehmet Özbek ve Kardeşi Prof.Dr. Abdullah Özbek Ağabeylerime ve arkadan bizi gülerek izleyen Biricik Oğlum Mehmet Akif Akkaya'ya sağlıklı uzun ömürler diliyor selam ve saygılarımı iletiyorum.

#mehmetözbek #abdullahözbek #bekirakkaya #mehmetakifakkaya #bekirakkayafotoğrafları #bekirakkayaarşivi
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Kardeşim Dostum ve Komşum Hayri Deniz'e Selam Olsun!

          
        Fizme Karapınar Mahallesi'nde çayın ve sigarananın en keyifli içildiği, sohbetin en koyusunun yapıldığı, siyasetin ve dünya meselelerinin en dibine kadar inildiği bir yerdir Hayri Deniz'in yanı ve evi.              
       Muhalefetin en yüksek düzeyinin yapıldığı ve Türkiye gerçeklerinin en kritiğinin görülebildiğini Hayri Deniz'i dinlemekle elde etmek mümkün. 
       Mahallenin tüm onarım ve tamir işlerini gören ve her başı daralanın mutlaka çözüm için gittiği isimdir Hayri Deniz.   
        Kısacası Hayri Deniz mahallemizin vazgeçilmesi ve herkesin istisnasız güvendiği ve güvenini kazanan bir isimdir Hayri Deniz...Allah uzun ömürler versin. Can komşum ve can dostuma selam olsun.
#fizme #karapınar #hayrideniz #bekirakkayaarşivi

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

28 Ekim 2024

Söz Düşünce İle Anlamlıdır /Mustafa Küçük Hoca Yazdı

Sözleri parlatan, cazibeli kılan, şiire anlam, yazıya tat veren kelimeler değil düşüncelerdir. Düşüncelerle kelimeler rahat edecekleri bağlamı bulabilirler, o bağlamda anlam kazanırlar. Kelimeler anlam dünyamızda düşüncelerle yer edinir, yol bulur, yola gelirler. Kelime ve kavramlar düşünce dünyamızı üzerine inşa edeceğimiz binaların tuğlaları, düşünceler ise adeta kelimelerin anlam kazandığı, yerini bulup rahata erdiği korunaklı sığınaklardır. Kelimeleri tıpkı saçılmış inci taneleri gibi düşünce ambalajına dönüştürmek filozof ruhlu, entelektüel derinlikli adamların işidir. Dahası kelimelerin farklı anlamlarını harmanlayarak bir düşünceyi derli toplu sunmak, savunmak dar kalıplarını kırmış, dar düşünce mağarasını terk etmiş özgür ruhlu adamlara has bir durumdur.

Herhangi bir mimarın veya herhangi bir ustanın taşı yontup ortaya

21 Ekim 2024

SÜMÜKLÜ FETTÖŞ GEBERMİŞ

GEBERMİŞ...
.....
Onca insanın hayatına neden oldu.
Onca insanın kanına girdi.
Onca insanın malına zarar verdi.
Onca insanın umutlarını çaldı.
Onca insanı dolandırdı kendine köle etti.
Devlete baş kaldırdı, Amerika'ya köpek oldu.
Masonlarla sarmaş dolaş müslümanlara kahpelik yaptı.
İslama büyük zarar verdi, müslümanların ümitlerini kırdı.
Aileleri dağıttı, çocuklarını kendine kul köle yaptı.
Bu dünyada hesabını vermeden geberdi.
Rabbim seni cehennemde ağırlasın.
Benim şahsen yancılarına ve sana en ufak muhabbeti olanlara kinim var, haklarım varsa haram olsun.
Kötü biriydi. Yancıları da öyle.
Ateşiniz bol azabınız şiddetli olsun...
#fetö #kumpas #kumpascı #sümüklü #amerikancı dolandırıcı #sahtekar #onbeştemmuz #bekirakkayayazıları
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

20 Ekim 2024

HAMİT HOCA YAZISI ÜZERİNE Abdullah-i Mekki Hz. İLE İLGİLİ BİLGİ NOTU GELDİ.

Değerli hocam Bekir AKKAYA yazınızı zevkle okudu. Gönlünüze ve ağzınıza sağlık. Yalnız Abdullah-i Mekki Hz. ile ilgili alıntı yazınızda bazı müphem ve yanlış yazılmış ifadeler bulunmaktadır. Burada tafsilatlarıyla bunları yazmayacağım. Mehmet Fatsa'nın Tasavvufta Mekki Kolu adlı eserinde Abdullah-i Mekki Hz. ilgili bazı yanlış bilgiler mevcuttur. Kitap çalışmaları devrinde (15 yıl önce) kendisiyle Giresun'da dershane öğretmenliği döneminde bu konuyu epeyce konuşmuştuk.
Bazı hatırlatmalar:
1-Hicaz bölgesinden gelen zat, hac döneminde kafileleri Hicaza getirmek için gelen kişi rehber kişi Abdullah-i Mekki Hz.nin büyükbabasıdır.
2-Dedesi Nurullah Efendidir.
3-Babası: Ali hocadır.(Karaman Ali hoca)
4-Annesi: Niksar'ın Avlun köyündendir.Orada metfundur.
5-Babası ve dedesi Fizme Ecelli Merkez camii kabristanlığında metfundur.
6-İlk tahsilini babasından, sonra Çorum Değirmenderede yapmıştır.
7-Sonra Sinop'da mukim Molla Hünkar'dan
8-Konya'ya gelir, sonra Tarsus'daki hocaya derken O kişi de kendisini Bozzade hocaya gönderir.
Velhasıl, döner gelir ilk hocasının yanına. Arap hacı Mustafa efendinin yanına.
....ve sonrası görülen bir rüya üzerine hocası onu Mekke'ye gönderir.
Abdullah Mekki Hz. Silsile-i âlideki ismi: Abdullah-i el mücaviru fi Beledillahdır.
Selam ve hürmetlerimle.....
Değerli hocam yazınızı zevkle okudu. Gönlünüze ve ağzınıza sağlık. Yalnız Abdullah-i Mekki Hz. ile ilgili alıntı yazınızda bazı müphem ve yanlış yazılmış ifadeler bulunmaktadır. Burada tafsilatlarıyla bunları yazmayacağım. Mehmet Fatsa'nın Tasavvufta Mekki Kolu adlı eserinde Abdullah-i Mekki Hz. ilgili bazı yanlış bilgiler mevcuttur. Kitap çalışmaları devrinde (15 yıl önce) kendisiyle Giresun'da dershane öğretmenliği döneminde bu konuyu epeyce konuşmuştuk.
Bazı hatırlatmalar:
1-Hicaz bölgesinden gelen zat, hac döneminde kafileleri Hicaza getirmek için gelen kişi rehber kişi Abdullah-i Mekki Hz.nin büyükbabasıdır.
2-Dedesi Nurullah Efendidir.
3-Babası: Ali hocadır.(Karaman Ali hoca)
4-Annesi: Niksar'ın Avlun köyündendir.Orada metfundur.
5-Babası ve dedesi Fizme Ecelli Merkez camii kabristanlığında metfundur.
6-İlk tahsilini babasından, sonra Çorum Değirmenderede yapmıştır.
7-Sonra Sinop'da mukim Molla Hünkar'dan
8-Konya'ya gelir, sonra Tarsus'daki hocaya derken O kişi de kendisini Bozzade hocaya gönderir.
Velhasıl, döner gelir ilk hocasının yanına. Arap hacı Mustafa efendinin yanına.
....ve sonrası görülen bir rüya üzerine hocası onu Mekke'ye gönderir.
Abdullah Mekki Hz. Silsile-i âlideki ismi: Abdullah-i el mücaviru fi Beledillahdır.
Selam ve hürmetlerimle..... MEHDİ ERSOY….
---
İŞTE O YAZI..
.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

Oğlum Mehmet Akif'in Sünnet Düğününden(2000)



.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

"YOKTU DİYE" İSRAR ETMEYİN. BİR ZAMANLAR KUMRU'DA ÖĞRETMENEVİ VARDI.

O zamanlar Milli Eğitim Müdürü başta olmak üzere şübe müdürleri ve okul müdürleri ve hatta öğretmenler Fatsa, Ünye ve Ordu'ya gidip gelmiyorlardı. Okullar hep açıktı. Köy okullarında öğretmenler lojmanlarda kalırdı. Tüm okullarda sınırsız etkinlikler olur, onlarca okul öğrencilerle birlikte toplu geziler düzenlerdi.

---
İşte o zamanlarda Kumru'da ÖĞRETMENEVİ vardı. Ve tüm öğretmenler ve memurlar ve amirler ÖĞRETMENEVİNDE dinlenirler, gazete okurlar ve eğlenirlerdi.
---
Şimdi KUMRU'DA ÖĞRETMENEVİ YOK. Öğretmenevini ise MİLLİ EĞİTİM kullanıyor. Böyle daha iyi her halde.
Demek ki ÖĞRETMENEVİNE İHTİYAÇ YOK (!)

------
Haklı olarak Milli Eğitimin idarecileri, okul müdürler, öğretmenler Öğretmenevi olan ilçelere gidip geliyorlar. Kumru'da olmayan ÖĞRETMENEVİ ihtiyaçlarını karşılıyorlar.
-----
Keşke şu okullar olmasa da öğretmenler ve idareciler KUMRUYA HİÇ GİDİP GELMESELER...
-----
İnşallah birileri de çıkarda Öğretmenevini zarar etti bahanesi ile öğretmenevini kapatanlar gibi, çocuklar okumuyor bahanesi ile de