Kumru İlçesi'nin İlk Kültür ve Haber Sitesi -İnternette İlk Yayın : 1999
Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.
17 Haziran 2013
Kumru'lu Davut YILMAZ Kırkpınar'da
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
12 Haziran 2013
Kumru'da Lise öğrencileri döküldü
Etiketler:
Eğitim,
Spor-Sağlık
8 Haziran 2013
Yeter Artık (Şiir) /Bekir AKKAYA
Bu filmi çok izledik, aynı
tas aynı hamam
Gezi eylemleri de filmin
sonunda kalan
Görününler masumdur, gizli
eldir kuduran
Bu halk artık uyandı para
etmez palavra
Yüzde elliye bak ta, kafa yor
sen de anla
Unutmadık henüz biz, Ali’yi
Fadime’yi
Mecliste “yuh” çekerek,
“hadleri bildirmeyi”
Kat sayı engelleri, Küstah
çevik birleri,
Kanmaz artık bu millet,
“kurtarıcılara” asla
Ak Parti’ye bir bak ta, kafa
yor sen de anla
Nizamı kapattınız, Selameti
saf dışı
Bu halk ne yazı gördü, ne de
yaşadı kışı
Olmayan düşmanlarla “irtica”
sofra aşı
Tıktınız, yedirdiniz
Etiketler:
Şiir Arşivi,
Şiirlerim,
Yazılarım
ABDULLAH ÇAYA VEFAT ETTİ
FİZME - KARAPINAR MAHALLESİNDEN KARAYUSUFUN OĞLU ABDULLAH ÇAYA BUGÜN ORDU DEVLET HASTANESİNDE VEFAT ETMİŞTİR. CENAZE YARIN FİZME DİKMECİ MEZARLIĞINDA DEFNEDİLECEKTİR. ABDULLAH ÇAYAYA ALLAHTAN RAHMET YAKINLARINA SABIRLAR DİLİYORUZ...

RESİM AÇIKLAMASI : Sol resim Abdullah Çaya, Sağ resimde ise bir kaç yıl önce vefat eden Osman Arş'tır..
HER İKİSİNE ALLAH RAHMET ETSİN
Etiketler:
Haber-Yorum
5 Haziran 2013
GÖREBİLDİĞİM KUMRU /BEKİR AKKAYA
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
KUMRU YAYLAK CAMİİ VE GÖKKUŞAĞI
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
KUMRU FİZME KARAPINAR MAHALLESİ GÜKKUŞAĞI ALTINDA
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
KUMRU ATATÜRK ORTAOKULU PENCERESİNDEN KUMRU
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
29 Mayıs 2013
GELENEKSEL KUMRULULAR PİKNİĞİ 09 HAZİRAN PAZAR GÜNÜ
İSTANBUL’DA
GELENEKSEL
KUMRULULAR PİKNİĞİ
9
HAZİRAN 2013 PAZAR GÜNÜ
KEMERBURGAZ GÖKTÜRK ESENLER BELEDİYESİ PİKNİK ALANINDA
YAPILACAKTIR.
TÜM KUMRULULARI,KUMRULULAR DOSTLARINI VE KOMŞU VE MİSAFİRLERİNİZLE BİRLİKTE BEKLİYORUZ.
BİRLİK BERABERLİK TANIŞMA VE YARDIMLAŞMANIN SEMBOLÜ OLAN PİKNİĞİMİZDE BULUŞALIM.
KUMRULULAR DERNEĞİ YÖNETİM KURULU.
Etiketler:
Edebiyat,
Haber-Yorum,
Kültür-Sanat
27 Mayıs 2013
Korgan İlçesi'ni Tanıyalım/ Şevki Şaban Haciimamoğlu
| Geçmişimiz | ![]() | ![]() |
| Yazan HİMAMOĞLU | |
| Perşembe, 27 Eylül 2007 | |
|
(Burada yazılanlar 1955 öncesi ve sonraki geçmiş yıllar içindir. Daha eski yıllar araştırıldıktan sonra yazılmaktadır.) Şimdiki gençler belki bilemezler ama, geçmişteki yaşantılarımız bugünkünden farklı idi. Evlerin Şekli ve Yapımı: Evler genellikle iki kat yapılırdı. Alt kat ahır olarak kullanılır, üst katta hane halkı otururdu. Bazı evler ise, tek katlı olup yan tarafı ahır idi. Bu yaşam tarzı kırsal kesimlerde bu gün de devam etmektedir. Evlerde ağaç malzemesi kullanılırdı. Evlerin büyüklüğü kişinin maddi durumuna göre küçük veya büyük yapılırdı. Bazı evlerde ahır bölümünün bir kısmı taştan yığma yapılırdı. Hayvan gübrelerini atmak için ahıra bir kürek sığacak kadar delik açılırdı. Bu deliğe tömzek denir. Evlerin gövde kısmında kalın tahtalar kullanılırdı. Tahtaların her iki uç tarafına çentik yapılırarak birbirine tutturulurdu. Bazı evlerin dış cephesi kalın çıtalarla dikdörtgen biçiminde duruma göre 30+50 ebadında ufacık pencere tipi gibi yapılır, iç kısım tahtalarla kaplandıktan sonra, dış cephedeki ufacık pencereler ufak taşlarla doldurulur, saman karışımı çamurla sıvanırdı. Evler, üzeri ağaçtan yarma kiremit büyüklüğünde veya az daha büyük ve geniş tahta parçaları ile örtülürdü. Karaocakların dumanının çıkması için ocağın hizasına küçük bir baca deliği bırakılırdı. O dönemlerde kiremit örtü pek bulunmazdı, bulunsa da maddi bakımdan çoğunluk satın alamazdı. Bundan dolayı yağmur evin içine dolardı. Evlerin içinde banyo özellikle tuvalette olurdu. Bazı yaşlıların anlattığına göre kimi ahırda banyo yapardı. Bazı evlerde ise banyo odanın birinin içinde gömme dolap biçiminde olurdu. Tuvaletler (yöresel olarak hela ve kenef denir), evin uygun cephesine çıkıntılı balkon şeklinde yapılır, etrafı tahtalarla örtülürdü. Alt kısmı ise açıktı. Ağaçla döşeli tuvalete üçgen biçiminde bir delik açılır, ihtiyaç bu delikten giderilirdi. Tuvalete giden kişi elinde ibrik götürürdü. İtiyaç giderme anı çok komik olurdu; zira alt taraf açık olduğu için dışkılar zemine |
Etiketler:
Araştırma-İnceleme,
Biyoğrafi,
Haber-Yorum,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
26 Mayıs 2013
ABDİ HOCA VE HAMİT HOCA'NIN FOTOĞRAFLARI
Etiketler:
Biyoğrafi,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
Fizme'de Alimleri Anma Proğramı Haberi ve Bir Yorum /Bekir AKKAYA
Haber :
Bu yıl Kumru Müftülüğünün de yer alacağı proğram bundan böyle Kumru Müftlüğü ve Fatsa Yavuz Selim Vakfı işbirliği ile gerçekleştirilecek.
Geleneksel hale gelen ve Fizmeli bir grup gönüllülerle Fatsa Yavuz Selim Vakfı işbirliği ile başlatılan ve her yıl sürdürülen Fizme’de “Alimleri Anma” proğramı bu yıl daha proğramlı ve düzenli bir şekilde icra edilecek.
Bu yıl Kumru Müftülüğünün de yer alacağı proğram bundan böyle Kumru Müftlüğü ve Fatsa Yavuz Selim Vakfı işbirliği ile gerçekleştirilecek.
Aldığımız bilgiye göre proğramda Kumru ve Fizme’de yetişmiş alimler konu edilerek vefat edenlere dualar hayatta olanlara uzun ömürler dilenecek.
Zengin bir proğram akışı içersinde “Alimlerin Dinimizdeki Yeri ve
Etiketler:
Biyoğrafi,
Haber-Yorum,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
23 Mayıs 2013
ŞİİRLERLE ERBAKAN / EKREM ŞEMA
ERBAKAN’IN NASİBİ
Dinin Yıldızı ismi verilmişti Erbakan’a
Şükür, bunu ifade etmek nasip oldu bana,
Kara bulut yıldızların önünü kapatmışken,
Üfleyip parçalamak, nasip oldu Erbakan’a.
İsmini anmak bile yasaklanmıştı, Allah’ın
Yoluna engeller konulmuştu Resulullah’ın.
Çekilin kara bulutlar, yıldızlar buradalar,
Bakın! Diye haykırmak, nasip oldu Erbakan’a.
Her iktidarın şamar oğlanı sayıp vurduğu,
Köpeğin ısırdığı, atın tekme savurduğu,
İnandığı gibi yaşamayı imkansız sanan,
Müslümanı uyartmak, nasip oldu Erbakan’a.
Böyle azim, böyle gayret bir başkasında var mı?
Yaptığı çalışmalar küçük bir ömre sığar mı?
Tek başına yürümeye başladığı bu yola,
Yüzmilyonları katmak, nasip oldu Erbakan’a.
Dinin Yıldızı ismi verilmişti Erbakan’a
Şükür, bunu ifade etmek nasip oldu bana,
Kara bulut yıldızların önünü kapatmışken,
Üfleyip parçalamak, nasip oldu Erbakan’a.
İsmini anmak bile yasaklanmıştı, Allah’ın
Yoluna engeller konulmuştu Resulullah’ın.
Çekilin kara bulutlar, yıldızlar buradalar,
Bakın! Diye haykırmak, nasip oldu Erbakan’a.
Her iktidarın şamar oğlanı sayıp vurduğu,
Köpeğin ısırdığı, atın tekme savurduğu,
İnandığı gibi yaşamayı imkansız sanan,
Müslümanı uyartmak, nasip oldu Erbakan’a.
Böyle azim, böyle gayret bir başkasında var mı?
Yaptığı çalışmalar küçük bir ömre sığar mı?
Tek başına yürümeye başladığı bu yola,
Yüzmilyonları katmak, nasip oldu Erbakan’a.
Etiketler:
Biyoğrafi,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
İMKB YBO (MAYIS -2013) _FOTOĞRAF : Bekir AKKAYA
Etiketler:
Eğitim,
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
FOTOĞRAF ÇEKİNME DURUMU (YBO-2013)
Etiketler:
Eğitim,
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
Tarakcı Hamit Hoca (Hamit Kısık)- Fotoğraf
Etiketler:
Araştırma-İnceleme,
Biyoğrafi,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
ALLAH BELALARINI VERSİN /Bekir AKKAYA
Haklı olduğunuz bir konuda çok kez meramınızı birilerine anlatamazsınız. Anlasada ya anlamazdan gelir ya da sizin bilmediğiniz gizli bir ilişki mevcuttur.
Eğer gerçekten anlamıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak karşınızdakine de fazla ısrarlı olmanın gereği yoktur. Ama anladığı halde anlamazdan gelme ya da yüzde yüz haksız olduğu bilinen birini savunma pozisyonuna girme kabul edilir bir durum değildir.
Siz konuşmasanız da birileri sizi bir mıntıkaya çekmeye çalışır. Ayrıntılı bir şekilde bildiği bir konuyu size sorar ve cevap bekler. Cevap verince de size karşı üçüncü şahsın konuma girer ve taraf olur. Bu durumda siz adamın beklediği alana girmiş olursunuz. Asıl suçlu orada zaten yoktur ama karşınızdaki aniden onun rolünü çoktan üstlenmiştir bile.
Benim sık sık “Bilge” olarak tanımladığım biri bana birini sordu. Ben de tek cümle “Allah Belasını Versin” dediğimde aldığım cevap “Lanet Okuma” ifadesi ile karşılık buldu. Ben de buna karşılık daha da şiddetli lanet okumaya başladım. Daha sonra da kendi kendime
“ “acaba “bilge” doğru mu söylüyor “ diye düşündüm.
“Bilge”min ikazlarını zaman zaman her kesimden sık sık duyarım. Her ikazın karşılığında da lanetin dozunu artırırım.
Benim nefretimi ve lanetimi durduramayacaklarını anlayan bu “akiller” bu kez de üçüncü şahıslara beni başka türlü tanımlama gayreti gösterirler.
Bilerek ve güya masum bir tavır takınarak sinsice benim söylediklerimi acıyormuş tavrı da sergileyerek kendilerinin de içinde bulunduğu
Etiketler:
Yazılarım
BEKİR AKKAYA
Etiketler:
Biyoğrafi,
Hakkımda,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
20 Mayıs 2013
Baş ağrısı için ilginç çözüm;
Burnumuzun neden 2 deliği var ?
Nefes alırken her iki deliği birden kullanırız. Sağ taraf sıcağı (güneşi), sol taraf soğuğu (ayı) temsil eder.BAŞINIZ AĞRIYORSA sağ burun deliğinizi kapatın 5 dakika süreyle sol burun deliğinizden nefes alın..KENDİNİZİ YORGUN HİSSEDİYORSANIZ sol burun deliğinizi kapatın, sağ burun deliğinizden nefes alın. Zihninizi de açar.
İnanmıyor olabilirsiniz. Çok eski bir doğu kültürüdür. Deneyin, farkı görün.
Nefes alırken her iki deliği birden kullanırız. Sağ taraf sıcağı (güneşi), sol taraf soğuğu (ayı) temsil eder.BAŞINIZ AĞRIYORSA sağ burun deliğinizi kapatın 5 dakika süreyle sol burun deliğinizden nefes alın..KENDİNİZİ YORGUN HİSSEDİYORSANIZ sol burun deliğinizi kapatın, sağ burun deliğinizden nefes alın. Zihninizi de açar.
İnanmıyor olabilirsiniz. Çok eski bir doğu kültürüdür. Deneyin, farkı görün.
Etiketler:
Eğitim,
Spor-Sağlık
ALLAH BELALARINI VERSİN /Bekir AKKAYA
Haklı olduğunuz bir konuda çok
kez meramınızı birilerine anlatmazsınız. Anlasa da ya anlamazdan gelir ya da
sizin bilmediğiniz gizli bir ilişki mevcuttur.
Eğer
gerçekten anlamıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak karşınızdakine de fazla
ısrarlı olmanın gereği yoktur. Ama anladığı halde anlamazdan gelme ya da yüzde
yüz haksız olduğu bilinen birini savunma pozisyonuna girme kabul edilir bir
durum değildir.
Siz
konuşmasanız da birileri sizi bir mıntıkaya çekmeye çalışır. Ayrıntılı bir
şekilde bildiği bir konuyu size sorar ve cevap bekler. Cevap verince de size
karşı üçüncü şahsın konuma girer ve taraf olur. Bu durumda siz adamın beklediği
alana girmiş olursunuz. Asıl suçlu orada zaten yoktur ama karşınızdaki aniden onun
rolünü çoktan üstlenmiştir bile.
Benim
sık sık “Bilge” olarak tanımladığım biri bana birini sordu. Ben de tek cümle
“Allah Belasını Versin” dediğimde aldığım cevap “Lanet Okuma” olarak karşılık buldu. Ben de buna karşılık
daha da şiddetli lanet okumaya başladım. Daha sonra da kendi kendime
“ “acaba “bilge” doğru mu söylüyor “ diye
düşündüm.
“Bilge”min
ikazlarını zaman zaman her kesimden sık sık duyarım. Her ikazın karşılığında da
lanetin dozunu artırırım.
Benim
nefretimi ve lanetimi durduramayacaklarını anlayan bu “akiller” bu kez de
başkalarına benim gibileri başka türlü tanımla gayreti gösterirler.
Bilerek
benim gibileri yıpratmak ve söylemek istediklerimi hafife düşürerek güya bana
acıyormuş tavrı da sergileyerek alaverelerinin açığa çıkmasını önlemek için
bilerek bazı cümlelerini sıralarlar. Haktan yanaymış gibi sıvışmanın yolunu
tercih ederler. Deşeledikçe -sorguladıkça kendilerinin çukurda boğulacaklarının
farkındadırlar. İtibarsızlaşacaklarını anladıkları an kendi foyalarının ortaya
çıkmasından korktuklarından aşağıdaki cümlelere başvurarak asıl konuyu
geçiştirmeye çalışırlar.
“Delidir
ne yapsa yeridir.”
“Şu
şu sıkıntıları var ondan öyledir.”
“Ona
da çok görmemek lazım.”
“Sen
iyi değilsin, bu konuyu sonra konuşalım.” Oysa konuyu açan kendisidir.
Zaman
zaman bunda başarılı olsalar
Etiketler:
Yazılarım
18 Mayıs 2013
AYSEL ŞAHİN VEFAT ETTİ

BİR KAÇ YIL ÖNCE KUMRU MEHMET AKİF ERSOY
İLKÖĞRETİM OKULU'NDA ÖĞRETMEN VE MÜDÜR YARDIMCILIĞI GÖREVİNDE BULUNAN VE ŞU
ANDA ORDU-HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER ORTA OKULUNDA FEN VE
TEKNOLOJİ ÖĞRETMENİ OLAN HÜSEYİN ŞAHİN'İN EŞİ AYSEL ŞAHİN
HANIM BUGÜN VEFAT ETMİŞTİR.
CENAZESİ 19 MAYIS 2013 PAZAR GÜNÜ
SAMSUN-ATAKUM ŞAHİN CAMİİNDE KILINACAK ÖĞLE NAMAZINDAN SONRA DEFNEDİLECEKTİR.
AYSEL ŞAHİN'E ALLAH'TAN RAHMET, DEĞERLİ MESLEKDAŞİM HÜSEYİN
ŞAHİN'E VE ÖĞRENCİM BETÜL VE KARDEŞİNE VE TÜM AKRABA VE SEVENLERİNE
SABIRLAR DİLİYORUM. MEKANI CENNET OLUR İNŞALLAH. BEKİR AKKAYA / KUMRU
Etiketler:
Haber-Yorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KONULAR
Haber-Yorum
(1837)
Fotoğraf Galeri
(1417)
Fotoğraflarım
(1257)
Biyoğrafi
(1014)
Yazılarım
(1009)
Kitap-Dergi-Gazete
(970)
Kültür-Sanat
(871)
Yazarlarımız-Şairlerimiz
(859)
Hakkımda
(659)
Araştırma-İnceleme
(606)
Eğitim
(599)
Edebiyat
(594)
Spor-Sağlık
(484)
Kumpas-Polemik
(457)
Kurum -Kuruluş
(383)
İslam
(372)
Hatıra
(283)
Video Galeri
(265)
Belgesel
(218)
İmam Hatipliyim
(197)
Tarih
(174)
Şiir Arşivi
(117)
Türkülerimiz
(71)
Şiirlerim
(56)
Röportaj
(49)
















