Sayfa:
|
Kumru İlçesi'nin İlk Kültür ve Haber Sitesi -İnternette İlk Yayın : 1999
Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.
12 Haziran 2012
ZİYARETCİ FETERİ-3
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
ZİYARETCİ DETFERİ -2
Sayfa:
|
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
ZİYARETCİ DEFTERİ-1 ARŞİV
Sayfa:
|
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
METİN DİNÇ İSTANBULDAN YAZIYOR
METİN DİNÇ
2003-06-27 12:24:37
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
M. Fatih Hocaoğlu'ndan Mesaj Var
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
Erkan Toraman'dan Teşekkür Yazısı
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
Ahmet Uslu Dosta Yöneldi Bana Yazdı
DOST-SON DEFA
2003-06-24 12:40:51

TEKRAR SON DEFA ARANIZDA OLMAKTAN MUTLUYUM. BELKI FARKETMISSINIZDIR, CEMALETTIN BEYLE OLAN TARTISMAMIZA KADAR BEN KIMSENIN KULLANDIGI TURKCE ILE ILGILI BIR LAKIRDI ETMEDIM, ZIRA KONUMUZ TURKCE DEGILDI. NE ZAMANKI BENIM YAZILARIMA CEVABEN SAHIPLIK DUYGUSUNA KAPILARAK KENDILERININ YAZDIGI CEVAPTA YABANCI DIL-TURKCE TARTISMASINA IS GETIRILDI, BENIM ICIN DE KENDISININ KULLANDIGI DILI IRDELEMEK BIR YUKUMLULUK HALINE GELDI. BUTUN HIKAYE BUNDAN IBARET. BEN TURKCE TARTISMASINA KENDI ACIMDAN BURADA NOKTAYI KOYUYORUM, CEMALETTIN BEYIN NE YAPACAGI ISE SADECE KENDISINI ILGILENDIRIYOR. YAZILAN YAZILARDAN BENIMLE ILGILI SOYLE BIR ANLAYIS CIKARIYORUM. BEN, KUMRU’DA VAR EDILMIS BIR TAKIM OLUMLU ISLERI BILINCLI OLARAK BALTALAMAYA CALISAN, BIR YERLERE KENDI CABALARIYLA GELMIS BAZI KISILERI BIR TAKIM KARANLIK AMACLARI ICIN KUCUK DUSURMEYE, TOPLUMUN GOZUNDE SAHIP OLDUKLARI DEGERI YOK ETMEYE GAYRET EDEN, BIRILERININ KAZANDIGIAhmet Uslu'dan Sitemize Destek Yazısı
Ahmet USLU
2003-06-24 07:56:28

SELAM BÜTÜN HOŞ GÖRÜLÜ İNAANLARA VE SELAM BÜTÜN KUMRUULARA ÇOKTANDIR DEFTERE YAZMIYORDUM YANİ ZİYARETÇİ DEFTERİNE AMA BAKTIM Kİ "DOST" KARDŞİMİZ BİR VEDA YAZISI YAZMIŞ BENDE DAYANAMAYIP BU MİNVALDE Bİ ŞEYLER YAZMAK İSTEDİM DOST EĞER BU SAYFAYA Bİ KEZ DAHA GİRERSEN UMARIM OKURSUN BU WEB SAYFASINI GÖRDÜĞÜMDE ÇOK HEYECANLANDIM VE ÇOK MUTLU OLDUM ÇÜNKÜ KUMRUYU ÇOK ÖZLÜYOR NELER OLUP BİTİYOR BİLEMİYORDUK EN AZINDAN ÇOK ARALILLARLA HABER ALIYORDUK SAĞOLSUN BEKİR HOCAMIN SAYESİNDE BU İMKANA KAVUŞTUK O SEVİNÇLE BU SİTEYE BÜTĞÜN 9OLMULU YÖNLERİYLE BAKIP SAHİP ÇIKTIK YANİ BENCE BU SİTE BEKİR HOCANIN KİŞİSEL ÇALIŞMASI OLMAKTAN ÇIKTI VE TÜM
Etiketler:
Eğitim,
Haber-Yorum,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
Metin Dinç: "Konaklı'nın Yol sorununu Yaz" dedi
sayın bekir bey merhabalar sizden ricam birde konaklı köyün balıdan ayrılıp kaya altı- köyiçi-goyak -ve eski kışladan bağlamaya bağlanan yolun durumunu görüpde bir haber yapsanda belki bir yetkili allhdan korkupda bir şeyler yaparda bir bakım yapar inan memleketime gelmeye bu yol yüzünden pişman oluyorum diyeceksin nesi var bir görde anlarsın sevgilerle hayırlı günler .O YOLUN YÜZÜNDEN ARABAM HURDAYA DÖNDÜ HALA TAMİRDE2003-06-24 02:33:17 -
herkese selam hep güzel haberler yazıyorsunuz veb sayfanıza birde balı köyünden başlayıp konaklı köyünün kaya altı -köy içi-goyak mahallesi ve balının alt mahallesini kapsayan yolun durumunu görüpde haber yapmanızı ve yetkililerin buaraya bir çare düşünmesini saygılarımla arz ederim.allah beterinden korusun 2003-06-23 06:05:56
herkese selam hep güzel haberler yazıyorsunuz veb sayfanıza birde balı köyünden başlayıp konaklı köyünün kaya altı -köy içi-goyak mahallesi ve balının alt mahallesini kapsayan yolun durumunu görüpde haber yapmanızı ve yetkililerin buaraya bir çare düşünmesini saygılarımla arz ederim.allah beterinden korusun 2003-06-23 06:05:56
Etiketler:
Eğitim,
Haber-Yorum,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
10 Haziran 2012
BAŞKAN İSMET YANIK: ORDU MUTLAKA BÜYÜKŞEHİR OLMALI
Büyükşehir Olabilmek için
Tarihi fırsatı Kaçırmayalım.
Hükümet, nüfusu 750 bin olan
illerin büyükşehir yapılmasına ilişkin kanun düzenlemesi için çalışmaları
sürdürüyor. Türkiye’de açıklanan kriterlere uyan 13 ilin büyükşehir olmasına
kesin gözü ile
Etiketler:
Haber-Yorum
29 Mayıs 2012
ÜNDER'den Kahvaltı Proğramı (Foto Haber)
Etiketler:
Edebiyat,
Haber-Yorum,
Kültür-Sanat
7 Mayıs 2012
BİR İMAM HATİP PANELİNİN ARDINDAN /Bekir Akkaya
Birkaç yıl önce kurulan kısa adı
ORDİMDER olan Ordu İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği ile Ordu
İmam Hatip Lisesi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlemiş oldukları “Dünden Bugüne İmam Hatipler Buluşuyor” adındaki
proğram nedeniyle Ünye İmam Hatip Lisesi
Müdürü İbrahim Tatlıgül ile birlikte 8 Mayıs 2012 Salı akşamı Ordu Atatürk
Kültür Merkezinde idik. Birkaç yıl önce kurulan ORİMDER’in düzenlemiş olduğu
proğramlara vakit buldukça katılmaya çalışırım. Hatta daha önceden katıldığım
bir proğramla ilgili ufakta olsa görüşlerimi paylaşmıştım. Zaman zaman da
eleştirmiştim. Bu proğramla da ilgili görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak
istiyorum.
Hemen
baştan söyleyeyim proğramdan çok istifade ettim. Düşünenlerden ve görev alanlardan
Allah razı olsun. Ve proğram içerik olarak da yer ve mekan olarak ta
mükemmeldi.
Eski Ordu İmam Hatip Lisesi Müdürü ve Eski Milletvekili Ali Acar, Eski Müdürlerden Fevzi Karagöz ve Eski İmam Hatip Lisesi
Etiketler:
Eğitim,
Fotoğraflarım,
Haber-Yorum,
İmam Hatipliyim,
İslam,
Kurum -Kuruluş,
Kültür-Sanat,
Yazılarım
31 Mart 2012
** Uslu olan pek cömert **/Z.Güngör Uslu 30.03.2012
Selamünaleyküm can, iki bin on iki,
Otuz bir Mart Cumartesi, mey sunar saki.
**
Alış verişte dost tanı, birlik sefer et,
Bir sofrada otur bak, darlıktan haber et.
**
Bir düşsen el verir mi, ya yarana merhem?
Borç istesen verir mi, sunar mı az dirhem?
**
Otuz bir Mart Cumartesi, mey sunar saki.
**
Alış verişte dost tanı, birlik sefer et,
Bir sofrada otur bak, darlıktan haber et.
**
Bir düşsen el verir mi, ya yarana merhem?
Borç istesen verir mi, sunar mı az dirhem?
**
Etiketler:
Edebiyat,
Kültür-Sanat
Kumru'da suça susmalısın!
Etiketler:
Edebiyat,
Kültür-Sanat
AKŞAM ÜSTÜ KUMRU
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
İYİ Kİ SENDİKA ÜYESİ DEĞİLİM/BEKİR AKKAYA
araf Gazetesinin 13 Mart 2012 tarihli sayısında Ahmet Altan “Benim Cici Öğretmenlerim” başlığında bir yazı kaleme aldı.
Ahmet
Altan yazısında kendi meslektaşlarının kendisine “gazetecilik dersi”
verdiklerini ifade ederek onlarla kendi arasındaki farkı çok belirgin
bir şekilde ifade etmiş.
Ahmet
Altan yazının bir bölümünde : “ Benim bu yeni öğretmenlerimin çoğunu
tanırım, severim de, aralarından kalem sahibi, edebiyata yatkın olan
biri “benim ağırlığımı kaybettiğimi” yazmış, ona küçük bir anekdot
anlatayım; bir gün Necip Fazıl babama,
13 Mart 2012
ŞAŞIRTMACALAR
Adem madene gitmiş. Adem madende badem yemiş.
Madem ki Adem madende badem yemiş, niye bize getirmemiş.
Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al da gel.
Bir berber bir berbere, bre berber gel beraber bir berber dükkânı açalım demiş.
Bir dalda bir kartal; dal tartar, kartal kalkar.
Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?
Bu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi.
Çıtır pıtır hanımın, çıtı pıtı kızının çıtkırıldım çocuğu olmuş.
Bu duvarı badanalamalı mı , badanalamamalı mı?
El alem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.
Şiş, şişeyi şişlemiş; şişe keşişe kiş demiş.
Değirmene girdi köpek. Değirmenci vurdu kötek, hem köpek yedi kötek, hem kötek yedi köpek.
Kırk kantar, kırkar kırkar kantar tartar.
Herkes yoğurdu sarımsaklamış yemiş, biz sarımsaklasak da mı yesek, sarımsaklamasak da mı yesek?
Ummaca, üç kere ağzını açıp yummaca, üç kere de arkasından kahkaha ile gülmece.
İbiş ile Memiş mahkemeye gitmişler, mahkemede mahkemeleşmişler mi, mahkemeleşmemişler mi?
Nereden gelip nereye gidiyorsun, beş eşekli, bez yüklü beş adam?
Götür küpü, dök küpü. Getir küpü dök küpü.
Gül dibi, bülbül dili gibi.
Çarşıda koza ucuz, çarşıda darı ucuz, çarşıda boza da ucuz mu?
Falcı, falcının falına, fasa fiso dedi.
O pikap, şu pikap, bu pikap.
Sudan çıktı iki su şadısı, biri erkek şu şadısı, diğeri dişi şu şadısı.
Keşkekçinin keşkeklenmiş keşkek kepçesi.
Bu bankaya eski veznedar gelecek, bu bankaya eski vezne dar gelecek.
Bu evi yıkıp yapsak da mı otursak, yoksa yıkmasak onarsak da mı otursak?
Pireli peyniri perhizli pireler tepelerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.
Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısın, kapı gıcırdatıcılardan mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılardanım, ne kapı gıcırdatıcılardanım.
Çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar, nesi için çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar?
Dört deryanın deresini dört dergâhın derbendine devrederlerse, dört deryadan dört dert, dört dergâhtan dört dev çıkar.
Bir tarlaya kemeken ekmişler. İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış. Biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpi, öteki dişi kürkü yırtık kel kör kirpi. Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü, kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne, kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünü, kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.
Kırk kırık küp kırkının da kulpu kırık kara küp.
A be kuru dayı ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı.
Şu karşıdaki kara kuru kavak , karardın mı, ey kara kuru kavak sarardın mı ey kara kuru kavak!
Paşa tası ile beş has tas kayısı hoşafı.
Sen seni bil, sen seni, bil sen seni, bil sen seni, sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.
El alem aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp aladanalanamadık.
Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mı dedim?
Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek
Bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek
Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek
Bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördek
Siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz demiş.
Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide şefkâte verdi.
Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.
Davulcu dede dışarıklı dikişçiyi dolandırırken dönemecin duvarından düştü.
Galip Geyve'de gır gır giden gocuklu göçmen gururluya güldü.
Habeş hemşire hırkalı hizmetçi hoppa hödüğe hurmaları hürmetle sundu.
Kara kahküllü ketenli kız kibar komşusuna köprülü kuyuda küstü.
Şamlı, şemsiyeli, şıracı,şişko, şoför, şölende, şurupçuları şüphelendirdi.
Sandıklıda sepetleri sıralı simitçi sofrada sökülen sucukları süpürdü.
Tatar tepsici tıknaz titiz Tosun tömbekici tulumbacıyla tütün tüttürdü.
Hakkı hakkının hakkını yemiş.Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş. Hakkıya hakkını vermeyince haklı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.
Biz onlara ders verelim derken onlarda bize ders vermişler,şimdi gidip onlara bir ders daha verelim de biz onlara ders verirken gelip bize ders vermek neymiş görsünler.
Yaprağın üstünde bir tırtıl, yaprağı yiyor kıtır kıtır, yaprağı yeme pis hain tırtıl.
Madem ki Adem madende badem yemiş, niye bize getirmemiş.
Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al da gel.
Bir berber bir berbere, bre berber gel beraber bir berber dükkânı açalım demiş.
Bir dalda bir kartal; dal tartar, kartal kalkar.
Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?
Bu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi.
Çıtır pıtır hanımın, çıtı pıtı kızının çıtkırıldım çocuğu olmuş.
Bu duvarı badanalamalı mı , badanalamamalı mı?
El alem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.
Şiş, şişeyi şişlemiş; şişe keşişe kiş demiş.
Değirmene girdi köpek. Değirmenci vurdu kötek, hem köpek yedi kötek, hem kötek yedi köpek.
Kırk kantar, kırkar kırkar kantar tartar.
Herkes yoğurdu sarımsaklamış yemiş, biz sarımsaklasak da mı yesek, sarımsaklamasak da mı yesek?
Ummaca, üç kere ağzını açıp yummaca, üç kere de arkasından kahkaha ile gülmece.
İbiş ile Memiş mahkemeye gitmişler, mahkemede mahkemeleşmişler mi, mahkemeleşmemişler mi?
Nereden gelip nereye gidiyorsun, beş eşekli, bez yüklü beş adam?
Götür küpü, dök küpü. Getir küpü dök küpü.
Gül dibi, bülbül dili gibi.
Çarşıda koza ucuz, çarşıda darı ucuz, çarşıda boza da ucuz mu?
Falcı, falcının falına, fasa fiso dedi.
O pikap, şu pikap, bu pikap.
Sudan çıktı iki su şadısı, biri erkek şu şadısı, diğeri dişi şu şadısı.
Keşkekçinin keşkeklenmiş keşkek kepçesi.
Bu bankaya eski veznedar gelecek, bu bankaya eski vezne dar gelecek.
Bu evi yıkıp yapsak da mı otursak, yoksa yıkmasak onarsak da mı otursak?
Pireli peyniri perhizli pireler tepelerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.
Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısın, kapı gıcırdatıcılardan mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılardanım, ne kapı gıcırdatıcılardanım.
Çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar, nesi için çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar?
Dört deryanın deresini dört dergâhın derbendine devrederlerse, dört deryadan dört dert, dört dergâhtan dört dev çıkar.
Bir tarlaya kemeken ekmişler. İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış. Biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpi, öteki dişi kürkü yırtık kel kör kirpi. Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü, kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne, kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünü, kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.
Kırk kırık küp kırkının da kulpu kırık kara küp.
A be kuru dayı ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı.
Şu karşıdaki kara kuru kavak , karardın mı, ey kara kuru kavak sarardın mı ey kara kuru kavak!
Paşa tası ile beş has tas kayısı hoşafı.
Sen seni bil, sen seni, bil sen seni, bil sen seni, sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.
El alem aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp aladanalanamadık.
Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mı dedim?
Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek
Bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek
Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek
Bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördek
Siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz demiş.
Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide şefkâte verdi.
Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.
Davulcu dede dışarıklı dikişçiyi dolandırırken dönemecin duvarından düştü.
Galip Geyve'de gır gır giden gocuklu göçmen gururluya güldü.
Habeş hemşire hırkalı hizmetçi hoppa hödüğe hurmaları hürmetle sundu.
Kara kahküllü ketenli kız kibar komşusuna köprülü kuyuda küstü.
Şamlı, şemsiyeli, şıracı,şişko, şoför, şölende, şurupçuları şüphelendirdi.
Sandıklıda sepetleri sıralı simitçi sofrada sökülen sucukları süpürdü.
Tatar tepsici tıknaz titiz Tosun tömbekici tulumbacıyla tütün tüttürdü.
Hakkı hakkının hakkını yemiş.Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş. Hakkıya hakkını vermeyince haklı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.
Biz onlara ders verelim derken onlarda bize ders vermişler,şimdi gidip onlara bir ders daha verelim de biz onlara ders verirken gelip bize ders vermek neymiş görsünler.
Yaprağın üstünde bir tırtıl, yaprağı yiyor kıtır kıtır, yaprağı yeme pis hain tırtıl.
Etiketler:
Edebiyat,
Kültür-Sanat
9 Mart 2012
MUSTAFA ÇAYANIN OĞLUNUN SÜNNET DÜĞÜNÜNDEN
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım,
Haber-Yorum,
Hakkımda
3 Mart 2012
Özgür Körükçü Kaymakamın İlçemizden Ayrılması Üzerine / Bekir AKKAYA
KAYMAKAMIMIZ ÖZGÜR
KÖRÜKCÜ’NÜN İLÇEMİZDEN AYRILACAK OLMASI ÜZERİNE
İLGİLİ HABER : İçişleri Bakanlığı'nın
kararnamesine göre, yaklaşık 2 yıldır ilçemizde görev yapan Kumru Kaymakamı
Özgür Körükçü, Mersin'in Aydıncık İlçesi'ne atandı.
VE HAKKINDA
YAZILANLAR-1
KUMRU TV’DE “KUMRU” ADINDA BİRİ ŞÖYLE YAZDI…
GÜLE GÜLE GÜZEL İNSAN
TÜRKİYENİN
ÖZLEMİNİ VE GELECEK DİYE BEKLEDİĞİ BİRİKİMLİ İNSANLARIN İDARECİSİ, ÜÇÜNCÜ DÜNYA
ÜLKELERİNİN KLASİK VE İNSANINI GÜDEN VE SÜREKLİ KURAL VE KAİDELERİNİ NOKTA VE
VİRGÜLÜNE KADAR
Etiketler:
Biyoğrafi,
Haber-Yorum
Hacı Mehmet Sana'dan İnternet Sitemize Açıklama
H.MEHMET SANA “ KUMRU HABER” İNTERNET SİTEMİZE BİR AÇIKLAMA GÖNDERDİ…
AÇIKLAMAYI Sayın H.Mehmet Sana’nın Kendi İsteği Üzerine AYNEN YAYINLIYORUZ
KİŞİYE ÖZEL
KUMRU HABER EDİTÖRÜ SAYIN BEKİR AKKAYA’YA AÇIK MEKTUP
Sayın Hocam,
Haber sitenize yazdıklarınıza tümüyle katılıyorum. Sizi böyle düşünmeye ve tavır almaya zorlayanlar arasında olmaktan da üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bu nedenle sizleri sıkıntıya soktuğum için özür dilerim.
Ancak;
1. İlk yazdığımda şahsıma yöneltilen seviyesiz üsluba (bazı kişiler tarafından) bir tepki olduğunu bilmenizi isterim. Her şeye rağmen ben bu oyuna gelmemeliydim. Yazdıklarımın hiç birinde hukuka aykırı, yaptırım gerektirecek tek cümle yoktur. Unutmayın T.C.K. (Türk Ceza Kanunu’nda) “ağır tahrik” diye bir kavram vardır. İşin o boyutu
Etiketler:
Eğitim,
Haber-Yorum,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
HERGELE /BEKİR AKKAYA
Hiç emek vermedi pahalı sattı.
Yemin billâh etti, çok yalan
kattı
Sıkıştığı yerde attı da attı.
Uzaktan göründü bak şu gelene.
Mahalleyi sulandırdı hergele…
*******
Bir camiye gitti, yalandan kıldı.
Bilmediği şeydi, kıldı da kıldı.
Hacı gördü hoca gördü sarıldı.
Fetvayı bastırdı, dağıttı yine.
Mahalleyi karıştırdı hergele.
*******
Ben sizdenim dedi, öteye geçti.
Meyhaneye gitti içti de içti.
Davette yedikçe kendinden geçti.
Sofranın başına oturdu yine.
Kafaları karıştırdı hergele.
Etiketler:
Şiir Arşivi,
Şiirlerim
Derya Yıldırım : "Hacı Emin Payat'ın Adı Kumru'da Yaşatılsın"
Vefat eden Kumrumuzun çok değerli insanı Hacı Emin Payat’la ilgili sitemize gelen yüzlerce mesajın içersinde Derya Yıldırım okuyucumuzun gönderdiği şu mesaj bizim açımızdan da çok önemliydi. Derya Yıldırım “ Hacı Emin Payat’ın isminin Kumru’da bir sokağa verilmesini talep ediyordu. Ben de aynı düşüncedeyim.
İşte Derya Yıldırımın hiç değiştirilmemiş
İşte Derya Yıldırımın hiç değiştirilmemiş
Etiketler:
Haber-Yorum,
Hakkımda,
Yazılarım
Fizmeliler Davulu Tartışıyor /Bekir AKKAYA
Kardeş sitemiz www.fizme.com sitesi editörü Mehmet Arşın’ın
bir fotoğraftaki “FİZME DAVUL GİRMEYEN BELDE” yazıları ile ilgili yapmış olduğu
bir yorum http://www.fizme.com/index.php?option=com_akobook&Itemid=37
sayfasında Gurbetteki Fizmeliler tarafından ilginç yorumlarla tartışılıyor.
Mehmet
Arşın “ 600 yılı askın süre ayakta kalan ve aşağı yukarı şeriatla yönetilen Osmanlı
İmparatorluğu zamanında bile Davul besteciydi. Ordu savaşa giderken askeri
coşturmak için çoğu zaman Mehteran bölüğü marslar çalardı ve bu muhteşem
Etiketler:
Araştırma-İnceleme,
Haber-Yorum,
Yazılarım
FİZMEDE YÜZLERCE KİŞİ ALİMLERİ ANDI
Bu
yıl ikincisi düzenlenen Fizmede alimleri anma proğramına yüzlerce kişi katıldı.
Beş yüzün üzerinde vatandaşın katıldığı proğrama bayanların da ilgisi büyüktü.
Geçen
yıl Ecelli Mahallesi Büyük Mezarlıkta yapılan proğram bu yıl Dikmeci denilen
Dua yerinde gerçekleşti. Proğrama katılan yüzlerce insana yemek ikramında
bulunuldu. Fatsa Yavuz Selim Teşkilatı
Kumru şubesi tarafından gerçekleştirilen proğrama iki Fizme’nin dışında çevre
ilçe ve köylerden de yüzlerce misafir iştirak etti.
Fizme
Belediye Başkanı Hikmet
Etiketler:
Edebiyat,
Haber-Yorum,
Kültür-Sanat
Eğitimde Kumru Sondan Dördüncü /Bekir AKKAYA
Ordu ve ilçelerinde bulunan 6, 7
ve sekizinci sınıflarda okuyan öğrencilerin başarılarını ölçmek amacıyla
Ordu’nun 19 ilçesinde yapılan son sınavda
Kumru İlçesi 7. Sınıflarda 19 ilçenin
sondan 4. (dördüncü) sırasını alırken 8. Sınıflarda da Kumru İlçesi 19
ilçe arasında sondan yine 4. (dördüncü) sırada yer aldı. İlçe Başarı
Sıralamasında Kumru 19 ilçe arasında ancak 16. (on altıncı) olabildi.
Yine
bu son yapılan sınavlarda Ordu Merkez dahil 19 ilçede Kumru 7. ve 8. sınıflarda 16. sırada yer alırken 7. sınıf
öğrencilerinde eğitimi en yüksek olarak Ordu merkez Birinci olurken Fatsa ikinci, Kabadüz Üçüncü, Aybastı dördüncü ve
Gürgentepe İlçesi
Rüştü Akıcı'dan : Yaptığınız degeri olculemeyecek hizmet/Caterina Akici
degeri gercekten olculemeyecek hizmet
| |
Von:
|
Caterina Akici (RAKICI@nyc.rr.com)
|
Gesendet:
|
Dienstag, 20. September 2005 05:25:05
|
An:
|
kumruvehaber@hotmail.com
|
kiymetli Bekir agabey,
yapmis oldugun hizmetin,ortaya koymus oldugun hizmetin kiymetini ifade etmede kelimeler yetersiz kalir..kisitli olan imkanlarla hazirlanan bu guzel web sayfasi,kumruda dogmus hayatinin belirli bir bolumunu orada gecirmis dolayisi ile dunyanin neresinde yasarsa yasasin hayatinin her karesinde kumrudan izler tasiyan ben ve benim gibi yuzlerce kumrulunun hasretini bir nebzede olsa hafiflettigi gibi ,ayni zamanda guzel ilcemizin internet ortaminda baska insanlar tarafindan da taninmasina vesile olmaktadir...bu yuzden emeginiz gercekten cok degerli..saygilar sunuyor ,benim yapabilecegim herhangi bir sey olursa bir mesaj yazmaniz yeterli olur diyorum....Rustu Akici New York
Etiketler:
Eğitim,
Hakkımda,
Spor-Sağlık
Emeklilik Dilekçesi Tamam / Bekir AKKAYA
Bugün gerçek olup olmadığına
inanamadığım ama kesin gerçek olan bir mutlu günün sevinci içersindeyim. Aklımın
ermeye başladığı ilk günden bu yana uzun bir süreçten geçip ilk göreve
başlamanın heyecanı kadar mutlu ve huzurluyum bugün. Ben bugün bitmez- tükenmez
denen yılları arkama atarak her görevlinin defalarca hayalini kurduğu emekli
dilekçemi verdiğimin sevincini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Uzun
yıllar edindiğiniz alışkanlıklarınızı arkanızda bırakmak, yaptığınız iş ve
eylemlerden uzak kalmak elbette zordur. Hele de görevinizin dışında hiçbir
aktiviteniz yoksa ya da işinizin dışında bir alışkanlık elde edilmemişse
emeklilik çok daha zordur.
Ben
emekliliğin nasıl bir şey olduğunu bilmesem de zor bir kararın ardından
“şükrolsun” bugün emeklilik dilekçesi verdiğimin mutluluğunu yaşıyorum.
Göreve
başlarken de beni nelerin
Etiketler:
Haber-Yorum,
Yazılarım
Kur'an-ı Kerim'in Konuları–5/ Bekir Akkaya
Önceden paylaştığım notlarıma devam etmek istiyorum.
Şimdi
sizlerle paylaşmak istediğim notlar 1979 yılında okuduğum Dr.H.H.Bilsel’in
Kitabı “Allah Vardır”’dan alınma…
“Allah
Vardır” kitabından Kur’an-Kerim’le ilgili aldığım notlar şöyle…
------------
KUR’AN-I
KERİM
Kuranı
Kerim 114 süredir.
Kuranı
Kerimin Ayet Sayısı 6666’dır.
Kuranı
Kerimde 70389 kelime vardır.
Kuranı
Kerimde 321 586 tane harf vardır.
--------------
Kuranı
Kerimde 6666 Ayetin
200 tanesi Zekât
hakkında.
106 tanesi Sadakaya
ait.
100 tanesi Dua
ve Niyaz.
Etiketler:
Yazarlarımız-Şairlerimiz,
Yazılarım
Kitap Tavsiyeleri Üzerine /Bekir Akkaya
TAVSİYE EDİLEN YA DA OKUNAN
KİTAPLAR ÜZERİNE
İmam
Hatip Yıllarında Tuttuğum Notları sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.
Şimdi
ise o yıllarda hocalarımız ve bizden büyük ağabeylerimizin bizlere tavsiye ettiği
bazı kitaplardan söz etmek istiyorum.
09.03.1977 yılında daha
önceden sizlerle paylaştığım bir notla bu yazıya başlamak istiyorum.
Samuel
Smıles’in Kitapların Arkadaşlığı bölümünde “Kitap Okurken Uygulanacak Yol” diye
üç tavsiyesi bulunuyor. Bunlar:
1.
Yeni çıkan bir kitabı bir yıl geçmedikçe okumayın.
2.
Ün yapmış kitaplardan başka kitaplardan okumayın.
3.
Yalnız hoşlandığınız kitaplardan okuyun.
Etiketler:
Yazarlarımız-Şairlerimiz,
Yazılarım
Dolu Dolu Okumalarımız /Bekir AKKAYA
Bu yazı İmam Hatip Lisesinde
okurken tutuğum notların dördüncüsü. Not Defterimden sayfa atlamadan 1977
yılında tuttuğum notları sizlere aynen aktarmaya devam ediyorum.
“Mukaddes
Çile “ Mustafa Necati Bursalı’nın 1977 yılında okuduğum kitaplarından birinin
adıdır. İlgili kitaptan tuttuğum notlar şöyle.
14
asır boyunca pek çok devlet kurulmasına ve gayri Müslim devletleri dahi
asırlarca idare etmesine bakılırsa Kur’an kadar muvaffak olmuş başka bir kitap
gösterilemez. Ne var ki kıymetli kitapların kıymetli okuyucuları lazımdır.
*********
Kıymetli
orduların kıymetli mensupları bulunur.
Etiketler:
Yazarlarımız-Şairlerimiz,
Yazılarım
Ayakla Vesikalık Fotoğraf /Bekir AKKAYA
"Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur."
Üzerine toz kondurulmayan ve ima yolluda olsa eleştirilmeyen bu söz benim için
son zamanların en önemli sözü haline geldi. Ben demiştim ki, "Sağlam kafa
sağlam vücutta değil, sağlam bir inanca ya da düşünceye sahip beyinle
mümkündür."
Biri çıktı geçende "Bu kafaya sağlam bir beden gereklidir tabii ki. Sağlam
vücut bu kafanın düşüncelerini dimdik durarak hayata geçirecektir. Düşünce ile
davranış arasında uyum akort koordinasyon olmalıdır." Demiş ve devamla
hızını alamayarak ""Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" veciz
sözüyle inceden inceye alay etmiş. Bu veciz söz acaba hocayı neden rahatsız
etmiş olabilir. Hoca sağlam vücutta sakat kafa mı taşımaktadır. Sakat vücutta
sağlam kafası vardır da onun için mi bu veciz söz yanlışlanmıştır."
İfadelerini kullanarak bir yerlere de güya mesaj vermeyi ihmal etmemiştir.
Bu sözün bize ait olmadığını geçen yazımda özellikle vurgulamıştım ki, veciz
sözü eleştirdi diye "veciz sözüyle inceden inceye alay etmiş. Bu veciz söz
acaba hocayı neden rahatsız etmiş olabilir." Sözü de ortada kabak gibi
kalmıştır.
Şimdide inceden inceye tehditler ve tahrikler.
İlgili yazıda doğru olan tek bir cümle "benim sakat
olduğumdur." Bu nedenle de "Bu kafaya sağlam bir beden
gereklidir tabii ki" denilerek, sakatların sağlam kafalarının olmadığı
sonucuna varılmıştır.
İddialı bir yazıda bu kadar sakat düşünce olabilir mi?
Demek ki olabiliyor.
Ve sakat olmanız sizin için bir eksiklik olarak görülebiliyor ya da
gösterilebiliyor.
Görme ve gösterme bilinçli bir bakışla mümkündür. Hatta bakmakla görmek
arasında bir fark olduğu da kesindir.
İlgili yazıdan benim çıkardığım sonuç şudur. Ben sakatsam kafam da sakattır.
Dolayısıyla sakat bir kafadan sağlam bir düşünce oluşması mümkün değildir.
Atalarımız " Kork kelden körden, topal da geliyor geriden."
Buyurmuşlar. İyi ki de buyurmuşlar…Bizim öncülerimiz bu durumda "körler ve
keller" oluyorlar. Yani daha doğrusu yalnız değiliz. Sakatlık varsa bunun
kafada olması, kafanın sağlam olmasını gerektirmez. Hatta kafa sakatlığı
düşüncenin sakatlığına daha fazla bir etkendir. Bizim ayak hiç olmazsa kafadan
biraz uzakta…
Geçmiş yıllarda kör bir arkadaşım vardı. Ben sakatlığımdan söz ettiğimde bana
"bırak ayağını, amuda kalkarak fotoğraf mı çektiriyorsun?" demişti.
Hakikaten öyle. Ben hiç ayağını havaya kaldırarak vesikalık fotoğraf
çekildiğine şahit olmadım. O günden bu güne hep iyi ki gözüm kör değil diye
şükrederim.
Her ne kadar bedenimde özellikle de ayağımda bir bozukluk olsa da kafama yakın
bir mıntıkada bir sakatlık olmaması hep beni teselli etmiştir. Düşünsenize
kafamın bulunduğu ve beynime yakın bir bölgede sakat olma durumu beynimi çok
fazla etkilerdi.
En çok beyni etkileyen büyük ihtimal gözdür. Bir göz yine idare ederde, iki
gözün bulanık görmesi görüntüyü tamamen farklı istikametlere çekebilir(!)
Aslında bana yazılan yazıların sahibi belli değil. Yazılardaki tutarsızlıklar
beni bir noktaya götürüyor. Acaba bu yazıları kaleme alan yazar beyin, bedensel
bir sakatlığı olmasın?
Belden aşağıda bir sakatlık olması yazıların kalitesini bu kadar düşürmez.
Büyük ihtimal bu yazarın "bel ile boyun" arasında da bir koordinasyon
bozukluğu yok. Kâhin olmasam da bu kadar isabetsiz atış ancak "yedi
delikli tokmak" dediğimiz "baş=kafa" kısmında bir noksanlık var
ki edebiyat dünyasına böyle çapsız yazılar çıkıyor.
Benim kesin düşüncem yazarın görme bozukluğu olma ihtimali. Bu bana göre bir
eksiklik değil, hatta bu tür bulantılı görenlere yardımcı olmak bizim
vazifemizdir.
En kısa zamanda bizim Başkan Faruk Teber'e müracaat ederek bu tür bulanık
görenleri derneğimize üye yapması için yazı vermek, bacaktan topal ancak görme
durumu olan bizim gibiler için en kutsal vazife olacaktır.
Bu yazıda sanal reklam uygulaması yapılmıştır.
Buluşmak ümidiyle.
ACABA BİZ İSTİSMARCIMIYIZ?/Dr.Cemalettin Yaktı
Kış Yalın tepesinden başlayan vadinin üst kısımlarını
Kayabaşı tepelerini Kovanluca’nın üst kesimlerini, Yalamaç’ın kayabaşını
kestiği yere kadar olan kısmını, Erüklüce’nin kaya dibi mahallesine kadar olan
kısımlarını, Demürlüce’nin yukarı mahallelerini, Erecek’i soğukla buluşturan beyaz
örtüsünü serdi. Yakacağı, alafı ve zahrası olanların haline diyecek yok… Beyaz örtüsünü
çekinerek yaklaştırdığı, kalın bir kar tabakası oluşturmaya korktuğu şehir
merkezinde ise kışın bu gelişi pek heyecan yaratmamış gibi. Bir heyecansızlık
durumu, atalet durumu hâkim ki değme gitsin. Küresel olan krizin etkisinden
desem yalan söylemiş olurum.
Kış bu sene denizden geldi. Yalın
gibi Erzurum’la aynı zamanda karla buluşan yerler hariç Karadeniz’in kıyılarındaki
yoğun yağışa içerlere doğru girdikçe rastlayamayacaksınız. Hele elekçi
deresinin iki yanındaki hafif eğimli yüksekliklerin bazı yerlerine daha kar
Etiketler:
Yazarlarımız-Şairlerimiz
TAŞRADA ÂLİM OLMAKAbdi Hoca [Abdurrahman Hilmi BİLİCİ] Örneği- /Ahmet Çapku
Abdi Hoca
ismiyle anılan Abdurrahman Hilmi Bilici[1] hoca
Ordu / Kumru civarında ilmi, şahsiyeti ve hizmetleriyle tebarüz etmiş, ahlakî
duruşu ve dinî bilginin yetişen nesle kesintisiz bir şekilde aktarılması
itibariyle mühim bir görev icra etmiştir. İncevelioğulları olarak bilinen ve
içinde pek çok âlimin bulunduğu bir aileden gelen Abdi Hoca’nın babası Hasan
efendi ve her biri âlim olan dedeleri -silsile halinde- Abdurrahman, Hasan ve
Mustafa efendiler, saygın kişilerdir. Dört çocuklu bir ailenin çocuğu olan Abdi
Hoca’nın nüfus kağıdındaki bilgiler şöyledir:
T.C. Nüfus
kimlik no: 51. Seri no: 078458. Aile ismi, yani lâkap ve şöhreti: İncevelioğlu.
Adı: Abdurrahman. Babasının adı: Hasan. Anasının adı: Hanife. Doğum yeri:
Fizme-i Süflâ [Aşağı Fizme]. Doğum tarihi: 1279[2]/[1862-63].
Dini: İslâm. Mezhebi: Hanefi. Meslek ve içtimai vaziyeti. [boş, herhangi bir
bilgi yok]. Medeni hali [*]:
Evli. Boy: Orta. Göz: Ela. Renk: Buğday. Vücutça sakatlığı veya noksanlığı:
Tam. Nüfus Kütüğüne Yazılı Olduğu Yeri. Vilayeti: Ordu. Kazası: Fatsa.
Nahiyesi: Kumru. Mahalle veya köyü: Fizme-i Süflâ. Sokağı: [boş]. Hane no: 96.
Cilt no: 32. Sahife no: 136. Ne suretle verildiği: Zayiden verildi. Bu nüfus
cüzdanında adı ve hüviyeti yazılı olan Abdurrahman, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olarak nüfus kütüğünde kayıtlıdır. Bu cüzdan Fatsa nüfus idaresinden
verilmiştir. 27. 9. [1]935. Mühür. İmza.
İlim Hayatı:
Bir insanın
ilme olan merakı doğuştan mıdır yoksa sonradan mı kazanılır tartışmasını bir
yana bırakırsak ilim sevgisinin daha küçük yaşta Abdi Hoca’nın benliğinde yer
ettiği görülür. Fakir bir ailenin çocuğu olarak tarlaya çift sürmeye
gittiklerinde koltuğunun altında elif-bâ cüzü, elham cüzü eksik olmamıştır. Bir
yerlere giderken ve mahalle içinde dolaşırken yakınları onu hep kitapla haşır
neşir halde görmüştür. İlk tahsiline Findekse müftüsü Mustafa efendide başlayan
Abdi Hoca,
Etiketler:
Biyoğrafi,
Yazarlarımız-Şairlerimiz
KUMRU’DA İSRAİL’İ PROTESTO MİTİNGİ
10 Ocak Cumartesi Günü Kumru
İlçesinde, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırımını protesto için bir araya
gelen bir grup, İsrail aleyhinde slogan atıp tekbir getirdi
Kumru ilçesinde, WWW.KUMRU.TV, Kumru Girişim Grubu, bazı siyasi parti
temsilcilerinin de bir araya geldiği mitingde, İsrail’in Müslüman topraklar
üzerinde nasıl ve kimler tarafından kurulduğu anlatıldı.
Mitingi düzenleyen gezeteci İlhan
Tinci, İsrail’in, Filistinlilere ve dolaylı olarak ta dünyadaki Müsülamanlara
yönelik saldırılarının sebebini anlattı.
Daha sonra, mitinge katılan emekli
imam
Etiketler:
Edebiyat,
Haber-Yorum,
Kültür-Sanat
26 Ocak 2012
Selam Olsun/Ekrem Saygı
Bir yanımız yetim kaldı. Yoksul hayatımızı onaramadı hanımeli. Dualar edildi, şiirler okundu, türküler söylendi ve sonunda! Sistemin insafına terk edilmiş yazgılar gibi oldu. Öyle bir an geldi ki! Şiirlerle, türkülerle ve dualarla bilenmiş duygularımız köreldi. Sevgi dolu karşılıksız, anonim bakışlara ödünç verdiğimiz gözlerimizi bir daha geri alamadık. Kendi düşlerimizi başkalarının hayatın da görünce bildik hayatın acımasızlığını.
Bin dokuz yüz doksan – İki bin on bir. Bu süre içersinde kendimize bir yol çizdik. Arkadaşlıklar, dostluklar kurduk. İnciteni incitmemeye çalışarak, geri adım attık. İnsanlar birbirlerine şüphe içersinde bakarken, biz orta da durmayı yeğledik. İnsanlar soy, sülale, övgüleri söylemleri arasında boğuşurken, biz sessizce izledik olan biteni. “Nokta virgül çatışması” dedik. Ne anlamı olabilirdi ki bütün bunların… Aykırı düşüncelerin yanında olduk. Yirmi bir yıl aynı şehir, aynı cadde üzerinde aynı kaldırım taşlarına basarak tan yerinin ağarmasını bekledik beraberce. Sevdik, saydık, şiirler okuduk,
Bin dokuz yüz doksan – İki bin on bir. Bu süre içersinde kendimize bir yol çizdik. Arkadaşlıklar, dostluklar kurduk. İnciteni incitmemeye çalışarak, geri adım attık. İnsanlar birbirlerine şüphe içersinde bakarken, biz orta da durmayı yeğledik. İnsanlar soy, sülale, övgüleri söylemleri arasında boğuşurken, biz sessizce izledik olan biteni. “Nokta virgül çatışması” dedik. Ne anlamı olabilirdi ki bütün bunların… Aykırı düşüncelerin yanında olduk. Yirmi bir yıl aynı şehir, aynı cadde üzerinde aynı kaldırım taşlarına basarak tan yerinin ağarmasını bekledik beraberce. Sevdik, saydık, şiirler okuduk,
Etiketler:
Yazarlarımız-Şairlerimiz
KUMRU DEVLET HASATNESİ VE KUMRU/FOTOĞRAF: BEKİR AKKAYA
Etiketler:
Fotoğraf Galeri,
Fotoğraflarım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KONULAR
Haber-Yorum
(1837)
Fotoğraf Galeri
(1417)
Fotoğraflarım
(1257)
Biyoğrafi
(1014)
Yazılarım
(1009)
Kitap-Dergi-Gazete
(970)
Kültür-Sanat
(871)
Yazarlarımız-Şairlerimiz
(859)
Hakkımda
(659)
Araştırma-İnceleme
(606)
Eğitim
(599)
Edebiyat
(594)
Spor-Sağlık
(484)
Kumpas-Polemik
(457)
Kurum -Kuruluş
(383)
İslam
(372)
Hatıra
(283)
Video Galeri
(265)
Belgesel
(218)
İmam Hatipliyim
(197)
Tarih
(174)
Şiir Arşivi
(117)
Türkülerimiz
(71)
Şiirlerim
(56)
Röportaj
(49)





