Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

27 Aralık 2025

Kumru - Niksar Yolu Üzerine -2003 / Bekir Akkaya

Fatsa - Kumru - Niksar Yolu üzerine Kumru'da bugüne kadar çok şey söylenildi. Kumru'da yaşayan biri olarak gerçekten her söylenen tüm kumruluları olduğu gibi beni de heyecanlandırdı. Ve hep konuşuldu. Ve bundan sonra da konuşulacağa benziyor...

Bu yol gerçekten her Kumruluyu ilgilendiren bir yol. Bu yol Önemli olduğu kadar Kumru için ayrı bir önem arz ediyor. Seçmenler kadar siyasilerinde bu yol hiç gündeminden düşmedi. Bu yolda kimin en ufak bir emeği varsa veya bundan sonra olursa sadece bugünün Kumrulusu değil gelecekte de emek sahiplerini her zaman Kumrulu hayırla yat edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ve inanın ben şahsen Kumru için bu yolu çok önemsiyor ve siyaset üstü bir durum olarak görüyorum.

Bu yol Kumru için bir velinimet. Kumrunun bölge olarak iç kesimde olması ve ilersinin olmaması Kumruyu bir çıkmaz sokak olarak gösteriyor ve öyledir de.Ama bu yol gerçekleştiğinde maddi ve manevi olarak her yönden Kumru Karadeniz ile İç Anadoluyu birbirine bağlayan bir yol üzerinde bulunacak ve emin olun Kumru gerçek manada gelişecek. Edindiğimiz bilgiye göre Kumru - Niksar arası 69 kilometre kadar. Hakikaten çok yakın bir mesafe.

İşin uzmanlarınca bu yol sayesinde Kumru'da herkes kazanacak. Bunun yanında yolun geçtiği her yer bundan istifade edecek.

Geçtiğimiz pazar günü Düzoba yaylasında bir tören düzenlendi. Bu törenle yol için resmen çalışmaya başlandı. Ben törende bulunmadım. Ancak törene Ak Parti Grup Başkan Vekili Ordu Millet Vekili Eyüp Fatsa'nın yanında millet vekilleri Karayolları bölge müdürü ve çok sayıda bürokrat katılmış. Kumru Kaymakamı ve Belediye Başkanı'da aldığımız bilgiye göre törende hazır bulunmuş. Daha doğrusu üst düzey yetkililer burada imiş. Ve büyük bir halk topluluğunun karşısında konuşmalar ve yolla ilgili bilgiler verilmiş. Aslında bu gibi başlangıçlara şahit olmak son derece önemli. Dolayısıyla heyecanlanmamak mümkün değil. Yansız ve tarafsız olarak bu tür hizmetleri alkışlamak gerekir. Ve kim ne maksatla yaparsa yapsın alkışlamak gerekir. Ve ben de bu bakış açısı ile bu tür çalışmaları değerlendirmeye çalışıyor mutlu oluyorum...

Yıllardan beri Niksar Kumru yolu üzerine değişik söylentiler Kumrulular tarafından dillendiriliyordu. Çok değişik rivayetler mevcuttu. Siyasi olarak kim bu yola ne kadar ne yaptı, kim bu yol için ne kadar çalıştı ilk planlayanlar gibi söylemlerin dışında çok rivayetler mevcut. Siyasi söylemler bu sitenin kesinlikle konusu olamaz. Ancak bazı söylentiler törenden sonra da aynı söylemler Kumruluları emin olun rahatsız ediyor. Duyduklarımızı kısaca belirtmeye çalışalım.

1. Söylenti 1 : İslamdağdan Fizmeye, Oradan da Korgana giden yol aslında Niksar yoludur. Bu yolda şu anda çalışmalar mevcuttur. Bundan dolayı Düzobada başlanılan yol sonuca ulaşmıyacaktır.

2. Söylenti 2 : Bu yol Düz obadan başlanmamalıydı. Bu yol ya Kumrudan ya da niksardan kumruya doğru başlanmalıydı. O zaman amaca daha da kolay ulaşılırdı.

Söylenti 3 : Bu yolun projesi daha henüz yapılmamıştır. Her ne kadar yaylada şu anda çalışma olsa da devlet arazisinde bu çalışma yapılmaktadır. Tapulu arazilere gelince bu yol ilerlemez. Devlet arazi sahiplerine para ödeme durumu ile karşı karşıya gelir. Dolayısı ile bu yol için 100 tirilyon para gerekli. ve büyük bir yatırım. Dolayısıyla biraz yapılanların mantık dışı olma ihtimali var.

Söylenti 4. Bu yola şu anda Millet Vekili Eyüp Fatsa 'nın baskısı ile başlanılmıştır. Sonuca gidilirse de onun sayesinde gidilecektir.

Buna benzer o kadar çok şeyler konuşuluyor ki kafa karışmaması mümkün değil. Yolun yüzde yüz söylenilen tarihte biteceğini ifade edenler de Kumruda çok fazla.

Bizim dileğimiz bu yolun bir an önce hizmete girmesi.

Yine Kumru Haber olarak geçen pazar gününde yapılan töreni ve yola başlanılmasını tarihi bir gün olarak algılıyoruz. Resmen bu yola başlanılması ve devlet erkanının bu törende hazır bulunması son derece önemli. Biz inanıyoruz ki bu yol bundan sonra kesinlikle yapılır. Devlette devamlılık ve süreklilik esastır. Kim olursa olsun bu saatten sonra bu yol açısından geriye dönüş yoktur. Kumrumuza, yöreye ve yurdumuza hayırlı olsun diyoruz...25.06.2003- BEKİR AKKAYA /KUMRU HABER

 

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............

1 Aralık 2025

BİZ DE VARIZ OYUNU -2003 - /Rıza Razı Değil Bekir Akkaya Yazdı

Hocaya sormuşlar : - Hocam cenaze götürürken tabutun neresinde bulunmak daha iyidir? Hoca : - Tabutun içersinde bulunmayın da neresinde olursanız olun." diye cevap vermiş.

Aynı soru tiyatro için sorulsa ne cevap verilebilir acaba! Oyunculuk mu? Yoksa izleyicilik mi? Ya da o sahneden ve salondan uzak durmak mı?

Aynı soru şöyle de sorulabilir. Ev denilen yapının içinde mi, dışında mı olmak gerekiyor? Ya da dünyanın, yani şu yaşadığımız gezegenin içinde mi, dışında mı bulunmak gerekiyor? Eğer  yaşamdan söz ediyorsanız ve bu yaşamı devam ettirmek istiyorsanız tiyatroda ya salonu, ya da sahneyi tercih edeceksiniz. Hangi bölümde bulunursanız bulunun tiyatro çatısı içersinde bulunmaya mecbursunuz. Bu durum ev için de, dünya için de geçerli bir kuraldır.

Peki tiyatro binasında ben nerdeyim?

Dedik ya biz yerimizi biliriz. Bizim yerimiz izleyici bölümü olup, babamdan kalma benim koltuk, ona babasından kalmış. Ben kendimi bildiğimden bu yana hep babamın yanında oldum. Sahnede oyunlar oynanır, babam bana

Savaş mı Var RIZA RAZI - 2003 / Ekrem Saygı Yazısı

 
Her taraf  karanlık …  aniden bir davul sesi , arkasından bir
haykırış , başlıyoooor,
başlıyooor  oyun başlıyor  ve bir adam trübünlerden  sahneye doğru
koşuyor. Bütün başlar adama çevrili . Uçmuş ya bu. Şaşırmadan şaşırmaya
gidiyor. Başlar yukarda pür dikkat
kimileri gülüyor, kimileri de ne olduğunu anlamadan şaşkın ,şaşkın
bakıyor.
         Savaş mı var Rıza! Bu çığlık neden? Ben mi göre

DUMAN KÖYÜNDE BİR DİLEKCEYE YÜZLERCE İMZA (ARŞİV HABER)

Kumru Duman Köyü Kadastro ve Ecrimisil Sorunları Hakkında Başvuru

Halil İbrahim DEĞRİ tarafından Ordu ili Kumru ilçesi Duman Köyü adına yapılan şikayet ve taleplerin yapılandırılmış sunumu

Başvuru ve Şikayet Özeti

Ordu ili Kumru ilçesi Duman Köyü adına Halil İbrahim DEĞRİ tarafından yapılan başvuruda, daha önce gönderilen 10.12.2002 tarihli yazıya cevap alınamadığı belirtilmiş; köyde gerçekleştirilen kadastro çalışmaları ve bu çalışmalar sonucunda tesbit ve tesis edilen ecrimisil işlemlerinin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek, ilgili görevliler hakkında şikayet ve yapılan işlemlerin düzeltilmesi talep edilmiştir.

Köyün Durumu ve Yaşam Koşulları

Kumru ilçesine bağlı Duman Köyü, ilçe merkezine 3 km mesafede yer

29 Kasım 2025

BAYRAM KUCAKLAŞMAKTIR (şiir) /BEKİR AKKAYA

Rabbin yarattığı insanoğluyuz.

            Çok değil bir damla sudan olmuşuz.

            Ruhla beden bir arada doğmuşuz.

            Bayramlar coşku sevgi demektir.

            Düşmanla da kucaklaşmak demektir.

 

            Bir teşekkür kurban Rabbe dönüştür.

            Niyetle huzurda bir yok oluştur.

            Yoksulla fakirle hep bir oluştur.

            Bayramlar kalplerde bir kırılıştır.

            Büyük küçük içten bir sarılıştır.

 

28 Kasım 2025

KUMRU ÖZEL DERVİŞOĞLU ETÜT EĞİTİM MERKEZİ ÜZERİNE /ORDU HABER GAZETESİ 2002 KÖŞE YAZIM...

                                          

BU YAZI YÜZÜNDEN ORDU VALİLİĞİ'NE DÖNEMİN İKTİDARI MENSUPLARI TARAFINDAN ŞİKAYET EDİLDİM
-------
Kumru’da Eğitimde Yeni Bir Dönem: Dervişoğlu Etüt Eğitim Merkezi

Kumru’nun Sosyal ve Kültürel Hayatına Katkı

Kumru’nun eğitim alanındaki bu önemli kazanımı, ilçenin sosyal ve kültürel gelişimine de katkı sağlamaktadır. Dervişoğlu Etüt Eğitim Merkezi, yalnızca akademik başarıya odaklanmakla kalmayıp, öğrencilerin kişisel gelişimlerine destek olacak ortamlar sunmaktadır. Böylece çocuklarımız hem bilgiyle donanmakta hem de sosyal becerilerini geliştirme fırsatı bulmaktadır.

KUMRU ÖZEL DERVİŞOĞLU ETÜT EĞİTİM MERKEZİ

Bekir AKKAYAbekirakkaya@yahoo.com

Planınız bir yıl için ise pirinç ekin, on yıl için ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin.

HUANG-ÇE

Eğitim her şeyin başıdır. Eğitime önem veren milletler geleceğine

9 Mayıs 2025

İmam Hatip Lisesi Turnuvasında Bira Reklamı Haberi (2006)


.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............







PAYLAŞILAN BİR DUYGU Cemalettin Yaktı




PAYLAŞILAN BİR DUYGU

 

Cemalettin Yaktı

Biz gazeteciyiz; Her şeyi bilir, gelecek hakkında en doğru tahmini yaparız ya! Önümüze çıkan soruyor; 'Türkiye'de neler oluyor, bizi ne bekliyor, sonumuz ne olacak?'

Dörtbir yanımıza hortum bağlamışlar, üç yanımızı saran deniz yetmedi, okyanuslara akıyoruz... Göstergeler kime ne, gösteriler bulutların üstünde, af geliyor af... Bunları biliyorum...

Vurgun yazıyoruz, küfür yiyoruz, tehdit ediliyoruz. 'e-mail' oldu 'e-küfür', 'read mail'i tıklamaktan korkar olduk. Olsun; yine yazacağız... Peki gelecek? Bilenler beri gelsin...

Olanı biteni yazıyoruz, yazmaya da devam edeceğiz de, bugün kafamı bir başka konuya taktım...

Pazar için yazıyoruz ya, 'ortam-hava değiştirmek için' hayal denizinde kürek çekiyoruz. Sakın, 'vardır bunun arkasından bir şey' demeyin, hinlik aramayın, mesaj çıkarmaya da çalışmayın!

Gelelim takık olduğumuz konuya;

'Aşkın gözü neden kör?' ve de 'Neden aşkla çılgınlık yan yana'...

Bu sorunun yanıtını, 'Aşkı bulmanın ve korumanın yolları' adlı kitabın yazarı Kürşat Başar'a sordum; 'Aşkın gözü neden kör?' Şaşırıp, 'Ben ne biliyim' dedi. 'Nasıl bilmezsin?' diye çıkıştım; 'Aşkın kitabını yazan sen değil misin. Hem aşk dersi veriyor, hem de aşkın gözünün neden kör olduğunu bilmiyorsun.'

Sevgili dostum; Burada iş yapıyoruz iş...

Kürşat Başar'dan fayda yok. Başımızın çaresine baktık. Hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan araştırdık, yanıtı bulduk -gibi-. Bulduğumuz, 'evvel zaman içinde' diye başlayan hikaye...

Kaynağını bilmiyorum, affola...

'Uzuuun zaman, insanlar dünyaya ayak basmadan önce; İyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilmez vaziyette dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha sıkkın oturuyorlarken SAFLIK ortaya bir fikir atmış, 'Neden saklambaç oynamıyoruz?' Hepsi bu fikri beğenmiş; saklambaç oynamaya karar vermişler. ÇILGINLIK, bağırmış; 'Ebe olmak istiyorum, ebe olmak istiyorum!' Hiç kimse ebe olup da ÇILGINLIK'ı arayacak kadar çıldırmadığı için kabullenmiş. ÇILGINLIK, bir ağaca yaslanıp saymaya başlamış; 1, 2, 3... ŞEFKAT, Ay'ın boynuzuna asılmış, İHANET çöp yığınının içine girmiş, SEVGİ bulutların arasına kıvrılmış, YALAN bir taşın altına saklanacağını belirtip, her zamanki gibi yalan söyleyip gölün dibine saklanmış, TUTKU dünyanın merkezine gitmiş, PARAHIRSI içine girmeye çalıştığı çuvalı yırtmış. ÇILGINLIK saymaya devam etmiş, 79, 80, 81, 82... AŞK'ın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar saklanmış. AŞK, karasız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş. Bu sizi şaşırtmamalı; hepimiz AŞK'ı yakalamanın ne kadar zor olduğunu biliriz. Ve ÇILGINLIK saymaya devam ediyor; 95, 96, 97... Tam 100'e vardığı anda, AŞK sıçrayıp güllerin arasına saklanmış. ÇILGINLIK bağırmış; 'Sağım solum sobe, geliyorum!'... Arkasını dönmüş, TEMBELLİK'le göz göze gelmiş. Çünkü onun saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra ŞEFKAT'i ayın boynuzunda, İHANET'i çöplerin arasında, SEVGİ'yi bulutların arasında, YALAN'ı gölün dibinde ve TUTKU'yu dünyanın merkezinde görüp sobelemiş. Biri hariç; AŞK. ÇILGINLIK umutsuzluğa kapılmış, son hedefini bir türlü bulamıyormuş. -Belki de kendiliğinden ortaya çıkıp sobelenen- HASRET, hasretten olsa gerek dayanamayıp, ebenin kulağına fısıldamış, 'AŞK, güllerin arasında saklanıyor'. Yine göremeyen ÇILGINLIK, eline çatal şeklinde bir sopa alıp güllerin arasına çılgınca saplamış, saplamış, saplamış. Ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. AŞK, elleriye yüzünü kapatıp ortaya çıkmış. Parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş. ÇILGINLIK, elindeki çatal sopayı, yanlışlıkla da olsa AŞK'ın iki gözüne saplayıp kör etmiş. 'Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?' diye bağırmış; 'Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?' Ve AŞK, yanıt vermiş; 'Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, kılavuzum olabilirsin'. İşte o günden beri, AŞK'ın gözü kördür, ÇILGINLIK her zaman yanındadır. '

Hikaye bu...

İyi de n'olacak Türkiye'nin hali.

Haydi saklambaç oynayalım!

Ege'nin imbatı sizinle olsun.

.................... © Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©.............