Bu içerikler Bekir Akkaya tarafından oluşturulmaktadır .İçeriklerin izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur.

6 Mart 2010

FİZMELİLERİN YARDIM KAMPANYASI AMACINA ULAŞTI

Bir Süre önce www.fizmeli.com sitesi editörü Mali Müşavir Metin Pile ve arkadaşları tarafından Fizme’de bulunan tüm okul öğrencilerine yönelik yardım kampanyasında toplanan yardımlar 27.02.2010 tarihinde Fizmede bulunan tüm okul müdürlüklerine teslim edildi.


www.fizmeli.com sitesi editörü Mali Müşavir Metin Pile Başkanlığında bir ekip tek

5 Mart 2010

Rağbet problemi?/Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK


Rağbet problemi?

Bir şahsı ya da toplumu iyi anlamak için ne tip düşüncelere ve kişilere rağbet ettiğine bakmak lâzım.

Mevlanâ’nın şu sözü ne kadar anlamlı, değil mi?

Diyor ki…

26 Şubat 2010

NE BİÇİM (NE) BİR ŞEY? / BEKİR AKKAYA

Hayatım boyunca kendimin çok okumayla geliştiğini düşünürdüm. Ne zaman iki insan tanıdım bugüne kadar biriktirdiğim tüm bilgiler ve birikimler allak bullak oldu.

Bu iki insandan biriyle 1997 , diğeriyle ise 2004 yılında karşılaştım. Bu iki insandan biri dünya değerlerimi, diğeri ise ahret ve inanç değerlerimi allak pullak etti. Bilhassa 2005 yılından bu

23 Şubat 2010

Kenarlarda dolaşmak /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Lafı ağzında geveleyip duran ve bir türlü sadede gelemeyen kişilerin sayısı hiç de az değildir. Bunlar söylemek istediğini bir türlü söylemez ya da söyleyemez. “Ne diyeceksen, de” dersiniz; o yine ilgisiz sözlerine devam edip durur. Konuyu dağıttıkça dağıtır. Sonra da ipin ucu kaçar...


Hele o sözü dallandırıp budaklandıranlar yok mu; ne ayı dedikleri bellidir, ne de armut!

22 Şubat 2010

Hadis Ezberleme Yarışması/2010 / Afiş

Kumru Müftülüğü 2010 Yılı Kutlu Doğum Etkinlikleri çerçevesinde Hadis Ezberleme Yarışması Düzenledi.


Hadis Ezberleme Yarışmalarında ilk 10’a giren Yarışmacılara Bilgisayardan Bisiklete kadar birbirinden değerli hediyeler vereceğini açıkladı. Hadis Ezberleme Yarışmasında 10 ile 20’ci sıralarda dereceye giren 10 yarışmacıya ise çeyrek altın verileceklerini duyurdu.

Yarışmada dereceye girenlere verilecek hediyelerin değerli olmasından katılımın yüksek olması bekleniyor.

İşte
Yarışma şartları, verilecek hediyeler ve Yarışma Afişi /Bekir Akkaya/Kumru Haber/Kumru

14 Şubat 2010

Dayanışma Ruhu /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Varlık âlemine dikkat ve ibretle bakıldığında, yerden göğe kadar müthiş bir dayanışmanın olduğu açıkça görülür. Çünkü her şey birbirine muhtaç olarak yaratılmıştır.


Öyle sanıyoruz ki dayanışmanın fikrî (felsefî) temelini bu bakış açısı oluşturmaktadır.

Pratik anlamda insanların dayanışmasından söz edecek olursak; hiçbir kişinin
tek başına hayatın üstesinden gelemeyeceği gerçeğini bilmeliyiz. Bu anlamda herkes birbirinin eli, kolu, beyni ve kalbi durumundadır.

31 Ocak 2010

Üstün görünme kavgası /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Üstün olma duygusu insanın bizzat içinde vardır. Hem de öyle güçlüdür ki bu, her zaman ve her yerde kendisini çeşitli şekillerde belli eder. Hatta eşitlikçi söylemleriyle ön plâna çıkanların düşüncelerinde ve davranışlarında

23 Ocak 2010

Bir suç duyurusu denemesi/ Prof.Dr. Abdullah ÖZBEK

Haksızlık haksızlıktır. Kime ne için yapıldığı önemli değildir.


Adam hayatında dîni bir tehdit olarak görüyor. Bununla da kalmayıp saf dışı bırakmak istediklerini, “şeriatçılık ve gericilik damgası” vurarak dünyayı dar ediyor… Daha da olmuyor; dini şeriat adı altında en büyük düşman ilan ediyor.

20 Ocak 2010

BIR HAYAL, BIR HAYAT /MEHMET ARŞIN

Balkondan girdim iceri,


Uzandim camin yanindaki ranzaya,

Baka kaldim gök yüzündeki manzaraya.

Ay bana bakiyordu ben aya.

Cok eskilere gittim birden,

Nasil gectigini anlayamadigim yillara.


18 Ocak 2010

ACABA BİZ İSTİSMARCIMIYIZ? /Cemalettin YAKTI

Kış Yalın tepesinden başlayan vadinin üst kısımlarını Kayabaşı tepelerini Kovanluca’nın üst kesimlerini, Yalamaç’ın kayabaşını kestiği yere kadar olan kısmını, Erüklüce’nin kaya dibi mahallesine kadar olan kısımlarını, Demürlüce’nin yukarı mahallelerini, Erecek’i soğukla buluşturan beyaz örtüsünü serdi. Yakacağı, alafı ve zahrası olanların haline diyecek yok… Beyaz örtüsünü çekinerek yaklaştırdığı, kalın bir kar tabakası oluşturmaya korktuğu şehir merkezinde ise kışın bu gelişi pek
heyecan yaratmamış gibi. Bir heyecansızlık durumu, atalet durumu hâkim ki değme gitsin. Küresel olan krizin etkisinden desem yalan söylemiş olurum.


BABAM / Mehmet Arşın

Cocuklugumda görmeye doyamadigim


Gencligimde, hic kaynasamadigim

Olgunlugumda bir türlü anlayamadigim

Simdi ise arayipta bulamadigim, babam



Meger bizim icin neler

Anam /Mehmet Arşın

Al yanağımı okşamaktan elleri kınalı anam.


Hasretime dayanamamaktan, gözleri dumanlı anam.

Güzel şeyler öğretirken sözleri manalı anam.

Doğru bildiğini yapan, inanclı, imanlı, anam.


BIR HAYAL, BIR HAYAT /Mehmet Arşın

Balkondan girdim iceri,


Uzandim camin yanindaki ranzaya,

Baka kaldim gök
yüzündeki manzaraya.

Sırlar arasında /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

“Sır” dendi mi, akan sular duruyor. Bayağı sihirli bir kelime olsa gerek. Daha söylenir söylenmez, insanda korku ile karışık bir merak uyandırıyor.


Sırrın içinde gizlilik ve gizemlilik de var. Onun için bilinmesi, duyulması ve açığa vurulması istenmiyor.

Çanak, çömlek, küp ve testi gibi topraktan yapılmış eşyaların, içindekini dışarıya sızdırmaması için dışına sır çekiyorlar.

17 Ocak 2010

Alçak koltuğa oturtmak /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK


Misafirliğe giden birisine, biraz geç geldiğinde bazı sorular sorulur… Bunlardan birisi de şudur:
-Minderin kalın mı geldi?

Bu sözün şöyle bir hikâyesi olsa gerek…

Eskiden oturmak için,

10 Ocak 2010

Şahsiyet Manzaraları /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Şahsiyet (kişilik) denilince, bir kimsenin şahsına ait tüm özellikleri akla gelir.


İnsanların inançları, zekâsı, ihtiyaçları, biyolojik psikolojik yapısı, kültürü, içinde yaşadığı coğrafya, yönetim biçimleri, bağlı olunan ideolojiler ve sosyal statüler, şahsiyetin oluşmasında ve inşasında önemli rol oynar.

İnsanın kendisini, çevresini ve olayları algılama şekli ile bunlara verdiği tepkiler, şahsiyet özelliklerini oluşturur.

5 Ocak 2010

Aybastı Anadolu Lisesi'nden Teşekkür

OKUL KÜTÜPHANEMİZE DESTEK VERENLERE TEŞEKKÜR


ZÜLEYHA ÖZCAN ORDU

EBRU GÜRSOY ADNAN ÖZGÜN ANISINA İSTANBUL

HAKAN ÖZGÜN ADNAN ÖZGÜN

3 Ocak 2010

Davut Yılmaz'ı Tanıyalım

1969 büyükorta 1.si 1970 başaltı 1.si 1971 başta finale kalıyor arkadaşlarıyla bazı sebeplerden dolayı güreşmiyorlar osene yenik pehlivanı 1. yapıyorlar 1 sene ceza alyor. 1973 te çetin güreşler sonucunda kırkpınar başpehlivanı oluyor.1974 te yine finale kalıyor

2 Ocak 2010

Dersimiz sigara!/Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Bazı kişiler, hayatlarında ağızlarına hiç sigara almamış olabilir. Ama böyle yapmakla bundan kurtulmuş olmazlar.


Çünkü sigara, içeni de, içmeyeni de etkileyen ve esir alan bir muzırdır… Yani uzak kalmak o kadar kolay değil.

Bazen yaşları

Cüneyt Şenel'den Diyalog Yazıma Açıklama Geldi /Bekir AKKAYA


selamunaleyküm sevgili hocam Bekir Akkaya,
bu akşam çok ilginç bi tevafuk oldu sizle paylamak istedim.:)
sizin diyaloğun çuvallaması yazınızı okudum. ve orda geçen HAK GELDİ BATIL ZAİL OLDU. ayetini düşünüyordum.. sonra hali haızrda okuduğum bediüzzaman ın muhakemat eserine devam ettim. inanır mısınız. aynı konudan bahsedilen bi bölümle karşılaştım. ilgili bölümü sizle paylaşmak istedim.bediüzzamanın ifadelerinde ilgimi çeken kısımlar.dili çok ağır bazı yerleri anlamadım ama.Ve mazi başkalara ve istikbal bize ait olacağına beşaret verir.diyo.. mesela..

1 Ocak 2010

Kumru'da Hızar Biçme

 KUMRU'DA HIZAR BİÇME
Kumru'da Hızar Biçme
Fotoğraf : Bekir AKKAYA

****** ©© Bekir Akkaya Blogspot Copyright 1999 ©©****** ---------------------- - Tüm metin, resim ve içeriğin hakları https://bekirakkaya.blogspot.com.tr/ (BEKİR AKKAYA)'ya aittir. 5846 Sayılı Kanuna rağmen çalınan her türlü içeriğin hukuki ve cezai sorumluluğu çalanın kendilerine aittir.-

29 Aralık 2009

Yılmaz İmanlık’tan Yeni Bir Hikaye Kitabı : Solmayan Hayaller Ressamı

Sitemiz yazarlarından Fizmeli Eğitimci Yazar Yılmaz İmanlık’ın yeni kitabı Solmayan Hayaller Ressamı Okuyucularla buluştu.

Hayallerin, Gerçeğin Hamuruyla birleştirilmesi sonucu oluşturulan Hikaye kitabının yazarı Yılmaz İmanlık’ın İlk şiir kitabı “Bir Gül Diktim Yüreğime Senden’le 1998’de çıktı.
2002 yılında ise “İkindi Şarkılarını Sana Bıraktım” ismini verdiği ikinci şiir kitabı yayınlandı.

Yılmaz İmanlık’ın değişik dergilerde şiir, öykü ve denemeleri yayımlanmaktadır .Bunlar arasında Türk Dili, Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim, Yeni dünya, Yediveren, Erguvan,Genç Adım,Gökçe,...önde gelen isimlerdir.


26 Aralık 2009

Ordu İmam Hatip Liseliler Grubu Üzerine /Bekir AKKAYA

1999 yılından bu yana internetle çok içli dışlı olmama rağmen FACEBOOK’ta Ordu İmam Hatip Lisesi Mezunlarının grubunu yeni keşfettim. Daha doğrusu facebook’u ben yeni keşfettim.
Baştan şunu belirtmekte fayda var. Facebook muhteşem bir şey. Önceleri bu konuda pek

20 Aralık 2009

Metin Pile : Okullara Yardım Kampanyası Başlattık

DEĞERLİ ZİYARETCİLERİMİZ

Ankara’da Mali Müşavir olarak görev yapan sitemiz yazarlarından ve www.fizmeli.com sitesinin editörü Metin Pile Fizme’de bulunan okullara yardım kampanyası açtıklarını ifade eden bir açıklama gönderdi. Açıklama

Sayın Bekir Akkaya,

Malümunuz üzere www.fizmeli.com adlı bir sitemiz var. Orada zaman zaman değişik aktiviteler düzenliyoruz. Şu andaki aktivitemiz fizme de bulunan yedi okulumuzun ihtiyaçlarını karşılamak için kampanya düzenlemek oldu. Bu amaçla okul müdürlerimizle irtibata geçtik ve ihtiyaç listelerini onlardan alarak sitemizde yayınladık. Bu amaçla ben ve Mustafa OMMA Ankarada, Zekai ALIR İstanbul da değişik kuruluş ve iş adamları ile görüştük,

Haddini aşmak /Prof.Dr. Abdullah ÖZBEK

Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan, olduğundan fazla görünme yoluna giden kişi ve kuruluşlar, hem kendilerinin hem de başkalarının başına dert açar.


Bu konuda şu hikâye pek meşhurdur…

Bir gün bir kurbağa, derede su içen bir inek görür. Bir kendisine, bir de ineğe bakar. “Ne kadar da heybetli… Ben de öyle olabilirim” diye düşünür.

Bu iş için bir yeteneği de vardır…

Kendisini şişirmek!

11 Aralık 2009

Celile Saygı'yı Tanıyalım /Ekrem SAYGI

CELİLE NİNE 101 YAŞINDA 10 ARALIK 2009 PERŞEMBE AKŞAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI. KENDİSİNE YÜCE MEVLADAN RAHMET DİLİYORUM.
YAKLAŞIK DÖRT YIL ÖNCE İDİ CELİLE NİNE İLGİLİ BU SÖYLEŞİYİ YİNE BU SAYFA DA SİZLERLE PAYLAŞMIŞTIK. İŞTE CELİLE NİNE İLGİLİ 4 YIL ÖNCEKİ SÖYLEŞİMİZ.

3 Aralık 2009

Aynaya bakmak /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Geçtiğimiz günlerde Avrupa’nın ortasında, medenî olarak bilinen İsviçre’de bir referandum yapıldı.
İçlerindeki Müslüman azınlığın ortak ibadet mahalli olan camilerin yanına minare görmek istemiyorlardı.
Gerekçelerini de açıkça söylüyorlardı…
Onlara göre minare, bir hâkimiyet, fetih ve şeriat sembolüydü… Bu iddia, toplumu korkutmaları için yeterliydi.
Zaten içlerinde yeteri kadar korku üretilmişti. En başta İkinci Viyana Kuşatması, şuur altlarında hep devinip durmaktaydı.

7 Kasım 2009

Aklın yatması şart /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Bir gün bir filozof, küçük oğlu ile birlikte çamurlu bir yolda yürüyormuş. Bu durumu gören bir arkadaşı, çocuğu bir an önce çamurlu sudan çıkarmasını, yoksa üşüteceğini söyler.
Filozofun cevabı ise şudur…
-Bunu ben de biliyorum… Yalnız onu buradan çıkarmanın bir faydası yok. Ona, bu çamurlu sudan çıkmayı arzu ettirebilmek için ne yapmam gerektiğini düşünüyorum.
Burada anlatılmak istenen şu olsa gerek…
Hatasını, hastalığını ve problemini kabul etmeyen kişiye hiçbir zaman kalıcı yardım yapılamaz…
Bu konuda şu atazözleri de oldukça anlamlıdır…

21 Ekim 2009

Derya Yıldırım'ın Mesajı Yankı Buldu-İşte O Mesajlar/ Bekir AKKAYA

İŞTE HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN HABERİNE GELEN İLK YORUMLAR

Değerli Büyüğümüz Hacı Emin Payat’ın vefatı ile ilgili yaptığımız haber üzerine yüzlerce mesaj aldık. Bu mesajlardan Derya Yıldırım’ın mesajı bizimde dikkatimizi çekti. Ve ilgili mesajda Derya Yıldırım kısaca “HACI EMİN PAYATIN ADI KUMRUDA BİR SOKAK ADI OLSUN” diyordu.
Bizde bu mesajı sitemiz Kumru Haber’de manşete taşıdık. İşte birkaç saat içersinde okuyucularımızdan gelen mesajlar. Kısaca haberi okuyan tüm Kumrulu ve Hacı Emin Payat’ı tanıyanlar” HACI EMİN PAYAT İSMİNİN KUMRU’DA BİR SOKAK ADININ OLMASININ ÇOK YERİNDE BİR DURUM OLACAĞI”

Hacı Emin Payat Adı Yaşatılsın/ Bekir AKKAYA

Kumru için, Ordu için bu kadar fedakarlık yapmış kendinden çok Kumruyu düşünmüş bir insan olan Hacı Emin Payatın umarım Kumrunun bir sokağına değerli büyüğümüzün adını vermeyi çok görmezler. Sadece sözde değil bazı şeyler birazd

-------------------------------------------------------------------------
Vefat eden Kumrumuzun çok değerli insanı Hacı Emin Payat’la ilgili sitemize gelen yüzlerce mesajın içersinde Derya Yıldırım okuyucumuzun gönderdiği şu mesaj bizim açımızdan da çok önemliydi. Derya Yıldırım “ Hacı Emin Payat’ın isminin Kumru’da bir sokağa verilmesini talep ediyordu. Ben de aynı düşüncedeyim.

Bilinçli olmaya var mısınız? /Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Toplumda bir şeylerin ters gittiğinden söz edenler, bunun düzeltilmesi için “halkın bilinçlenmesi” gerektiğini söylüyor… Ama bunun nasıl olacağı konusunda pek kafa yoran yok…
Diyelim ki, yolsuzluğun ve uyuşturucunun önlenmesi konusunda insanlar bilinçlendirilecek… Nasıl olacak bu iş?
Burada öncelikle, insanın iki temel gücü olan “fayda ve zarar” duygusu harekete geçirilmelidir. Çünkü insan yaratılış itibariyle, faydalı gördüğü şeye yönelir; zararlı gördüğünden de kaçınır.
Şimdi soralım…
Yolsuzluktan kim zarar görür?

29 Eylül 2009

AŞK-I MUHABBET VE VEFA / METİN PİLE

Hani bir söz vardır. Gönül, ne kahve ister, ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane.Aşk-ı muhabbet, etmek dostlarla, yarenlik yapmak, anayla babayla, sevgili ile. Sevgiliye muştular sunmak. Uzaklardan sımsıcak aşk-ı muhabbetle. Dertleşmek, uzakları yakın etmek. Ucu yanık nameler düzmek yare. Bunlar için eskiden mektup yazılırmış, hasret kokan, özlem dolu, mektuplar. Gönül nameleri yazıya dökülürmüş, siyah zümrüt gibi mürekkep taneleri ile. Şimdi ders kitaplarında kaldı, bu edebi mektuplar. Ankesörlü telefon, cep telefonu derken interneti tanıdık. Gönlümüz dostlarla muhabbet istiyor. Mektup ta, telefon da internet de

Akılsız başın cezası / Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Sağ bacağı kökünden kesilmiş. Parmaklarının çoğunun yerinde yeller esiyor. Yatağa mahkûm…
Kalkıp oturmasına, ihtiyaçlarını görmesi için lavabo, tuvalet ve banyoya gitmesine, akülü arabasına binmesine kim yardımcı oluyor, dersiniz?
Kim olacak?
Genelde hanımı…
Bir dokun, bin ah işit!
Derdi dağlardan ağır. Evin bütün yükü onun sırtında… Öyle ya, onca çocukları doğur, büyüt; bağı bahçeyi ekip dik… Sadece dişi kuş değil, erkek kuş da ol… Kışta kıyamette sırtında odun taşı… Sırf ocağını tüttürmek için…
Ya kocası?

8 Eylül 2009

MERHABA/LALE TÜRKOĞLU

Üç aydır yazılarıma ara verdim.

Her yıl haziran ayında çıktığım tatil çok uzun görünse de yine çarçabuk geçti.

Atalarımız “Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” demişler. Biraz tatil sarhoşu olsam da iyi oldu benim için. Aslında eşe dosta da kapımız açıktı.

Yirmi yıldır gittiğim Mersin - Erdemli Limonlu’ da bulunan sıradan bir deniz evi bizimki. Hem Limonlu’ nun denizi başka yerlere benzemiyor. Temiz, düzgün, sıcak. En az yılda beş
– altı ay mevsimi oluyor, Akdeniz’in. Kışın yorgunluğunu ilk günlerde üzerimden atmaya çalıştım. Uzun yıllar aynı yere gittiğim için eş, dost çok.

7 Eylül 2009

Hem vali hem adam olunur mu?Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Binlerce yıl içersinde oluşmuş önemli değerlerimiz vardır. Bunlar ayni zamanda, bizim eğitim felsefemizin, yani insan yetiştirme amacımızın temelini oluşturur.
İşte bir tanesi…
Adam olmak!
Adam olmak, “önce insan olmak” demektir…
Bunun halk arasında dolaşan şöyle bir hikâyesi de vardır:
Bir zamanlar bir baba oğluna, bazı hareketlerinden dolayı, “Bu gidişle sen adam olamazsın” dermiş.
Bu söz oğlunun içine öyle işlemiş ki… Ne yapıp yapıp babasını utandırmak için geceli gündüzlü çalışarak bir beldeye, halkın bildiği cinsten bir vali olmuş…

31 Ağustos 2009

Kumru'nun Gözdesi Erçallar /Bekir AKKAYA

Doğduğumuz yer olmasına rağmen, 1986 yılından bu nedeniyle geldiğimiz ilçem Kumru doyduğumuz yerde oldu görevim yana. Bizim meslekte çevre araştırması bir zorunluluktur. Nerede görev yapıyorsanız oranın tüm yönlerini araştırarak dosyanıza koyma zorunluluğu da vardır. Bundan 20 yıl önce Başlangıçta bu nedenle İlçemiz Kumru'yu her yönüyle ve geniş bir şekilde araştırma niyetimiz zaman zaman Kumru ile ilgili araştırma yazılarını da ortaya çıkardı. Bugün de aynı çalışmaları dünden bugüne yapmaktan hala işin doğrusu büyük bir keyif alıyorum.Erçalları özellikle de İsmet Erçal'ı tanımam yirmi yıl öncesine dayanır. Ya Ya da Düz Oba'nın çayırıdır Kuş Kayası Tepesi "Derviş dervişi tekkede" misali, İsmet Erçal'la buluşmalarımız ve ilk tanışmamız. Ismet Erçalla ilgili 1987 yılında Ordu Haber Gazetesi'nde "Televizyoncuları Peşinden Koşturan Bir

30 Ağustos 2009

Erikçeli'de Sıla-i Rahim Günleri Üzerine /Bekir AKKAYA

25 Temmuz 2009 Cumartesi günü birkaç yıldır yapılan Kumru-Erikçeli Mahallesi “Sıla-i Rahim Günleri” adı altında düzenlenen proğrama bende davetli idim. Birkaç yıldır hiçbir davete katılmadığım halde bu proğrama özellikle katıldım. Önceki yıllarda da gittiğim bu bu proğramla ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum.
Yurdun değişik yerlerinde bulunan ve özellikle de İstanbul’da yaşayan birkaç Erikçeli Köylüleri yılda bir kez de olsa köylerinde bir araya gelerek hem eski çocukluk günlerini yaşamak, köylerinde bulunanlarla bir araya gelmek ve görüşmedikleriyle hasret gidermek amacıyla bir proğram yapmayı düşünerek uygulamaya koymuşlar. Bunu son birkaç yıldır uyguluyorlar. İşte 25 Temmuz Cumartesi günü de bu amaçla tüm köylüler Erikçeli İlköğretim Okulu’nun hemen yanında bulunan Erikçeli Merkez Caminin yanında bir araya geldiler.

KUL MUSUNUZ? EFENDİ Mİ? / BEKİR AKKAYA


Bilinç altında kendi ile ilgili bir yer edinmişlik vardır insanlarda. Ya efendidir ya da köle. Bu ikisinin arasındakilerin varlığı ile yokluğu pek önemli değildir.
Bu konumun yan besleyicileri vardır. Bir hedef belirlemiş, birilerini örnek olarak almışsınızdır. Efendi ya da köle olmak için öncesinden yaşanmış hayatlarda size büyük ölçüde yardımcı olur. Çevredekiler yanlış ya da doğru sizi efendi ya da köle olmaya zorlar. Ya da ikisi arasında bulunmaya.
Belli yaşlardan sonra yaşantının doğruluğuna ya da yanlışlığına bakılmaksızın o sizin hayatınız, sizin karakteriniz olur. Sizden doğanlarda nesiller boyu sizi taklit ederek ölene kadar ya köle ya da efendi olarak kalırlar.

RAMAZAN AYI/ YILMAZ ALIR


Efendimiz [s.a v.] min üç aylar yaklaştığında,

^^Allah’ım, bize Recep ve Şaban-ı mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır ^^ diye dua ettiği,

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem’den kurtuluş olan Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz.

Ramazan-ı şerif ayı, Peygamber [s.a.v] efendimizin bildirdiğine göre,

MODERN VE MÜSLÜMANIM / BEKİR AKKAYA

Tam olarak ifade edemediysem de zaman zaman ilimlerine ve takvalarına güvendiklerimle bir yolunu bulup aşağıdaki düşüncelerimi az da olsa paylaşmışımdır. Karşımdakilerin böyle bir kafa karışıklığı ya da rahatsızlıkları olmasa da ben cidden kendi yaşantımdan hep rahatsız olmuşumdur. Net olarak ne kafa karışıklığımı ne de sorduğum sorunun cevabını tahmin edebilmekteyim. Bu yazıdaki olumsuzluklar belki de benle ilgili olup, benim dışımdakiler açısından hiçbir geçerliliği de yoktur. Bu nedenle de yazımın asıl muhatabı yine kendim olup, bir noktada bu yazı kafa karışıklığımı sizinle bu yazı vasıtası ile paylaşmak olacaktır. Hepsi bu kadar.

Cennetin Kestirme Yolu : Gıybat / Bekir AKKAYA

Bundan 36 yıl önce yazdığım notlar elime geçti. O yıllar okuduğum kursta 150 arkadaşla birlikte aynı kovuşu paylaşıyorduk. O yıllarda beraber olduğum arkadaşlarla ilgili kısa kısa notlar tutmuşum. Akıllı, zeki, abdal, kalleş, saf ve ispiyoncu gibi.
Bu yakıştırmalardan ben hangisiyim diye kendime hiç sormamışım. Yine on yıl aradan sonra yatılı okuduğum okulun son sınıfında bulunan üç sınıftaki arkadaşlarla ilgili de aynı notları karalamışım. Hem de fotoğrafları bulunan albümün üzerinde. Bu benim değerlendirmelerimin hiç birinden benim arkadaşlarımın haberi yoktu. O günlerde bunu neden yapmışım bilmiyorum.

El ağzına bakmak../Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Nasreddin Hoca bir gün ev yaptırmaya karar verir. Hemen uygun bir yere temel eştirir.
Yalnız bu arada, gelip geçenlerin her biri kendince bir şeyler söyler…
-Yahu Hoca! Kapısını şuradan aç… Pencerelerin eni boyu şu kadar olsun… Bacaları oralara koy… Mutfağı şuraya yerleştir… Banyo ve tuvalet şuraya uygun düşer…
Bu “görüş bildirme” işi günlerce devam eder…
Hoca bu yüzden, bir türlü eve başlayamaz. Ama canı iyice sıkılır.
Bu işin yazı var kışı var, ustası var hastası var… Ne olacaksa, bir an önce olmalı…
Bir gün ilân vererek bütün konu komşuyu toplar ve şöyle bir açıklama yapar:
-Komşular! Haberiniz olsun, eve başlıyorum. Şimdi kim ne diyecekse desin!
Hoca burada ne yapıyor?
Aslında bir iş yaparken plânı ve projesi var. Başkalarını dikkate de alıyor. Biliyor ki, akıl akıldan üstündür…
Fakat bu yöntemi uygularken,

27 Ağustos 2009

RAMAZAN AYI/ YILMAZ ALIR

Efendimiz [s.a v.] min üç aylar yaklaştığında,

^^Allah’ım, bize Recep ve Şaban-ı mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır ^^ diye dua ettiği,

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem’den kurtuluş olan Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz.

Ramazan-ı şerif ayı, Peygamber [s.a.v] efendimizin bildirdiğine göre,

BİR DOSTA DAİR/YILMAZ ALIR

Kendisiyle internet vasıtasıyla tanıştım..

Tanışmamıza FİZME.COM sitesi vesile oldu

Benim KUMRU HABER sitesinde yazmamı da kendileri istedi.

İzine gelmesiyle yüz yüze görüşme fırsatı bulduk…

İnsanlar elbisesiyle karşılanır, sohbetiyle uğurlanırmış ya, sohbeti çok hoştu…

BERAT GECESİ/ YILMAZ ALIR

Şaban ayının on beşinci gecesi Berat gecesidir..

Berat sözlükte, bir zorluktan kurtulmak, bağışlanmak ve beri olmak anlamına gelmektedir…

Bu gece, değişik adlarla da anılmaktadır;

Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle 'Mübârek';

Kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle 'Berâet';

FİZME SEVGİSİ/YILMAZ ALIR


Her ülkenin iftihar edeceği,gurur duyacağı bir ili…

Her ilin bir ilçesi..

Her ilçenin de bir beldesi vardır bu manada..

Hiç şüphesiz ki, Fizme Beldesinin de ayrı bir yeri vardır Kumru için..

Bizler için de öyle değil mi..?

Nasıl olmasın ki..

YARGI/YILMAZ ALIR

Açıkça konuşmak gerekirse yargı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yıpratılıyor.

Yargı kendi ayagına kurşun sıkmış durumda..

Bin beş yüz yargıçla savcının atamalarını belirleyecek olan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, atamaları tıkadı..

Haziran sonunda çıkması gereken karar hala çıkmadı..

DOGU TÜRKİSTAN / YILMAZ ALIR

Acının ve gözyaşının eksik olmadıgı, Dogu Türkistan Uygur Türkleri’nin tarihine bir göz atacak olursak..

M.Ö. 8. inci asra kadar uzanan tarihiyle…

İskitlere, Hunlara, Göktürklere, Karluk ve Karahan İmparatorluguna beşiklik yapmıştır..,

1 Milyon 824 bin 418 kilometrekarelik yüzölçümüyle..

12 Temmuz 2009

VE TESELLİ...(ŞİİR) Mustafa KARAOĞLANOĞLU (BABA MUSTAFA)

Olmadık bir şey yok dünyada.
Elbet erer herkes murada
Ben askerde sen sılada
Yeter ki gönüller bir olsun

*****
Belli değilmiydi kararın
Bilirisn seni çok severim
Anandan babandan sorarım
Yeter ki gönüller bir olsun
*****
Üzülmeye gelmez bu şeyler
Dur başa neler gelir daha neler
Belki de yok bizde şans kader
Yeter ki gönüller bir olsun.
*******
Bugün olmazsa yarın olur
Belki mahşere bile kalır
Bekleyelim sonu iyi olur
Yeter ki gönüller bir olsun.
*******
İstermiydim hiç böyle olsun
Göz yaşlı boyun bükük kalsın
Hep ümitler yarıda kalsın
Yeter ki gönüller bir olsun.
******
Belki de böyledir kaderim
Böyleyse ben neylerim
Belki elbette Allah kerim
Yeter ki gönüller bir olsun...
Mustafa KARAOĞLANOĞLU (BABA MUSTAFA)