Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

7 Mayıs 2007

Neye göre duruş, neye göre ilke? /Bekir AKKAYA

Genel anlamda söylenen ve yazılanların doğruluklarından hiç kimsenin kuşkusu yoktur. Farklı fikir ve görüşler arasında yüzeysel anlamda itiraz edilecek bir durum da yoktur. Bu kastedilenin ne olduğu anlaşılıncaya kadar kimse de pek itirazda bulunmaz…
Konuşma ve yazma fiilini işleyen birinin özellikle dikkat etmesi gereken en önemli hususların başında, kullandığı kelime ve kavramların ne anlama geldiğini öğrenmesidir. Bunun için de mutlaka yanında bir lügat bulundurması zorunludur.
Genel anlamda bu doğru olsa da işin ehli için o kelime ve kavramların hangi kaynaktan elindeki lügate aktarıldığını ve diğer kaynaklarda bu

Sezai Sözen'le Jeep Şenliği Üzerine - Röportaj /Bekir AKKAYA

Röportaj ve Yorum : Bekir Akaya- 3 Ağustus 2005- Kumru
Fatsa ve Çevre İlçeler Kalkınma Kurultayı organizesinde Ordu’nun ve Karadeniz’in yaylalarını tanıtmak amacıyla düzenlenen geleneksel cip şenliğinin 3.sü Haziran ayında yapılmıştı. Ordu Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Yapar’ın düşüncesi olarak hayata geçirilen cip şenliğindeki asıl amacın Ordu’nun ve Karadeniz’in yaylalarını tanımak ve tanıtmak , Önce biz kendimizi sonra çevremizi daha sonra da ülkemizi tanıyacağız. Ve bu yolla da Yaylalarımızı turizme açacağız, Bu amaçla da 7 ilçenin yaylalarını cip şenliği ile dolaşmak ve görmek ve yaylalarımızı Karadeniz dışındakilere de tanıtabilmek amacıyla yapılan cip şenliğini 7 ilçenin belediyeleri ve sivil toplum örgütleri

Allah’ın Yazısı Bozulur mu? /Bekir AKKAYA

Çoktandır yazı yazmıyorum. İşin doğrusu sağlık problemlerim olsa da asıl yazmamamın nedeni bir yanlışlığı alışkanlık haline getirmemin farkına varmış olmamdandır. Kırk yaşın altında olanlara göre yaşlı sayılırız. Kırk bir kere maşallahı çoktan gerilerde bıraktık. Dünyada söylenmeyen söz ya da yazılmayan konu kalmasa da önemli olan sizin tarafından söylenmiş olmasıdır. Bu düşünceden yola çıkarak sadece yazdıklarımın başlıklarını toplasam üç beş yazı ortaya çıkar. Zaman zaman anlayacak gibi olsam da bir şeye hala aklım basmaz. Neden çıkara dayandırılmayan işler enayilik olarak görülür? Oysa çıkara dayandırılmayan faydalı işlerin sayılamayacak kadar faydası olduğu gibi, beklenmeyen bereketi de kendiliğinden oluşmaktadır. Ben böyle düşünmekle birlikte son zamanlarda gördüklerim ve yaşadıklarım sonucu yaptıklarımı da düşüncelerimi bir ölçüde yanlış mı yapıyorum acaba? Diye sorgulamaya başladım. Eğer ücret alınmadan yapılan işler “enayilik” olarak görülüyorsa bilinsin ki benim gibiler dünyanın

Rakamlarla Fatsa Devlet Hastanesi /Bekir Akkaya

Geçen hafta yazdığımız Fatsa Devlet Hastanesi ile ilgili yazı nedeniyle epey eleştiri aldım. Yazının başlığından tutun da içeriğine kadar itiraz eden epey insanla karşılaştım. Bir hususun bilincindeyim. O da şudur. "İnsana yönelik hizmet veren kurumlarla ilgili olumlu ya da olumsuz bir görüş belirtmenin zor olduğu, yazılırken iyi bir gözlem ve araştırma yapıldıktan sonra bir hükme varılması gerektiği ve olumlu yönler belirtilirken olumsuz yönlerinde yazıda yer almasının gerekliliği"dir. Ben de on gün hastanede kalan biri olarak, hizmet noktasında gözlemlerimi sizlerle paylaştım. Yazımın sonunda ise yazıya devam edeceğimi özellikle de belirtmiştim. Neticede 372 personelin çalıştığı 331 yatak kapasitesi bulunan bir sağlık kuruluşunda söz konusu eksikliklerin olmaması düşünülemez.
Başhekim Dr. Alaettin Arıkan " Hastanemizde kanunsuz bir durum söz konusu olduğu takdirde bizlere yazılı ya da sözlü olarak müracaat edildiği takdirde gerekli işlemin derhal yapılacağını" özellikle ifade etmektedir. Hatta bunun için gerekli yerlere "şikâyet kutuları" koyularak her ay gerekli işlemin yapıldığını söylemektedir. Başhekim Dr. Alaettin Arıkan " Kimse şikâyet etmiyor ve haksızlığını bize bildirmiyor" diyerek "Hasta Hakları" birimlerinin bunun için olduğunu belirtiyor. Ben taşradan biri olarak Fatsa Devlet Hastanesinin çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Bunu söylerken her şeyin dört dörtlük olduğunu da iddia etmiyorum.
Geçen haftaki yazım dikkatli

Önemli Olan Üretmektir! Tüketmek Değil!/ Bekir AKKAYA

Kumru – Fizme doğumlu olmama rağmen görevim nedeniyle 1987 yılından bu yana Kumru’da yaşayan bir Kumrulu’yum. 89’dan bu yana başarılı olup olmadığımı hiç sorgulamadan sık sık yazılarımla yorum yaptım.
İlçem Kumru için üzerinde en çok durduğum konu, “başka yörelerde olanlar bizim ilçede neden yoktur?” 1999 yılında İnternetle tanıştığımda önce Kumru ile ilgili bir sayfa yapmak ve değişik gazeteler için yazdığım yazıları kumru internet sayfasında da yayınlamak maksadı ile yola çıktım.
Yaptığım dört sitenin çökertilmesi bizi ümitsizliğe

Boşuna kızıyoruz /Bekir AKKAYA

Yalan ve gerçek kelimelerinde yola çıkarak biz ve bizim dışımızda olup biten bazı olaylarla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Lügatlerde Yalan; gerçek ve doğru olmayan, sahte, asılsız esassız, esaslı ve ciddi olmayan, Doğru ve mükemmel olmayarak, yanlış ve hata ile karışık olarak tanımlanmaktadır. Gerçek ise; doğru, sahih, muhakkak, sahte olmayan, hakiki olarak belirtilmiştir. Zaman zaman “kıyametin sonunda Deccal çıkacağını, insanların imanını çalmak için tüm yalanları gerçek olarak gösterip, insanları yanıltacağını” duyarız. Sahih bir ifade midir, ya da değil

Neye göre duruş, neye göre ilke? /Bekir AKKAYA

Genel anlamda söylenen ve yazılanların doğruluklarından hiç kimsenin kuşkusu yoktur. Farklı fikir ve görüşler arasında yüzeysel anlamda itiraz edilecek bir durum da yoktur. Bu kastedilenin ne olduğu anlaşılıncaya kadar kimse de pek itirazda bulunmaz…
Konuşma ve yazma fiilini işleyen birinin özellikle dikkat etmesi gereken en önemli hususların başında, kullandığı kelime ve kavramların ne anlama geldiğini öğrenmesidir. Bunun için de mutlaka yanında bir lügat bulundurması zorunludur.
Genel anlamda bu doğru olsa da işin ehli için o kelime ve kavramların hangi kaynaktan elindeki lügate aktarıldığını ve diğer kaynaklarda bu

Aslında deliye her gün bayram /Bekir Akkaya

Çocukluğumuzda “Ya ya ya, şa şa şa, yarın bayram olsa!” sloganı eşliğinde yürürdük. Bizim cıvıltılarımızı duyanlar pencerelere koşarak bizlere el sallarlar, biz de bundan büyük keyif alırdık.
Yüreklerimizde kin, garez ve haset duyguları olmadığından herkesi sever, her günümüzü bayram coşkusu içersinde geçirirdik.
Son zamanlarda bu coşkuyu ve bayram havasını Kumru’da her gün yaşıyoruz desem hiç abartı yapmış olmam. Sokaklar cıvıl cıvıl ve herkes bir yerlerde gönüllerine göre eğleniyor ve hoşça vakit geçiriyor. Programlar, yarışmalar, tiyatrolar ve turnuvalar, eğer az delilik varsa her gün bayram Kumru’da…
Zaman zaman insan bilemediğimiz nedenlerden dolayı

Ben de isterem /Bekir AKKAYA

Olay büyük, mevzu derin. Ama hiç kimse kılını bile kıpırdatmıyor. Enflasyonun yükselmesine, ülkenin krize girmesine neden olan bir olayda halkın bu kadar duyarsız kalması, insanı çileden çıkartıyor.
Derhal kriz masaları kurulmalı, duyarsızlar duyarlaştırılmalıdır. Etkin ve yetkin kişi ve kuruluşlar duruma müdahale etmezlerse felaketin gelmesi an meselesi. Ey ahali, duyduk duymadık demeyin! Yangın var!
Ülkeyi derinden sarsan ve toptan yok olmakla karşı karşıya kaldığımız bu durumu nasıl önleye biliriz?
Önce halk yavaştan yavaştan bilinçlendirilmeli, geçmişte olup bitenler gözden kaçırılmalıdır. Halkın duygusal yönleri ön plana çıkartılarak krizin asıl nedenine odaklandırılmalıdır. En çok satan gazeteler bu konuyu bütün ayrıntıları ile işlemeli, direnirlerse gerektiğinde her yola baş vurulmalıdır.
Olayın bertaraf edilebilmesi için, gerektiğinde düşman kuvvetlere yakınlığı ile bilinen kesimlere gülücükler dağıtılarak onlarında

6 Mayıs 2007

Mutluluk ve başarıya giden yol/Bekir Akkaya

Geçen yazımızda duruş ve ilke kelimeleri üzerinde durmuş, lugatlardaa “duruş” kelimesinin “durma tarzı” olarak tarif edildiğini, ve “ilke” kelimesinin ise “temel düşünce, temel bilgi, prensip” olarak açıklandığını ifade etmiştik. Yine aynı kelimelerden yola çıkarak bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Dengeli beslenmeliyiz!” cümlesine kimsenin bir itirazı olamaz. Çünkü dengeli beslenmenin sayısız yararları vardır. O halde dengeli beslenmenin ölçüsü nedir? Bünyeye göre dengeli beslenme değişebilir. Kimilerine bazı yiyecekler dengeli beslenmesi için yasaklanacağı gibi bazılarına da aynı yiyecekler tavsiye edilebilir. Burada ölçüyü koyacak, bünyeyi tanıyan

Bir Metre Süt /Bekir AKKAYA

Bundan önceki yazılarımızda "duruş" ve "ilke" kelimelerine yüklenen anlamı irdeleyerek duruşun “durma tarzı”, ilkenin ise “temel düşünce “olduğunu ifade etmiştik.

Kelimelerden yola çıkarak “insanın bir duruşu ve durduğu yeri sabitleyen bir temel düşüncesi olması gerektiğini” söylemiştik. Bunun da insana çok büyük yararlarının olduğunu belirtmiştik.

Yazılarımdan yola çıkarak bana görüşlerini ileten okuyucularımızdan bazıları “katı bir düşünceden söz ettiğimi, bu tür düşüncede olanların kesinlikle zamana ayak uyduramayacaklarını, düşüncenin sabitleştirilmesinde bağnazlık olacağını” ifade eden mesajlar aldım.

İlk etapta doğru gibi gözükse de ben bu görüş ve düşüncede değilim. Neden?

Kumruspor Grubunda Lider

2. Amatör B Grubunda 8 takımla mücadele eden Kumruspor 8 maç sonucunda lider oldu.2 yıldır cezalı olmasına sebebi ile maçlarını Fatsa ek stadında oynayan Kumruspor tüm zorluklara rağmen lider oldu.Kumruspor Cezasının bitmesi sebebi ile Kumru şehir stadında Dumlupınar ile oynanan müsabakayı 3-0 gibi net bir skorla almayı bildi.Kumruspor Başkanlığına Yusuf Yalçovanın gelmesi ile takımdaki yükseliş ve birlik beraberliğin arttığı gözlendi.
Kumruspor Başkanı Yusuf Yalçova; "Cezalı olmamıza,maçlarımızı 2 yıldır dışarıda oynamamıza rağmen bu skorları elde ettik.Kumrusporu ben ve arkadaşlarım layık olduğu yerlere getireceğiz.Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan Kumru Halkına teşekkür ediyorum"dedi.

5 Mayıs 2007

Kumru Evliyaları /Bekir AKKAYA

- EVLİYA NEDİR? YA DA ORDU EVLİYALARI KİTABI ÜZERİNE : Geçen hafta kısaca Kumru’nun tarihinden söz etmiştik. Bu yazımızda ise Kumru Evliyaları üzerinde duracağız. Birkaç yıl önce Sıtkı Çebi imzası ile yayınlanan “Ordu Evliyaları” kitabında Kumru Evliyalarından hiç söz edilmemişti. Bunun üzerine Kumru ve köylerini adım adım dolaşarak bu konuyu araştırmış, araştırma sonuçlarını Ordu Haber Gazetesi - Mart-1998 tarihinde okuyucularımızla paylaşmıştık. O günden bugüne kitabın yeni baskısının yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Benim Merak ettiğim konu, kitabın ikinci baskısında Kumru Evliyalarından söz edilip edilmeyeceği. Her ne kadar birinci baskıda Kumru Evliyalarınsan söz edilmemiş olsa da, okuyacağınız yazı Kumru topraklarından evliya olup olmadığı

YALANI YUTTURMA SANATI /Bekir AKKAYA



Bugünlerde Prof. Dr. Abdullah Özbek’in “Bir Eğitimci Olarak Nasrettin Hoca” adlı kitabını okumaya çalışıyorum. Kitap, Esra Yayınları’ndan olup, Nasrettin Hoca’yı ve fıkralarını tüm boyutları ile yorumlamaktadır. 526 sayfa olan kitap için 530 dip not kullanılmış. Kitap çok geniş bir bakış açısı ile Hocanın fıkra ve mizahlarla neyi söylemek istediğini ele almakta olup, Hocanın gözü ile günümüz insan ilişkileri gözler önüne serilmiş. Son derece akıcı bir üslupla kaleme alınan kitap’ta “Doğruları gizlemek” başlığı ile ele alınan fıkralar o

Postacı Mehmet Alır'la -Röportaj /Bekir AKKAYA


POSTACI MEHMET ALIRLA SÖYLEŞİ(Kesenizde Bereket Yoksa Bu Söyleşiyi Mutlaka Okuyun!)
NOT: Bu söyleşi Karadeniz Haber Postası Gazetesinde Yayınlanmıştır...
------
Hiç kötülük düşünmeyecek ve kalbi sevgi ile dolu biri var mıdır? Diye sorsalar aklıma ilk gelen kişi u olur herhalde. “Saf ve temiz” kelimeleri beklide en güzel şekliyle ona uyuyor. Kimse “saf” kelimesinden abdaldır, delidir ifadesi çıkarmasın. Buradaki saflıktan maksadım tek kelime ile bozulmamışlık ve güzelliklerle donatılmışlıktır. Sözünü ettiğim kişi belki de en önemli işi yaptığı halde hiçbir hatada yapmamış. Yani hep görevinin bilincinde olmuş.Ne kadar zamandır derseniz? Hemen söyleyeyim, Tam 34 yıl…

O’nun kalbindeki sevgi, çok fazlası ile sözüne de yansıyor. Kendisini uzun zamandır tanıdığım halde dertleşme ve paylaşma isteği kendisinden geldi. İtiraf edeyim ki, bu durumda böyle biri ile bugüne kadar bir araya gelmemekten dolayı epey üzüldüm. Devşiricilikle itham edilen biri için bu kötü bir durum. Çünkü bu konuşmayı çok

M.FATİH TİNCİ'DEN

Hocam siz bu dünyanın en cana yakın ve en sıcakkanlı insanısınız.Etkinliklerinizi çok yakından takip ediyorum,bu arada herťy çok güzel ve harika ama eksik olan birťyler var bence:) sitemiz,site içi ziyaretçi potansiyelimiz ve sizin gibi yetenekli bir öncümüz,kısaca herťyimiz var.Demek istediĩm site içinde bir yarıŭa düzenlense fena mı olur sizce:) Mesela ũir yarıŭası olabilir diye düŃ?nüyorum,neden olmasın ki?Sizce Kumru'da yetenekli insanlar yokmudur?Hocam bu sadece bir öneri,gerisi size kalmıź)Ama siz herťyin en iyisini ve en güzelini düŃ?nürsünüz bundan eminim...Kendinize çok iyi bakmanızı istiyorum,Kumru sizin gibi bir insanın deĥrini bilmeli bence,Ã?nkü siz elinizden geleni yapıyorsunuz Kumru ve halkı için HOŃAKALIN ^^ M.Fatih TİNCİ

Tarihi:
Thu, 5 May 2005 23:44:33 +0300 (EEST)
Konu:
merhaba
Kimden:
"m.fatihtinci" Kime:
bekirakkaya@yahoo.com

HALİL TATLIGÜL HOCA KABRİ BAŞINDA ANILDI

Bölgemizin manevi liderlerinden olan ve1 Mayıs 1990 yılında ebedi aleme intikal eden Halil Tatlıgül (Halil Hoca) bu yıl da unutulmadı.
Uzun yıllar görev yaptığı İslam Beldesindeki yatılı Kur-an Kursu yanında bulunan kabri başında gerçekleştirilen anma programına vatandaşlardan yoğun ilgi gösterirken, İslamdağ Belediye Başkanı Seyfi Orman, Göller Belediye Başkanı Nuhil Kiremitçi, Çayıralan Belediye Başkanı Halil İbrahim Aha, AK Parti Kumru İlçe Başkanı Hamza Karar, Fatsa Müftüsü Mehmet Ceylan, Kumru Müftüsü Abdullan

30 Nisan 2007

OSMAN DİNLEYİCİ'DEN

gidi bekir hoca. Kumru ile alakalı sitelere şöyle bir bakayım dedim.
Olması gerekendden fazla siteler dolmuş. Sonra 2000 li yıllar geldi aklıma
Senden sonra biz açtık. istanbulda
Şimdi ise önüne gelen site açmış. Aslında bu çeşitlilik güzel ama ürkütücü. Ne kadar düzensiz. Ne yazdığını bilmeyen bir sürü site.
-- Osman DİNLEYİCİİstanbul Büyükşehir BelediyesiÖzürlüler Müdürlüğü Basın Yayın ve Halkla İlişkiler0212 252 42 00 - 163Selam ve Dua İle...

kimden

Osman Dinleyici
ayrıntıları gizle
30 Nis
kime

kumruhaber@gmail.com

tarih
30.Nis.2007 13:31

konu
s.a

gönderen alan
gmail.com

28 Nisan 2007

Kumru'ya Şehitlik Anıtı

Kumru ilçesine Şehitlik anıtı yapılması için ilçe genelinde kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların katılımı ile şehitlik yaptırma komitesi oluşturulup 16.04.2007 Pazartesi günü yapılan komite toplantısında Kumru ilçe girişinde mülkiyeti Kumru Belediyesine ait yaklaşık 400 m2 arazi üzerine hazırlanacak olan tip mimari proje zemin üzerinde yapılan çalışma ile zemine uygulaması yapılacaktır.
İlçe Kaymakamı V.Özgür Arslan, Belediye Başkanı Ticabi Civelek, ilçe Jandarma Kıdemli Üst.tğm. Murat Ayyarkın, ilçe Emniyet amiri Uğur Güçlü, Kaymakamlık Yazı İşleri müdürü Niyazi Tombaş, İlçe Milli Eğitim müdürü Abdulkadir Hocaoğolu, İl Genel Meclis Üyeleri; Hacı Emin Payat, İsmet Erçal, Cemal Salgut, Fizme Belediye Başkanı Ahmet Ağırbaşlı, Yukarı Damlalı Belediye Başkanı Hüseyin Yanar, Şoförler Odası Başkanı Kenen Gürgezoğlu, Esnaf Kafalet Başkanı Namık Evin, İlçe esnafı ve Ak Parti ilçe başkanı Hamza Karar'dan oluşan komite şehitlik, Atatürk Anıtı ve Atatürk köşesi yapımında oluşacak bütün maliyeti karşılayacaklarını bildirdiler. Oluşacak maliyetin yaklaşık olarak 10-12 bin YTL olacağı tahmin edilmektedir.

Kumru Din Görevlileri Derneğinden Tasavvuf Musiki Konseri

Kutlu Doğum Haftası münasebeti ile ilçemiz müftülüğünce düzenlenen organizasyonlardan sonuncusu da Perşembe akşamı ilçemiz din görevlilerince gerçekleştirildi.
İlçemiz din görevlilerince oluşturulan tasavvuf musiki korosu ilçemiz müftülüğü desteğiyle, dernek başkanı M.Fahri Gürgezoğlu ve arkadaşları organizesinde koro şefi neyzen Barış Çavuş eşliğinde Kumrululara Erçal Kültür Sarayında rast, segah ve hicaz makamında oluşan parçaları okudular.
Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Hayır Kermesi

Kumru müftülüğünce düzenlenen kermesin açılışını Belediye Başkanı Ticabi Civelek ve Namık Evin yaptılar. Kumru İlçe Müftüsü Abdullah Pamuklu ,kermesin gelirinin Kur'an kurslarına gideceğini belirtti.
Kermeste Kumrulu bayanların yapmış oldukları el emeği göz nuru elişiler büyük beğeni ile satıldılar. Ayrıca yine bayanların yapmış olduğu yiyecekler kermeste halka satıldı.
Kumru müftülüğünün düzenlemiş olduğu hayır kermesine müftülük ve Kur'an kursu çalışanlarının da büyük emeği var. Ve ayrıca kermese emeği geçen Kumrulu bayanlara bu yürek davasına sahip çıktıkları için, büyük bir özveri ile el emeği göz nuru döktükleri için canı gönülden teşekkür ediyorlar.

Bayanlara Özel Kutlu Doğum Programı

İlçemiz müftülüğünün bayanlara özel olarak düzenlediği Kutlu Doğum Haftası programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. İlçemiz müftüsü Abdullah Pamuklu programın anlam ve önemini anlatan bir açılış konuşması yaparak programdan ayrıldı.
Programı Merkez, Erikçeli ve Sarapdal Kur'an kurslarının öğretmenleri Asuman Yargıcı, Nuray Önem, Halime Aydoğan, Hatice Yıldırım, Halime Köstek, Gülizar Demircioğlu

27 Nisan 2007

KUMRU DİN GÖREVLİLERİNDEN MUHTEŞEM KONSER

Kutlu doğum etkinlikleri münasebetiyle Kumru Müftülüğü ve Din Görevlileri Derneği'nin organize ettiği, Türk Tasavvuf Musiki Konseri 26-4-2006 saat 20'de Erçallar Kültür Sarayı'nda yapıldı. Katılımın yoğun olduğu konser; saygı duruşu, İstiklal Marşı ile başladı.
Din görevlisi Ahmet Alçın'ın sunduğu program, din görevlisi Aydın Ağa'nın Kur'an-ı Kerim okumasıyla başladı. Din Görevlileri Dernek Başkanı Fahri Gürgezoğlu'nun ve İlçe Müftüsü Abdullah Pamuklu'nun konuşmasıyla devam etti.
Müftü

25 Nisan 2007

ASIRLIK BABAM /İsmet KAYMAK

İsmet Kaymak Babasını anlatıyor.22,04,2007 Pazar günü büyük bir cemaat le(899)birlikte cenaze namazı kılınarak ;yasinlerle,dualarla toprağa verilen babamıza Allahtan rahmetler diliyoruz.Cenaze törenine gelen dost ve akrabalardan da Allah razı olsun.Acımızı birlikte paylaştılar.Haklarını helal ettiler.101 yaşında vefat eden Ali KAYMAK babam bir evin tek oğluymuş.Büyük annem gözü gibi bakmış ona ve genç yaşta evlendirmiştir.İlk hanımından üç kız çocuğu olmuş,daha sonra ikinci evliliğini yapmış ve bir oğlu olmuştur.Bu arada iş çok aş çok diye benim Zeynep annemle evlenmiştir.Bir zaman sonra ikinci hanımı vefat etmiş.dördüncü evliliğini yaparak,üç hanımı ile yıllarca birlikte

19 Nisan 2007

Kumru'nun Tarihi (http://www.kumru.4t.com) /Bekir AKKAYA


Kumru tarihinin Fatsa ve Ünye ile çok yakın ilgisi vardır. Fatsa’nın bilinen tarihi M.Ö. on bin yılına kadar indiği çeşitli araştırmalarla tespit edilmiştir. Fatsa ve Ünye’de deniz sahiline iniş M.Ö. üç bin yılında gerçekleşmiştir. Sahildeki insanların sıtma hastalığına yakalanması, insanların yüksek kesimlerde (yayla) yerleşmeye yol açmıştır. M.Ö. 1270 Yıllarında Ünye bir sömürgedir. M.S. 395’te Doğu Roma İmparatorluğunun sınırları içersindedir. Son olarak ta Selçuklular 3. Alparslan zamanında Türklerin eline geçmiştir.
Fatsa, Pontos Krallarından Farnakas tarafından kurulmuştur.
2.Farnakes’ten sonra bu bölgede ayrı bir sülaleden gelen Polemen hükümdarlık yapmıştır. Polemen devrinde Fatsa’dan, Trabzon’a kadar uzanan sahil kısmıyla içerde Tokat ,Niksar ve Kumru Bölgelerini kaplayan bu sahaya Polamonyak(Pont Polamonyak Devleti) adı verilmiştir.
Kumru ve Fatsa çevresi M.Ö. 584-555 yıllarında Pers’lerin elinde kalmıştır. Pers’lerin en büyük özelliği ateşe tapmalarıdır. Bu ateşe tapanlara(ateşgete) denilmektedir.

FİZME’DE BAYRAM SABAHI /Halis YILMAZ

Eskilerin dilinden düşürmediği bir cümle vardır: “Âh o eski bayramlar!” O kadar eskimiş olmasak da biz bile zaman zaman kullanıyoruz bu cümleyi.
Değişen teknolojiyle birlikte hayatımızda değişen o kadar çok şey var ki.Geleneklerimizi, göreneklerimizi bir bir mazinin siyah beyaz sayfalarına gömüyoruz.
Çocukluğumda büyük bir heyecanla başlardı Fizme’de bayram sabahı.En güzel elbiseler giyilirdi. Yeni alınan kara bir lastik bile bizi o kadar çok sevindirirdi ki. Bunu anlatamam.Bütün gece boyunca onunla yatardık kimse çalmasın diye.Gerçi kimsenin bizim lastiğimizi çalacağı falan yoktu ya…
Bayram namazından sonra erkekler bayram yerine giderken kadınlar da “Kayabaşı”nda oturur, kendilerine göre bayramın tadını çıkarırlardı.Oraya hiçbir erkek gitmezdi
Bayram yeri o zamanlar bize çok büyük gelirdi.Bu

6 Nisan 2007

İHA NIN GENEL MÜDÜR YARDIMCILARI UYGUR EVİNİ GEZDİ

İHA Genel Müdür Yardımcısı hemşehrimiz İsmail Ballı,beraberinde İHA Genel Müdür Yardımcısı Hamit Arvas,İHA Pazarlama Müdürü Burak Varlık ve İHA Samsun Bölge Müdürü A.Yılmaz Ergen le beraber ilçesi Kumruyu ziyaret etti..İş adamı İsmet Erçal tarafından yaptırılan Uygur evi ve Kültür Sarayını gezen İHA ekibi gördüklerinden etkilendiler.Ziyarette Kumru Belediye Başkanı Ticabi Civelek,İL Genel Meclis Üyeleri İsmet Erçal, H.Emin Payat,Cemal Salgut,Kumru Öğretmenevi Müdürü Bekir Akkaya hazır bulundular.Ziyaretle alakalı

5 Nisan 2007

DANİMARKA HEYETİ ŞİRİN İLÇE KUMRUYU GEZDİ!

Güney Danimarka Üniversitesi,Sosyoloji Profosörü M.Ümit Necef ve 23 doktora öğrencisi doğu kültürü üzerine inceleme yapmak üzere Kumru İlçesi ve köylerinde inceleme yaptılar.Kumru Kaymakamlığı,Kumru Belediyesi ve İş adamı İsmet Erçal ın ev sahipliğini yaptığı gezi sabah kaymakamlık ziyareti ile başladı.Türk profösör ve öğrencileri daha sonra Atatürk İlköğretim okulu,Kumru ÇPL,Mehmet Akif Ersoy İlköğretim okulu ve Sarapdal köyündeki okulu ziyaret ederek,öğrencilere hediyeler verip sohbet ettiler.Erçal kültür sarayı ve Uygur evini ve Erçal Fındık Fabrikasını ziyaret eden misafirlere yöresel yemekler ve fındık macunu ikram edildi.Kumru Belediye Başkanı Ticabi Civelek te Kumrunun simgesi olarak misafirlere fındık hediye etti.Kumru Müftüsü Abdullah Pamukluda Kuran-i kerim ve üç dilde hazırlanmış olan

31 Mart 2007

Duman Köylüler Dumandan Değil, Çamurdan Dertli

4 Ekim 2005 tarihinde Kumru- Duman Köyü ile ilgili "İmam- Muhtar Elele "Haberinde " Duman Köyü Muhtarı Mevlüt Dikili "Köyümüzde yapılacak mahalle yolu kalmadığı için yayla yollarını yaptığını" söyleyerek, o günlerde yapılan yol çalışmaları ile ilgili bilgi vermişti. Köyün imamı ve muhtarı yakında Duman Köyünün tüm mahalle yollarlının asfalt döküleceğini ifade etmişti. Köyün alt yapısının yapılarak köyün tüm sokaklarına asfalt dökülmesi bir kaç ay içersinde gerçekleştirilecektir" açıklamasında bulunmuştu. Haberin yapıldığı günden

30 Mart 2007

Duman Köylüler Dumandan Değil, Çamurdan Dertli

4 Ekim 2005 tarihinde Kumru- Duman Köyü ile ilgili "İmam- Muhtar Elele "Haberinde " Duman Köyü Muhtarı Mevlüt Dikili "Köyümüzde yapılacak mahalle yolu kalmadığı için yayla yollarını yaptığını" söyleyerek, o günlerde yapılan yol çalışmaları ile ilgili bilgi vermişti. Köyün imamı ve muhtarı yakında Duman Köyünün tüm mahalle

28 Mart 2007

KORKU İÇİNDEYİZ…. NEDEN ? /İsmet KAYMAK

İnsanların sınırlı yada kısıtlı algılama gücü nedeni ile çoklarımız bunu görmezler.Yaşarlar ama hissettirmezler.Bazı nedenlerle rekabet edercesine yalanı yaşar dururuz.Her türlü kaynakların bol olduğu bir memlekette,kaynakların kıt olduğunu düşünürüz.Böyle olunca birbirimizi desteklemek için beceriksizliğimizi şu ifadelerle ortaya çıkardığımızı asla bilemeyiz.Falanca KAPAR,SAKLAR ve Biriktirir. Niye?Çünkü:Korku içindeyizdir.Evet,bir başkası kazanırsa,bizim kayıp etmek zorunda olduğumuzu sanıyoruz.Halbuki dünyada herkese yetecek kadar bolluk ve bereketler vardır.Bu mevcut imkanları ve nimetleri kişi yada kuruluşlar iyi değerlendirmezler.Yada kanaat etmezler.Kanaat etseler mal ve nimetleri artacaktır.Düşünceleri şudur.Bir başkasına yardım edersek bir şeyleri kayıp edeceğimizi düşünürüz.Hep korku ile yatar,korku ile kalkarız.oysa başkalarına ne kadar çok yardım edersek,bizim hayatımıza da bir o kadar çok bereketler gelecektir.Bunları bazen fark ederiz bazen de göremeyiz.

25 Mart 2007

KUMRU'DA ŞEHİTLER HAFTASI KUTLANDI

Şehitler Haftası, Kumru İmam-Hatip Lisesi ve Çok Programlı Lisesi'nin birlikte hazırladığı programla Erçallar Kültür Sarayında 23/03/2007 Cuma Günü saat 14:00 'da kutlandı.
Programa Belediye Başkanı Ticabi Civelek, İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Üsteğmen Murat Ayyarkın, Kumru Hakimi Mustafa İnanç,İl Genel Meclis Üyesi İsmet Erçal,daire amirleri okul müdürleri, Öğrencilerin ve davetlilerin katıldığı program İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdulkadir Hocaoğlu'nun açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra İlçe Jandarma komutanı Kıdemli Üsteğmen

17 Mart 2007

GURBETTEKİ İŞ ADAMINDAN MEMLEKETİ KUMRUYA YATIRIM

İzmit in Gebze İlçesinde müteahhitlik yapan iş adamı Yüksel Yaylak memleketi Kumru ya 3 Bloktan oluşan müftülük sitesi yaptırıyor.Bilindiği üzere daha öncede Yaylak Kumrunun sembolü olan H.Hayri Yaylak Camiini babasının ismini vererek yaptırmıştı.Şu an yapılacak olan müftülük sitesini de H.Hayri Yaylak camii bitişiğinde bulunan eski cezaevi alanına yaptırıyor.İncelemeler yapmak üzere ilçeye gelen işadamı Yüksel Yaylak; " H.Hayri Yaylak Camiini yaptıktan sonra bu alana 10 yıl önce bu müftülük sitesini yapmaya karar vermiştim.Bu alan o zaman Adalet Bakalığında idi, yerin Diyanete tahsisi konulunda zamanın Kumru Belediye Başkanı Kemalettin Kumru bize yardımcı olmadı.Bu alan bize ozaman verilse idi biz bu hizmeti

13 Mart 2007

İLÇEMİZ KUMRUDA ÇEVRE KİRLİLİĞİ /SAİT ZENGİNCE

İlçemiz küçük bir yerleşim merkezi durmundaiken gittikçe büyümeyerek bir takım sorunlarıda beraberinde getirdi.Öncelikle esnafımızın kaldırım işgali ve çöplerini çöp bidonlarının içi yerine önüne atmaları ve oluşan kötü görüntükapağı örtülmeyen çöp bidonlarını kedi köpek gibi hayvanların yiyecek aramaları ve deşmeleri sonucu çöp bidonlarının çevresini mesken tuttuk ları için etrafından geçen yayaları korkutmaları ve inların köpeklerden korkmalarıarba sahiplerinin ve şöför esnafının oto parklar yerine arablarını hemen çıkarmak için otoparkların önüne bırakarak diyer araç sahiplerinin haklarını gaspetmelerisilindir paletli dozer ve tonajı ağar vasıtaların evleri temelinden sarsacak şekilde yaklaşık 3 büyüklüğünde bir deprem sarsıntısı ile ana yolu kullanmalarıilçede bulunan tek yönlü yolun tek yön tabelası bulunmadığı için çif şerit olarak gelişli gidşli yönde kullanılması sonucu yaya ve vasıtarın şarampolden dereye uçmaları ve buyolda bariyer bulunmamasıilçenin kritik konumda olan okul kamu binası ve kavşaklarında hiç bir tanetrafik lambası ve yol şeridinin bulunmamasıaydınlatıcı direklerin yayaların kullandığı kaldırımların ortasında olmasısorumsuz kimi şöförlerin ilçe halkının hayatına kast edecek biçimde

11 Mart 2007

ORDU İL VE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLERİ KUMRU’DA TOPLANDI

Ordu İlinde, her ay, ayrı bir ilçe de yapılan, İl ve İlçe milli Eğitim Müdürlerinin katıldığı toplantıların üçüncüsü, 09.03.2007 Cuma günü Kumru Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü toplantı salonunda İl Milli Eğitim Müdürü Yılmaz UZUN’un başkanlığında gerçekleşti. Tolantıya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ömer DEMİRÖZ, Sezai AKARSU, Şube Müdürü Akın AYDIN ve Fikri CİĞERCİ’nin yanı sıra Ordu iline bağlı tüm ilçe milli eğitim müdürleri katıldı. Her ay bir ilçenin ev sahipliği yaptığı toplantıda ildeki eğitim konuları konuşulup problemler ve çözüm önerileri ele alındı. Kumru

KOYUN AĞILI MI OTOPARK MI? /SAİT ZENGİNCE

Gelişmiş ve uygar olan hiçbir toplumda bu yaşadığımız gibi bir karmaşa gözle görülmemektedir.Afrika ve Somali gibi az gelişmiş ve hiç gelişmemiş olan ülkelerde bile tarım araçları on onbeş kişi yolcu ve yük taşımak için kullanılmamaktadır.Vatandaşımızın düştüğü acziyet ve düşürüldüğü komik durum kimsenin umurunda bile deil50 yıldan bu yana kumru ilçesi, ilçe staüsünden daha ziyede hafif alt yapısıyla bir köy görünümünü aşamamıştır.ve çözüm olarakda hiçbir proje gündeme getirilmediğinden dolayı karmaşık bir düzen içinde kendimizi idare etdiriyoruz .seksenli yıllarda yapılan ilçe otogarı sanayi sitesine dönmüş ve otogar olarak kullanılan doğru düzgün bir yer yok arabalar nerde boş yer bulursa oraya park ediyor.(Bir anos … … …. Plakalı aracın bulunduğu yerden acilen kaldırılması rica olunur.) Rica edeceğine çözüm üret de kimsenin canı yanmasın ana yol ve sevis yolu oto park olarak kullanılmasınDaha çok karşılaştığımız sorun Çarşamba ve Cuma günü kalabalığın yoğun olduğu günlerde yaşanılmakta olan ve bir bakışta trafiğe kapalı yol gibi görünen tüm cadede bin kişi yolun ortasından yürüyorken birden

9 Mart 2007

ORDU KENT GAZTESİNDEN

ordukent gazetesi ve ordu radyokent ten slamlar size...internette gerçekten başarılı şeyleri yapmaya uğraşıyorsunuz. adim nevzat akata ve tanişmak güzel .... zülfü bellici isimli arkadaşımızı tanıyor iseniz beni tanıtabilir...size kolay gelsin...-- farklı insanların farklı medyası ordukent gazetesi orduradyokent ve www.ordukent.com....www.ordukent.net
ordukentgazetesi@gmail.com

5 Mart 2007

ekspreshayat yazdı

Sayın Bekir AKKAYA
Benim söylemek istediklerimi yanlıŠanladıĄ?nız muhakkak.Bir söz vardır özür dileyerek söylüyorum "kızım sana söylüyorum gelinim sen iũt" ne alaka demeyim.Benim yazdıklarımdaki hedef belliydi.Kimmiydi onlar.Kumru ÐL, Kumru İHL ve Kumru Gençlik Forumu adlı yeni site.Bir topluluk için yani Kumru için maddi bir amaç gütmeden zaman harcayarak biťyler yapan insanlara dil uzatmak açıkcası terbiyesizlik olur.Ben bunu yaptıĄ?ma kesinlikle inanmıyorum.Ben ŵnu demek istiyorum Mesela Kumru org'un içinde fizme de var.Yani ayrı bir site kurmamıŬar.Diĥrleri de kumru org içinde kendilerine ait bir link kursa fena mı olurdu.Kumru org zaten önce kurulmuŠgenel bir site.İstanbuldaki Kumrulular org ta gerekliydi.Ancak diĥrlerine ŵnu sormak istedim.Altyapınız saĬam mı.İnsanlara verecek biťyleriniz var mı.Sadece adı olsun diye mi site kurdunuz.Hali hazırda bir site varken bunu zenginleŴirmek yerine neden ayrı bir site kuruyorsunuz.Ben bu konuda sizden zaten bir cevap beklemiyordum.Cevap vermesi gerekenler vermedi.Eĥr ben sizin yanlıŠanlayacaĄ?nız ťkilde yazdıysam bile özür diliyorum.Hizmet edip etmemek Ń?yle; ben siteye girip olumlu ya da olumsuz biťyler yazanlar

4 Mart 2007

KUMRU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜNDEN KUR'AN ZİYAFETİ

Kumru-Fatsa-Ünye Müftülüklerinin ortaklaşa düzenlediği,İslamdağ İmam-Hatibi Fettah Tatlıgül'ün organize ettiği Kuran ziyafetine Mar.Ün.İlh.Fak.Tef.Böl.Öğr.Üyesi Yrd.Doc.Dr.Fatih Çollak,İstanbul Fatih Camii İmam-Hatibi Dr.Osman Şahin,İstanbul G.O.P
Taşoluk Yeşil Camii İmam-Hatibi İshak Danış hoca efendiler katılarak kumruluları mest ettiler.
Kumru Davut Yılmaz Kapalı Spor salonunda yapılan proğrama Kumru Kaymakamı Özgür Körükçü,Kumru Belediye Başkanı Ticabi Civelek ,İl genel meclis üyeleri H.Emin Payat,Cemal Salgut,İsmet Erçal,Ak Parti Kumru İlçe Başkanı Hamza Karar,Esnaf Kefalet Başkanı Namık Evin,Ünye Müftüsü Şakir Pinal,Fatsa Müftüsü Mehmet Ceylan,Mesudiye Müftüsü Faruk Ana,Hüseyin Can ,İkizce Müftüsü Mehmet

3 Mart 2007

BİR İFTİRANIN ANOTOMİSİ.../OSMAN YILMAZ

“Adavet etmek istersen kalbindeki adavete adavet et,onun ref’ine çalış.Hem en ziyade sana zara veren nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adavet et,ıslahına çalış.O muzır nefsin hatırı için müminlere adavet etme.”



Hepimizin bildiği gibi Gıybet:çekiştirme ,yerme, kötüleme anlamlarına gelir.Ve bizlerin toplum olarak maalesef en çok yaptığımız iş gıybet.Bir insan hakkında var olan ama onun sevmediği şeyleri konuşma yani gıybet etme onun ölmüş etini yemeyle eş tutulmuş dinimizce. Fakat insanlar gıybet yaparken ben onun yanında da söylerim,

12 Şubat 2007

DAMLA DEĞİL OKYANUS OL /İSMET KAYMAK

İnsanlığı Mevlana hazretleri “damladan vazgeç Okyanus ol”sözleri ile adeta büyülemiştir.Her birimizin birer damla olduğunu,fakat o vaziyette kalmadan ilerlememizi tavsiye etmiştir.İnsan bir damladan oluşmuştur.Bir damla ile Ana rahmine düşen insan tırmanışa geçmiştir.Sürekli değişimlerle o karanlık dünyada,el ayak ,göz gibi güzel nimetlerde verilmiştir.Bu alemde faydalı olsun diye.İnsanoğlu sürekli, değişimlerle sayılı günler bitince,yaşadığımız dünyaya gelmiştir..Her gelişin bir gidişe de sonunda olacaktır.Bu gelişler muhteşem bir geliş değil midir?.Bunun adına sesli geliş deriz.Bundan sonra hayat başlar.Bebeklik,çocukluk,erginlik,gençlik,orta yaş ve yaşlılık olmak üzere bölümler halinde Okyanusa doğru yol alırız.Bebeklik,çocukluk ve yaşlılık birbirine benzer.Verirlerse yersiniz.Vermezlerse bağırırsınız.Ama gençlik ve orta yaş öylemi?Maceralı dönem.Geliniz bu maceralı dönemde başımıza neler geliyor,birbirimize neler yapıyor birlikte görelim.Yolculuk esnasında çok şeylerle karşılaşan insanlar bakınız neler yapmışlardır.Doğarız.Kademe kademe büyürüz.

9 Şubat 2007

ŞİMDİLERDE MUTLUMU/ABDULLAH SAYGI

Şimdilerde şairin tabiri ile Yolun yarısına gelmiş bir nesil olduk.Çocukluğunu yada ergenliğini Özal öncesi yaşamış kişiler oluverdik.
30,40 yaş arasındaki toplumumuzun tüm bireyleri onca olumsuzluğa yokluğa ve karmaşalığa rağmen geçmişte kalan o yıllara,günlere müthiş bir özlem , her bireyin ruhunda yatmaktadır.

Bende böyle…..

O dönemin gençliğine çoçukluğuna veya o yılların masumiyeti saflığımıdır bilinmez 78,79,80 güzel yurdum kaosun içinde her yerde , yol , cadde sokaklarda silahlar patlamakta kaza kursununa gitmemek için insanlar iç içe yerlerde yatmakta her yer karışık.
Evlerde olur olmaz aramalar baskınlar.Yolda yürüken birileri durdurup kimlik sormakta hafta sonları evinin duvarına yazılmış sokağına asılmış afişleri indirilmekte yazılar boyanmakta.
Şimdillerde bu karamsar ortamlar yok ama o

8 Şubat 2007

HANGİ YANLIŞTAN YANA OLALIM? / ABDULLAH ÖZBEK

Bir zamanlar iki tarih hocamız vardı… Birisi, “Osmanlı padişahlarının bir ikisi hariç, hepsi delidir.” derdi… Öbürü de, tam tersini söylerdi…
Biz tabi, ne yapacağımızı şaşırırdık. Kim deli, kim veli?
Hadi, teker teker geldiklerinde, iş kolay. Ya ikisi birden gelirse? Bu sefer, delilerle veliler birbirine karışacak… Seç, seçebilirsen… Bir de işin, iki yüzlülük yanı var tabiî ki… İşte, dananın kuyruğunun koptuğu yer!..
Bu tip kaprisli öğretmenlerin öğrencisi olmak, gerçekten çok zordur. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık…
Ama daha sonra, hayatın pek çok kesiminde, bu çelişkilerin yaşandığına şahit olduk. En başta da siyaset ve medya alanında… Üstelik tam bir kara mizah örneği sergilenerek… Birisinin “ak” dediğine, bir diğeri, hiç düşünmeden “kara” diyebiliyor… Bunu sorgulayınca da,

25 Ocak 2007

OSMAN CAYAK KAMPANYAYA DAVET EDİYOR...

sevgili hocam bekir akkaya,ben osman cayak kumrulu hemşerinizim... benim sizden ricam okulda başarılıolup evinde bilgisayarı olmayan bir öğrencinize bilgisayar vermek istiyorumve bunu bir kampanya haline dönüstürelim....bu konuda sizlere yardımcıolacağım yarddım etmek isteyen tüm kumrululara bir kampanya düzenleyereksiteniz aracılığıyla bir kampanya başlatalım.teşekkurler
OSMAN CAYAK*osmancayak@hotmail.com

18 Ocak 2007

Kumru'nun Tarihi, Turizm ve Kumru Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü /Bekir AKKAYA

Bekir AKKAYA
Tarihi ve Özellikleri
Orta Karadeniz Bölgesi'nde, Ordu İline bağlı bir ilçe olan Kumru, doğusunda Korgan batısında Akkuş, kuzeyinde Fatsa, kuzeybatısında Ünye ve güneyinde Niksar ilçeleri ile çevrilidir. İlçe toprakları dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. İlçe topraklarının güneyini Canik Dağları engebelendirir. Elekçi Deresi ve kolları bu dağları derin biçimde parçalamıştır. Canik Dağlarının vadileri arasında yer alan ilçe merkezinin ortasından Elekçi deresi geçmektedir. İlçe topraklarını Elekçi Deresi dışında Pınaralan, Akkancık, Soğukpınar, Kırkkızlar, Boyacılı, Karacalar ve Çatılı akarsuları sulamaktadır. Kumru'da Karadeniz iklimi hüküm sürmekte olup, yazları sıcak, kışları soğuk geçmektedir. Kış ayları genellikle yağmur ve kar yağışlıdır. Her mevsimde yağış görülür. Ordu İl merkezine uzaklığı 60 km, Samsun merkeze ise 142km'dir. Kumru İlçesinin deniz seviyesinden yüksekliği 450 m.dir. Yüzölçümü 344 km2 olan ilçenin toplam nüfusu (2000 Yılı sayım sonuçlarına göre) 44.307'dir. Bu nüfus Kumru Merkezde 18.000'dir.İlçede dağlar ormanlarla kaplı olup, gürgen, karaağaç, meşe, kestane, ceviz ve yüksek kesimlerde iğne yapraklı ağaçları bulunmaktadır. Bu ormanlarda az da olsa kayın ağaçlarına da rastlanmaktadır.

15 Ocak 2007

Danimarkalılar Büyüledi/ Bekir AKKAYA

Güney Danimarka Üniversitesi,Sosyoloji Profosörü M.Ümit Necef ve 30 doktora öğrencisi doğu kültürü üzerine araştırma yapmak üzere Kumru İlçesi ve köylerinde inceleme yaptılar. Kumru Kaymakamlığı,Kumru Belediyesi ve İş adamı İsmet Erçal ın ev sahipliğini yaptığı ve ziyaretin gezi rehberliğini Kumru Milli Eğitim Müdürlüğü gerçekleştirdi. Gezi sabah kaymakamlık ziyareti ile başladı.Türk profösör ve öğrencileri daha sonra Atatürk İlköğretim okulu, Kumru ÇPL, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim okulu ve Sarapdal İlköğretim Okulunu ziyaret ederek,öğrencilere hediyeler verip sohbet ettiler. Erçal kültür sarayı ve Uygur evini ve Erçal Fındık Fabrikasını ziyaret eden misafirlere yöresel yemekler ve fındık macunu ikram edildi. Daha sonra Kumru Belediye Başkanılığında bir süre dinlenerek sohbet

Dolandırıcılığın Yeni Türü: Bana Kontör Gönder!

Büyük ihtimal Messenger’den alınmış bir Hotmail e-mail adresiniz mevcuttur. Hotmail bilindiği kadarıyla daha çok özel sohbet maksadı ile kullanılan bir email adresidir. Messenger Proğramı ile bir tanıdığınızla sohbet etme ya da dosya paylaşımı içindir. Sıradan bir internette çet için kullanılmaması düşünülemez...
Son zamanlarda internet uyanıkları sizin şifrenize ulaşarak, sizin tanıdıklarınızı sizin adınıza dolandırma ve daha çok tefon kontörü yüklemenizi istemeleri yaygınlık kazandı. Hatta İlçemiz Kumru’da bu yolla bir çoklarının şifreleri çalındığı gibi, bir çokları da karşıda arkadaşı

Duman Köylüler Dumandan Değil, Çamurdan Dertli

4 Ekim 2005 tarihinde Kumru- Duman Köyü ile ilgili “İmam- Muhtar Elele “Haberinde “ Duman Köyü Muhtarı Mevlüt Dikili “Köyümüzde yapılacak mahalle yolu kalmadığı için yayla yollarını yaptığını” söyleyerek, o günlerde yapılan yol çalışmaları ile ilgili bilgi vermişti. Köyün imamı ve muhtarı yakında Duman Köyünün tüm mahalle yollarlının asfalt döküleceğini ifade etmişti. Köyün alt yapısının yapılarak köyün tüm sokaklarına asfalt dökülmesi bir kaç ay içersinde gerçekleştirilecektir” açıklamasında bulunmuştu. Haberin yapıldığı günden bu yana tam iki yıl geçmesine rağmen Duman Köylüleri hala çamurdan kurtulamadıklarını “ söyleyerek yalan haber yapanlara tepki gösterdiler.
Bugün Duman Köyünün tam ortasından asfalt geçiyor. Böyle olmasına rağmen köy halkının bugüne kadar muhtarın sözünün aksine mahalle yollarının çamurdan çıkılamadığını, okula gidip gelen çocukların çamur yollardan okula gidemediklerini söylediler. İki yıl önce Duman Köyü Muhtarı şöyle diyordu” Bütün derelere büz getirttim. Hiç bir yolda kesinlikle ayağa çamur

KUMRUDA SARI ORMAN GÜLLERİ

Kumrunun yaylaları tamamen bu sarı çiçeklerle donanır.Adeta bir parfüm diyarına gidersiniz.Yine Kırkkızlar denilen mevkide 100 m alanda sarı çiçekler kırmızı rengi alır.Sarı çiçekler küçük maki topluluklarıdır.Sonbaharda ise bir başka güzel olurlar.Sarı orman güllerinin yazın ve sonbahardaki görüntüleri.Gelip yerinde görmenizi dileriz.

13 Ocak 2007

SEVİYESİ ÖLÇÜLÜYORSA "ÇUKURDUR" /Bekir AKKAYA

Bu hafta içersinde okuduğum Zihni Çakır'ın "Ergenekon'un Çöküşü" adlı kitabın son cümlesini sizlerle paylaşmak istiyorum. "Seviyesi Ölçülebilen Şeyin Derinliği Yoktur; Ona Ancak Çukur Denir."
Cümleden yola çıkarak maddi ve manevi tüm bildiklerinizin ne olduğuna siz karar verin. Yani, elde ettiğiniz ya da karşılaştığınız tüm değerleri bu güzel sözle değerlendiriniz. Ben, sen, o, ya da biz, siz, onlar…
Necip Fazıl Kısakürek "hatırladığım kadarı ile bir muhatabına "alçaklık bile bir seviyeyi ifade eder. Ben sana alçak diyemem. Sen ancak çukur adamsın" deyu seslenmiştir.
Anlarsınız adamın kalıbını ya da boyunu. Bilmek için de illa da ip salmak ya da cetvel ya da pergel gerekmez.
Çukurda istikrar yoktur. Düşeni de alır götürür. Çukura düşmek boşluğa düşmeye de benzemez.