Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

30 Nisan 2020

Korona Manileri / Bekir AKKAYA


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Korona Manileri / Bekir AKKAYA


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Korona Sonrası Türkiye/ Bekir AKKAYA

Korona ya da Covıd-19 olarak adlandırılan virüs Dünya’yı kasıp kavuruyor.
         Bütün dünya ölüm kalım savaşı veriyor. Amerika’da sokaklar ceset kokusundan geçilemiyor.
         Bugüne kadar Dünya’yı kendi sisteminin içerisine sokan Amerika savruluyor. Hızını alamıyor ve tüm dünya ülkelerini tehdit ediyor.
         Kafir Amerika Korona sonrasında da yeni dünya düzeninde bütün dünyayı kendi kölesi haline getirmeye çalışıyor.
         Bin bir çeşit Deccal gösteri ile insanlarda kendinin tanrı olduğunu ve kendinden başka bir güç olmadığını
göstermeye çalışıyor. Teknolojik oyunlarla gökyüzünde Ufuların canlı görüntülerini çekerek insanlara korku salıyor. Her türlü simülasyonlarla deccallığa soyunuyor.
         Avrupa ülkeleri çökme ve dağılma sinyalleri veriyor.
         Ülkeler bilinen savaşlarla değil, teknolojinin gücü ile savaşıyor. Korona virüsünün ülkeleri dizayn etmek için laboratuvarlarda üretildiği tartışılıyor.
         Korona denilen virüs ister laboratuvarlar da üretilmiş olsun isterse başka türlü oluşmuş olsun sonuç, Müslüman’lar açısından hiç değişmez ve değişmeyecek. Bu Allah’ın yaratmış olduğu bir mikroptur.
         Anlayanlar için büyük bir derstir. Kendine dönüş ve Allah’ı hatırlama olarak görülmelidir.
         Bu süreçte Türkiye yıldız oldu ve olacak. Göreceksiniz Korona sonrasında da Türkiye devlet olarak dünyanın bir numarası olacak.
         Öncesinden Türkiye’de yaptığı sağlık atılımları Ak Parti’nin 2002 yılından bu yana yaptığı çalışmalar Türkiye’yi yıldız ülke durumuna getirdi.
         Bugüne kadar yapılan engellemeler bundan sonra hiç sonuç vermeyecek. Hele de korona süreci bu başarının sürdürülmesi için bir umut olacak. Bizler aynı süreci 15 Temmuz’da yaşamıştık. Şimdi bu Türkiye için ikinci bir sürecin başlangıcı olacaktır.
         Vatandaş olarak bu sürece bizlerde gücümüz nispetinde katkıda bulunabiliriz. Devletimizin gösterdiği kurallara uyarak kahraman sağlıkçılarımızın işlerini hafifletmeye yönelik işlemler yapabiliriz.
         Evlerimizde kalarak ve sokağa çıkarken maske takarak hem kendimizi koruma altına alır ve hem de çevremizdeki insanları da koruma altına alabiliriz. Mutlaka ve mutlaka sosyal mesafe uygulamalarına dikkat ederek, sağlık kurallarını uygulayarak hastanelerimizin yoğunluklarını hafifletebiliriz.
         Bu süreci aştığımızda da dünyada ve Türkiye’de bazı uygulamalara hazır olmak lazımdır. Dünya sağlık noktasında gördüğümüz kadarıyla sınıfta kaldı ve süreçte de toparlanmaları biraz zor. Şu an itibarıyla süper ülke dediğimiz Amerika’da işsizlik başvurusu ücreti için, devlete 35 milyon insan başvuruda bulunmuş. Bu rakamlar aslında korkunç rakamlar.
         Virüs sonrası durumları çok daha kötü olacaktır.  Gördüğüm kadarıyla Allah’ın izniyle Türkiye bu süreci en iyi bir şekilde yöneterek sonlandıracak.
         Bu sonlanma dünya ve Türkiye’de kesinlikle virüsün sonlanması olmayacak. Dünyada bu kötü durum sürecek ve gelecekleri çok daha kötü olacak. Türkiye’de ise  bu koruna  dirilişin başlangıcı olacak. Türkiye özüne, kültürüne olması gereken yola dönecek.
         Dört mevsimi bir arada yaşan ülkemiz tarımsal noktada zirve yapacak. Tüm insanlar topraklarını işlemeye başlayacak. Toprak kıymetlenerek başkalarına batı patentli ırgatlık çalışması sonlanacak. Herkes kendinin patronu olarak ciddi manada zenginleşecek.
         Türkiye’yi beğenmeyen tüm bilim adamları ülkelerine dönecek ve ülkelerinde çalışacak. Devlet onların önünü açacak. Dünya ülkelerine her türden malzeme satılacak.
         Türkiye’de bundan sonra özüne, kültürüne dönecek. Çalışmanın ve başarmanın keyfini yaşayacak.
         Kafatasçılar ve gerici Türkiye düşmanları, korona sonrası örnek gösterecekleri ya da kaçacakları başka ülke bulamayacak.
         Yerli malı kullanımı yaygınlaştırılacak. Teknolojide de atılım yapılarak ürün markalarına Türk mührü vurulacak.
         Tasarruf önemsenecek, savurganlık ve israf son bulacak.
         Korona sonrası Türkiye şahlanarak hak ettiği yeri inşallah alacak.

         Bekir AKKAYA/ 01.05.2020/İYAD/KUMRU HABER/KUMRU  
****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Korona Sonrası Türkiye/ Bekir AKKAYA

Korona ya da Covıd-19 olarak adlandırılan virüs Dünya’yı kasıp kavuruyor.
         Bütün dünya ölüm kalım savaşı veriyor. Amerika’da sokaklar ceset kokusundan geçilemiyor.
         Bugüne kadar Dünya’yı kendi sisteminin içerisine sokan Amerika savruluyor. Hızını alamıyor ve tüm dünya ülkelerini tehdit ediyor.
         Kafir Amerika Korona sonrasında da yeni dünya düzeninde bütün dünyayı kendi kölesi haline getirmeye çalışıyor.
         Bin bir çeşit Deccal gösteri ile insanlarda kendinin tanrı olduğunu ve kendinden başka bir güç olmadığını

29 Nisan 2020

Eşcinsellik bir hastalık mı?



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Eşcinsellik bir hastalık mı?



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

28 Nisan 2020

Maske tak ve kurtul


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Maske tak ve kurtul


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Dr. Mehmet Çilingiroğlu'ndan korkutan açıklamalar!



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Dr. Mehmet Çilingiroğlu'ndan korkutan açıklamalar!



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

27 Nisan 2020

Ankara Barosu İslam'a Saldırdı!

İSLAMA DÜŞMANLIKLARINI KENDİLERİ İLAN EDİYORLAR...
---
ANKARA BAROSU DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA BAKIN NE DİYOR
----
Sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın
söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir.
Anılan şahsın içinde bulunduğu takvim yılında yaşamasına rağmen bundan sekiz-dokuz nesil önceki büyükleriyle aynı zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip olmak için insan onuruna karşı gösterdiği büyük direnişten kaynaklanmaktadır.
kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş;
Anılan şahsı ve ona hak veren zihniyeti büyük bir şaşkınlık ve ibretle kınadığımızı....
----
BU KAFATASÇILARA BEN DE DİYORUM Kİ;
----
Sözünü ettiğiniz çağlar öncesinden gelerek bütün dünyaya ışık saçan Hazreti Muhammed (SAV)'in sesini duyup söylemlerin tamamına iman ettim. Onu ve onun getirdiği
dini kabul etmeyenleri "kafir" olarak görüyor ve öyle inanıyorum. Kutsalım Kur'an_ı Kerim ve Peygamberimizin tüm hayatıdır. Hayatımı bu iki kılavuzla sürdürmeye gayret gösteriyorum. Kutsalımız düşmanları benim de düşmanımdır. Ve onlarla hiç bir zaman dost olmayacağım. Ve Kuran ve sünnetin dışında hiç bir şeyi kutsal olarak görmüyorum.
-----
Anılan şahıs diye sözü edilen Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaşı güya aşağılayarak bundan sekiz-dokuz nesil önce diye kast edilen zamanda Peygamberimiz Hazreti Muhammed (SAV)'in tüm tebliğ ettiklerine inanıyor ve aynı inancı ve zihni taşımaya gayret gösteriyorum. Peygamberimizin düşmanları düşmanın, dost diye tarif ettikleri de dostumdur. Dinimi ve kutsalımı "Dogmatik" ifadelerle tanımlayanları Kafir olarak isimlendiriyor ve İslam Dinine "Doğma" ifadelerini kullananları lanetliyorum.
----
Manevi zemini DİNİ SÖYLEMLERLE MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI İÇERİSİNDE BULUNAN BAŞKANIMIZ ALİ ERBAŞI YÜREKTEN DESTEKLİYOR, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı güya kınayanları ben de binlerce kez kınıyor, BUNDAN SONRA AVUÇLARINI YALAYACAKLARINI BURADAN BÜTÜN İNANCIMLA BÜTÜN DÜNYAYA İLAN EDİYORUM...
----
BU BİLDİRİLERİNİZ SON BİLDİRİLERİNİZ OLACAK İNŞALLAH. HAYAL ETTİKLERİMİZİ BİRAZ HIZLANDIRIYORSUNUZ HEPSİ BU. KENDİNİZİ ALENİLEŞTİRİYORSUNUZ. İSLAM DÜŞMANI OLDUĞUNUZU İLAN EDİYORSUNUZ
-----
15 TEMMUZ OLDU GİTTİ ŞİMDİ SIRA KORONA...
---
MEVLA GÖRELİM NEYLER
NEYLERSE GÖZEL EYLER
İBRAHİM HAKKI...
--Bekir Bekir Akkaya
****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Ankara Barosu İslam'a Saldırdı!

İSLAMA DÜŞMANLIKLARINI KENDİLERİ İLAN EDİYORLAR...
---
ANKARA BAROSU DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA BAKIN NE DİYOR
----
Sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın
söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir.
Anılan şahsın içinde bulunduğu takvim yılında yaşamasına rağmen bundan sekiz-dokuz nesil önceki büyükleriyle aynı zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip olmak için insan onuruna karşı gösterdiği büyük direnişten kaynaklanmaktadır.
kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş;
Anılan şahsı ve ona hak veren zihniyeti büyük bir şaşkınlık ve ibretle kınadığımızı....
----
BU KAFATASÇILARA BEN DE DİYORUM Kİ;
----
Sözünü ettiğiniz çağlar öncesinden gelerek bütün dünyaya ışık saçan Hazreti Muhammed (SAV)'in sesini duyup söylemlerin tamamına iman ettim. Onu ve onun getirdiği

26 Nisan 2020

Sonbaharı işaret etti üstüne basa basa uyardı! Çok şey olacak



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Sonbaharı işaret etti üstüne basa basa uyardı! Çok şey olacak



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Ebced hesabına göre salgın ne zaman sona erecek?



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Ebced hesabına göre salgın ne zaman sona erecek?



******
©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©******
----------------------
- Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

25 Nisan 2020

Hüseyin Yanar: Allah için sevmeli ve davamızı bilmeliyiz /İmam Hatipliyim-6 /Bekir AKKAYA

Hüseyin Yanar
Bu ülkede İmam Hatipliliğin bu kadar konuşulması ve gündeme gelmesinin nedenini aslında bu ülkenin saklı tarihinde gizlidir. Koskoca Osmanlının yıkılışından sonra kurulan yeni düzende dindarlara karşı yapılan baskılar İmam Hatipliliği bir dava şekline getirmiştir. İleriki günlerde Anadolu insanının mayasında olan eğitim şekli oluşturulduğunda İmam Hatipliliğin bu günleri tarih sayfasında yerini alacaktır. Arzu edilende zaten budur.
            Açılan İmam Hatipler aslında zorunlu dini hizmetlerin yerine getirilmesini karşılamak amacıyla açılmış olsa da “Besmele ile başlanılan” her işte bir hayra yöneliş olması, İmam Hatipleri de “Allah rızasına” yöneltmiş ve ülkemizde İmam Hatiplere çığ gibi büyümüştür. Hatta sistemin güçlüleri yasal olarak kurulan partileri bile “İmam Hatibe arka çıktı” bahaneleri ile kapatmıştır. Esas sorulması gereken ise dini eğitim kurumlarının niçin kapatıldığı var olan eğitim kurumlarının niçin kapısına kilit vurulduğu olmalıdır.
            Bu süreç bugüne kadar böyle
gelmiştir. İmam Hatiplerde kendini gösteren bu dava süreci Türkiye’de bir devri kapatıp bir devre kapı aralamıştır. Dikkat ederseniz Korona Virüsü nedeniyle batıda bile yasaklanan ezanlar ve Kur’an-ı Kerimler okunmaya başlanmıştır. Öyle birilerinin sandığı gibi bu “dava” bitecek ya da para ile alınıp satılacak bir şey değildir.  Kim Allah’ın ipine sarılırsa ayakta duracak ve yolu açılacak, Allah’tan başka davası olanlar buldukları ile yetinecek erinde geçinde eriyip yok olacaktır. Ancak bizdeki bu heyecan hiç bitmeyecektir.
            Bundan 39 yıl önce yazılanlar aslında bugünlere ışık tutuyor. O günleri görmeyenler ya da o günleri yaşamayanlar bugünleri pek anlayamazlar.
            Bu yazılar 1970 ve 1980 arasında İmam Hatiplerde okuyanların ruh dünyalarını ve amaçlarını net ortaya koyuyor. Bugün iktidarda olan Ak Parti’yi eleştirinin ortasına koyarak her fırsatta Müslümanlara ve İmam Hatiplilere saldıranlar aslında bir şeyin farkında değiller.
            Bugünün Türkiye’si buralara kolay gelmedi. Müslümanlar bu ülkede çok bedel ödedi ve hala üvey evlat muamelesi görüyor. Başını örten bacılarımız, Müslümanca yaşamak isteyenler her gün tacize uğruyor. Meşru yoldan seçimle gelen iktidar bile çalıştırılmıyor. Sürekli engel çıkartılıyor.
            Bu bizler için yeni bir durum değil. Hatta Ak Parti sayesinde İmam Hatipliler biraz rahatlamış gözükse de bu da doğru değil. Sistemin “Kat Sayı ve Başörtüsü Zulmü” bitse de bugünün eğitim sistemi gelinen noktayı karşılayamıyor. Başkanlık sistemi gibi eğitim sisteminde mutlaka köklü değişikliklere gidilmelidir. Önümüzdeki günlerde böyle bir yapılanmaya gidileceğini umuyor ve bekliyorum. Kesinlikle eğitim sistemi güzden geçirilmelidir.
Ordu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi
Kitaplık Kolu Başkanı Bekir AKKAYA
            Birilerinin düşündüğü gibi Başkan Recep Tayyip Erdoğan ya da Ak Parti giderse İmam Hatiplinin özlediği amaçlar sekteye uğrar. Yanılıyorlar. Bizim davamız şan, şöhret, makam, mevki, para ve pul davası değildir. Biz Allah için ölene kadar Allah’ın rızasını kazanmaya söz verdik. Hak ile batılın mücadelesine inanıyoruz. İyilikte yarışmayı prensip edindik. İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek bizim için Allah’ın emridir.
            Geçmişi bilmeyenlerin derdi farklı olabilir. Hak ile batılın ne anlama geldiğini bilmeyenler olabilir. Para, mal, mülk, makam, şöhret gibi derdi olanlar olabilir. Bunların eksiklikleri ve davranışları bizim imam Hatiplilerin davasına mal edilemez.  Erinde geçinde “Allah Nurunu Tamamlayacaktır.” Bu Allah’ın vaadidir. Biz sadece üzerimize düşenleri yapmakla sorumluyuz. Kul bilincine sadık kalarak amaçlarımızı Allah’ın rızasına dayandırmak ve çıtayı yüksek tutmak zorundayız. Bizim görevimiz ölene kadar Allah’ın gösterdiği yol ve istikamette yürümektir. Takdir Yüce Allah’ındır. Bizler seferle mükellefiz, Zaferle değil.
            Bugün sizlere Hüseyin Yanar Kardeş’imin bundan 39 yıl önce defterime yazdıklarını takdim ediyorum. Buyurun birlikte okuyalım.
Hüseyin Yanar’dan Bekir AKKAYA’ya Yazılanlar…

ORDU-05.04.1981
Değerli Arkadaşım Bekir,
            Allah’ın selamını sunar, hayat boyu mutluluklar dilerim.
          İnsan olarak bu dünyaya geldik, boşuna yaratılmadık. Şu iki günlük fani hayatta Allah rızası için ne yaparsak o bizimle gidecektir. Bugün varız, belki yarın yok olacağız. Her an ölümle karşı karşıyayız. Gafil ağlanmayalım. Azrail bize haber vermez. Attığımız her adımın sorumluluğu vardır.
          O halde çıkar yolumuz Kur’an’a ve Rasülullah’ın sünnetine sarılmak ve onun yolunda yürümektir. İslam Dini, İnananları kardeş yapmış, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmalarını ve tefrikaya düşmemelerini emretmiştir. Bu şuurla hareket ettiğimiz müddetçe Milli Şairimizin ifade ettiği gibi;
          “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.
          Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” (Akif)
          İşte Müslüman davasını bilmeli, vakti geldiğinde volkan gibi gürlemeli, sevdiğini Allah için sevmeli ve başka bir şey gözetmemeli.
          İnsan nerede olursa olsun arkadaşıyla, yakınıyla, sevdiği ile her zaman beraber olamaz. Bu bir gerçektir.
          Evet Bekir’ciğim;
          Söylemek, yazmak zor geliyor. Bir gün aramızdan ayrılık rüzgârı esecek. Bu ayrılık manen değil, maddeten olacak. Vazife ehli olarak nereye gideceğimiz belli değil. Belki bir daha görüşme imkânımız olmayacak. Bedence ayrı olsak bile manevi bağlarımız kopmadığı müddetçe karşılıklı sevgimiz devam edecek ve benim buraya karalamış olduğum yazıyla hatırlayacak ve ölürsem ruhuma bir Fatiha okuyacaksın. Allah senden ve hepimizden razı olsun.
          Peygamberimiz (S.A.V.) buyuruyor; “ Allah için birbirini seven ve bu sevgiyle birleşip, bu sevgiyle ayrılan iki kişiyi Arş’ın gölgesinden başka gölge olmayan, Kıyamet günü kendi gölgesinde barındıracaktır.(1)
(1) Buhari, Kitabus Selat 1/161

05.04.1981
Hüseyin YANAR
Arkadaşın
İmza
Ordu İmam Hatip Lisesi/ORDU
--Adres: Yukarıdamlalı Köyü / KUMRU-ORDU
-----
Yazımın altıncı bölümü bitti.
Yedinci yazımızda buluşmak üzere…
Allah’a emanet olunuz.

Bekir AKKAYA/ 26.04.2020/İYAD/Kumru Haber/KUMRU
Hüseyin Yanar'ın Bekir AKKAYA'nın Hatıra Defterine
Yazdıkları ve Orjinal Sayfa

****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Hüseyin Yanar: Allah için sevmeli ve davamızı bilmeliyiz /İmam Hatipliyim-6 /Bekir AKKAYA

Hüseyin Yanar
Bu ülkede İmam Hatipliliğin bu kadar konuşulması ve gündeme gelmesinin nedenini aslında bu ülkenin saklı tarihinde gizlidir. Koskoca Osmanlının yıkılışından sonra kurulan yeni düzende dindarlara karşı yapılan baskılar İmam Hatipliliği bir dava şekline getirmiştir. İleriki günlerde Anadolu insanının mayasında olan eğitim şekli oluşturulduğunda İmam Hatipliliğin bu günleri tarih sayfasında yerini alacaktır. Arzu edilende zaten budur.
            Açılan İmam Hatipler aslında zorunlu dini hizmetlerin yerine getirilmesini karşılamak amacıyla açılmış olsa da “Besmele ile başlanılan” her işte bir hayra yöneliş olması, İmam Hatipleri de “Allah rızasına” yöneltmiş ve ülkemizde İmam Hatiplere çığ gibi büyümüştür. Hatta sistemin güçlüleri yasal olarak kurulan partileri bile “İmam Hatibe arka çıktı” bahaneleri ile kapatmıştır. Esas sorulması gereken ise dini eğitim kurumlarının niçin kapatıldığı var olan eğitim kurumlarının niçin kapısına kilit vurulduğu olmalıdır.
            Bu süreç bugüne kadar böyle

24 Nisan 2020

Zülkarneyn Kısık'tan Bana


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Zülkarneyn Kısık'tan Bana


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Kitapçı Mehmet Akkaya Hoca (Benim Babam)


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Kitapçı Mehmet Akkaya Hoca (Benim Babam)


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

KUMPASÇI VE YANCILARINA GELSİN! İŞTE YOLUNUZ...


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

KUMPASÇI VE YANCILARINA GELSİN! İŞTE YOLUNUZ...


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

23 Nisan 2020

Filim Tavsiyesi


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Filim Tavsiyesi


****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

Mehmet Sobi : Maddi, manevi Güçlü Olmalıyız/ İmam Hatipliyim-5 / Bekir AKKAYA

Mehmet Sobi-1981
Hayal ve hedeflerimiz hep aynı idi. Biz imam hatipliydik ve bizler hedeflerimize yoğunlaşmalıydık. Bugüne kadar bizlere verilmiş rolleri kabul etmiyorduk.
Bizden öncekiler bazı durumları keşfetmişlerdi. Bizlere bazı durumları hazır hale getirmişlerdi. O halde bizlerde emanet edileni daha yukarılara taşımalıydık.
Sahip çıkacağımız ve kendimizi adayacağımız bir şey vardı. O da İslam davasıydı. Bu hedefe ulaşmak için maddi ve manevi yönden kendimizi geliştirmek ve güçlü olmak zorundaydık. Çünkü bizler İmam Hatipliydik.
Bundan önceki yazılarımda kardeşim Turan Demir ve Hüseyin Can’ın hatıra defterime yazdıklarını sizlerle paylaşmıştım. Şimdi ise
Kardeşim Mehmet Sobi’nin defterime yazdıkları paylaşmak istiyorum.
Mehmet Sobi;  39 yıl önce özellikle yazısında bundan maddi ve manevi zenginlikten söz ederek bu yönden güçlü olmak zorunda olmamız gerektiğini vurgulamıştı. İşte Mehmet Sobi kardeşimin defterime yazdıkları.



Mehmet Sobi’den Bekir Akkaya’ya Yazılanlar

                                                                                                 -Ordu. 03.03.1981
Değerli Kardeşim Bekir;
       
Bekir Akkaya'ya Mehmet Sobi Yazısı
Biz Müslümanlar olarak bizlere çok görev dü
şmektedir. Müslümanlar yalnız bu müesseselere girmekle kalmayıp diğer siyasi, ekonomik, ticari ve sosyal alanlarda da yer almalıdır. Müslüman olan kişilerin bu köşelerde yer almalarıbüyük yankılar ve değişikler yaratır.
        Şunu da belirtmek isterim ki; Müslüman fakir, cahil, daim zengin takımlara el açan demek değildir. Müslüman da zengin olmalıdır. Bu dünyada onun da malı olmalıdır. Bunu peygamberimizin şu hadis-i şerifine dayanarak söylüyorum. Peygamberimiz (SAV); “ Hiç ölmeyecekmişgibi dünya için, yarın ölecekmişgibi ahiret için çalışınız.”
        Evet, Müslüman dünya için çalıştığıgibi ahireti de ihmal etmemesinin gerektiğini de burada belirtmek isterim
        Saygılarımla.
        03.03.1981
        İMZA
        Mehmet SOBİ
        Ordu İmam Hatip Lisesi /ORDU
        ADRESİM: KeşKavaklar Köyü ÜNYE/ORDU

            ---Bekir AKKAYA /23.04.2020/İYAD/ Kumru Haber/KUMRU---
Bekir Akkaya'nın Hatıra Defterinde
Mehmet Sobi Sayfası
ÖNCEKİ FOTOĞRAFLAR
Bu yazımızın Beşincisi Bitti.
Yazımızın Altısında buluşmak üzere...
Hoşça kalınız...
Bekir AKKAYA/23.04.2020/İYADA/Kumru Haber/Kumru
****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-